Aramaya Dön

(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi

Esas No
E. 2011/10584
Karar No
K. 2011/17061
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi         2011/10584 E.  ,  2011/17061 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki sözleşmenin uyarlanması davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. K A R A R

Davacı, Polatlar Gıda Ticaret ünvanı ile faaliyet gösterdiğini, davalı ile 24.09.2009 tarihinde 11.78TL/Kg dan kemiksiz sığır eti alımına ilişkin anlaştıklarını, 20.01.2010 tarihine kadar 47.088,00TL karşılığında 4 ton kemiksiz sığır eti teslimini üstlendiğini, 3 ay içerisinde ekonomik kriz ve piyasa şartları sebebiyle et fiyatlarının %40 oranında arttığını, sözleşmeye müdahale edilerek kemiksiz sığır eti birim fiyatının 18,00TL/Kg olarak düzeltilerek davalı idarenin ediminin 72.000,00TL'ye yükseltilmesine ve fark bedeli olarak 24.912,00 TL'nin sözleşme bedeline ek olarak davalıdan alınıp davacıya ödenmesine karar verilmesini istemiştir. Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, 18.100,80TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir. Dava, öngörülemeyen koşullar nedeniyle sözleşmenin uyarlanması talebine ilişkindir.

Hukukumuzda sözleşmeye bağlılık (Ahde Vefa-Pacta Sund Servanda) ve sözleşme serbestliği ilkeleri kabul edilmiştir. Bu ilkelere göre sözleşme yapıldığı andaki gibi aynen uygulanmalıdır. Eş söyleyişle sözleşme koşulları borçlu için sonradan ağırlaşmış, edimler dengesi sonradan çıkan olaylar nedeniyle değişmiş olsa bile borçlu sözleşmedeki edimini aynen ifa etmelidir. Gerçekte sözleşmeye bağlılık ilkesi hukukun güvenlik, doğruluk, dürüstlük kuralının bir gereği olarak sözleşme hukukunun temel ilkesini oluşturmaktadır. Ancak bu ilke özel hukukun diğer ilkeleri ile sınırlandırılmıştır.

Sözleşme yapıldığı andaki karşılıklı edimler arasında mevcut olan denge, sonradan şartların olağanüstü değişmesiyle Büyük ölçüde taraflardan biri aleyhine katlanılamayacak derecede bozulabilir. İşte bu durumda sözleşmeye bağlılık ve sözleşme adaleti ilkeleri arasında bir çelişki hasıl olur ve artık bu ilkeye sıkı sıkıya bağlı kalmak adalet, hakkaniyet ve objektif hüsnüniyet (M.K. 2., 4. md) kaidelerine aykırı bir durum yaratır hale gelir. Hukukta 2011/10584-17061 bu zıtlık beklenemeyen hal şartı-sözleşmenin değişen şartlara uydurulması ilkesi ile giderilmeye çalışılmaktadır.

Beklenmeyen hal kuramının açıklanması şöyle yapılmaktadır. Akit yapıldığı sırada mevcut bulunan şartlar önemli surette değişmiş ise taraflar akide bağlı olmamalıdır. Buna beklenmeyen hal şartı( Clausa Rebus Sic Stantibus) denmektedir. Bu görüş öğretide “ Emprevizyon Teorisi” adıyla anılmaktadır. Öğretide sözleşmenin yapıldığı zamandaki durumların değişmemesi şartıyla yapıldığı varsayılır. Akitlerin ifasının şartların değişmesine bağlayan fikri çok gerçeğe uygun değil ise de Ahde Vefa prensibine kesin ve sıkı sıkıya bağlılığında her zaman adil olmadığı görülmektedir. Bu gün İşviçre de Türk Hukukunda çoğunlukla dayanılan esas dürüstlük kuralı uyarınca çözüm bulunmasıdır.

Hukukumuzda mehaz kanunundaki uygulamalar doğrultusunda Medeni Kanun'un 2. maddesinden de esinlenmek suretiyle hem Clausula Rebus Sic Stantibus ilkesine hem de işlem temelinin çökmesi kuramını uygulamak suretiyle uyarlama davalarının görülebilir olduğunu benimsemiştir. İşlem temelinin çökmesi kavramının uygulanabilmesi için sonradan meydana gelen değişikliklerin önceden teşhis ve tahmin edilememiş olması gerekir. Her talep vukuunda sözleşmeyi değişen hal ve şartlara uydurmak mümkün değildir. Aksi halde özel hukuk sistemimizde geçerli olan “ irade özgürlüğü”, “sözleşme serbestliği” ve “Sözleşmeye bağlılık” ilkelerinden sapma tehlikesi ortaya çıkar. Sözleşmeye müdahale müessesesi istisnai, tali(ikinci derece de) yardımcı niteliktedir. Sözleşmeye bağlılık ve saygı esastır.

Davacı taraf tacirdir; TTK. nun 20/II. Maddesinde de her tacirin ticaretine ait faaliyetlerinde basiretli bir ... adamı gibi hareket etmesi gerekir. Basiretli bir ... adamı gibi davranma yükümü aslında objektif bir özen ölçüsü getirmekte ve tacirin ticari işletmesiyle ilgili faaliyetlerinde kendi yetenek ve imkanlarına göre ondan beklenebilecek özeni değil aynı ticaret dalında faaliyet gösteren tedbirli, öngörülü bir tacirden beklenen özeni göstermesinin gerekli olduğu kabul edilmektedir. Gerekli tedbirleri almadan sözleşme yapan ve borç altına giren tacirin alabileceği tedbirlerle önleyebileceği bir imkansızlığa dayanması kabul edilebilecek bir durum değildir.Somut olayda davacı tacir olup, uyarlamanın koşullarından olan öngörülmezlik unsuru oluşmamıştır. Şu halde mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken, aksine düşüncelerle ve yazılı şeklide davanın kısmen kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenle kararın davalı yararına BOZULMASINA, 22.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Ticaret Hukuku 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.