(Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2010/9922 E. , 2011/2555 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hüküm süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü: -K A R A R-
Davacı vekili, müvekkilinin zilyedi ve sürücüsü olduğu aracın, davalıların işleteni ve sürücüsü olduğu aracın neden olduğu kaza sonucunda hasar gördüğünü ileri sürerek, 7.550,00 TL maddi tazminatın davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre, davacının aracın maliki olmadığı gerekçesi ile davanın aktif husumet ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davacının aracın trafik kaydına göre maliki olmadığı gerekçesi ile davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.Kural olarak, aracın maliki trafik kaydına göre belirlenir, ancak, bu kural mülkiyet ihtilafında ve işletenin sorumluluğunun belirlenmesinde geçerlidir. Davacı bu aracı haricen satın almış ise, noterde satış işlemi yapılmaması davalı yararına sonuç doğurmamalıdır. Kaldı ki, davacının en azından aracın zilyedi olması nedeni ile aracı kullandığı gibi malikine iade etme yükümlülüğü bulunduğundan dava açmakta hukuki yararı olduğunun kabulü zorunludur. Mahkemece, davacı tarafından sunulan harici satış sözleşmesi değerlendirilerek, davacının aracın maliki ya da haklı zilyedi olduğunun kabulü halinde işin esasına girilerek, yargılama sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, davanın yazılı gerekçe ile reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.