1. Hukuk Dairesi
1. Hukuk Dairesi 2010/3703 E. , 2010/5158 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İSTANBUL 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 01/12/2009
NUMARASI : 2009/13-2009/210
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı İdare, 996 ada, 22 sayılı, E.M.Efendi Vakfından icareli taşınmazın, 2/8 payının Halime, 3/8 payının O.N.ve 3/8 payının ise A. N. adına kayıtlı olduğunu, tapu kaydında mutasarrıf olarak adı geçenlerin gaip olmaları nedeniyle, vakıf taşınmazlarının 10 yıldır kayyımla idare edildiğini ileri sürerek, 5737 sayılı Vakıflar Yasasının 17. maddesi uyarınca kayyım şerhinin kaldırılarak taşınmazın vakıf adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalı Kayyım, iddianın kanıtlanamaması halinde Hazine adına tescili gerektiğinden yasal hasım olan Hazineye davanın ihbar edilmesinin zorunlu olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar, davalı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ... raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü. Dava; gaiplik, tapu iptal ve tescil isteklerine ilişkindir. Mahkemece, 5737 sayılı Vakıflar Yasasının 17.maddesi hükmü gözetilerek davanın kabulüne karar verilmiş olmasında kural olarak bir isabetsizlik yoktur. Ancak davacı, Vakıflar Bölge Müdürlüğü olup, harca tabi olduğunda da kuşku yoktur.
Her ne kadar, 5737 Sayılı Vakıflar Kanununun 77.maddesinde “… tüm iş ve işlemleri, her türlü vergi, resim, harç ve katılım payından istisnadır” hükmüne yer verilmiş ise de, anılan hükmün yargı harçlarını kapsamadığı yasal ve yargısal uygulamalar gereğidir. Anılan kural, Hukuk Genel Kurulunun 24.12.2008 tarih ve 2008/18-777 esas, 2008/788 sayılı kararı ile de sabittir. Oysa somut olayda, dava açan davacı idareden gerek başvuru, gerekse nispi harç tahsil edilmemiştir. Harç ikmali sağlanmaksızın davanın devamına ve yargılamanın sürdürülmesine 492 Sayılı Harçlar Yasasının 30.ve 32.maddeleri hükmü gereğince yasal olanak yoktur. Hal böyle olunca, gerek başvurma harcı gerekse nispi harcın tahsil edilmesi ve bu gerek ifa olunduğu takdirde davaya devam edilmesi gerekirken bu husus gözardı edilerek işin esası bakımından hüküm kurulmuş olması doğru değildir. Davalı Kayyım vekilinin temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK.'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 03.05.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.