3. Hukuk Dairesi
3. Hukuk Dairesi 2022/2406 E. , 2022/4277 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
DAVACILAR :
Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, mahkemenin görevsizliğine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacılar; davalı ile imzaladıkları 01/01/2007 tarihli kira sözleşmesi ile alışveriş merkezi içinde yer alan işletmeyi kiraladıklarını, kiralananın maliyetinin ve kârının ne şekilde paylaşılacağına ilişkin ek sözleşme imzaladıklarını, işletmenin 2007 yılı Eylül ayında davalı şirket tarafından kapatıldığını, ancak işletmeye yapılan masraf bedelinin davalı tarafından ödenmediğini, 28/09/2001 tarihli bir sözleşme ile alışveriş merkezinin zemin katında bulunan başka bir mağazanın da davalıdan kiralandığını ve kiralananda Fast Food bölümlerinin maliyetine ortak olmak şartı ile işletmek üzere 5 yıl süre ile bulunma hakkı olduğunu, yine maliyet ve giderler ile elde edilecek kara ortak olduğunu, bu işletmenin de Eylül 2007’de davalı şirket tarafından kapatılması üzerine yapılan masraf bedellerinin tüm ihtarnamelere rağmen ödenmediğini, tüm masraf harcamalarının, reeskont faizi ve amortisman bedelleri ile birlikte tahsili gerektiğini iddia ederek, şimdilik 122.000 TL’nin davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı; davacının dayanak gösterdiği kira sözleşmeleri ile ek sözleşme asıllarının ibraz edilmediğini, sözleşme taraflarının kim olduğu ve hangi sözleşmeye istinaden ne kadar alacak talebinde bulunulduğunun açık olmadığını, şirket bu alanlarda faaliyet göstermediğinden elde edilmeyen bir kazançtan yıllık karın belirli bir yüzdesinin ödenmesinin de mümkün olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; taraflar arasındaki 01/01/2007 tarihli sözleşme maddelerinin bir bütün olarak incelenmesi sonucu taraflar arasındaki hukuki ilişkinin kira ilişkisi olduğu ve uyuşmazlık kira sözleşmesinden kaynaklandığından sulh hukuk mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle, davanın usulden reddine karar verilmiş; karar, davacı tarafından temyiz edilmiştir. 01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun'u ile 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu yürürlükten kaldırılmış ise de, 6100 sayılı HMK’nın geçici 1. maddesine göre; Kanun'un göreve ilişkin hükümleri, Kanun'un yürürlüğe girmesinden önce açılmış olan davalara uygulanmayacaktır. Bu durumda eldeki davada görevli mahkeme, 1086 sayılı HUMK’nın göreve ilişkin hükümlerine göre belirlenecektir. HUMK'nın sulh hukuk mahkemelerinin görevini düzenleyen 8. maddesinin ilk fıkrası uyarınca dava tarihi olan 03/01/2011 itibariyle dava değeri, 7.780 TL’nin altında olan mamelek hukukundan kaynaklı davalar ile ikinci fıkrasında sayılan işlerden kaynaklı davalar sulh hukuk mahkemelerinin görevindedir. Bunlar dışında kalan dava ve işlerde genel mahkemeler görevlidir.
Somut olayda uyuşmazlık; kira sözleşmeleri ve ek sözleşmelerin feshine dayalı alacak istemine ilişkin olup, dava 6100 sayılı HMK’nın yürürlüğe girdiği 01/10/2011 tarihinden önce 03/01/2011 tarihinde açılmıştır. Davaya konu alacak tutarı, davanın açıldığı tarihe göre kanunda belirtilen 7.780 TL sınırını geçtiğinden ve uyuşmazlık HUMK m.8/2 de sayılan işler kapsamında olmadığından davaya bakma görevi asliye ticaret mahkemesine aittir. Hal böyle olunca mahkemece; uyuşmazlığın çözümünde görevli olduğu gözetilerek işin esasına girilip taraf delilleri toplanarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçe ile görevsizlik kararı verilmiş olması, usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.