Esas No
E. 2012/9154
Karar No
K. 2012/12517
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

1. Hukuk Dairesi         2012/9154 E.  ,  2012/12517 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İNEBOLU SULH HUKUK MAHKEMESİ

TARİHİ : 20/12/2011

NUMARASI : 2011/103-2011/683

Yanlar arasında görülen elatmanın önlenmesi ve yıkım davası sonunda, yerel mahkemece  davanın, reddine ilişkin olarak verilen karar davacı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi,  Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve yıkım isteğine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.

Dosya içeriğinden, toplanan delillerden; çekişme konusu 202 ada 16 parsel sayılı taşınmazın davacı adına kayıtlı olduğu, davalının kayıttan ve mülkiyetten kaynaklanan bir hakkının bulunmadığı anlaşılmaktadır. Davacı, öncesinde annesine ait olup halen maliki bulunduğu taşınmazı davalının lağım çukuru açmak ve boru geçirmek suretiyle işgal ettiğini ileri sürerek eldeki davayı açmıştır.

Mahkemece, çekişme konusu taşınmaza davalının davacının bayiinin muvafakati ile lağım çukuru açıp, boru hattı döşediği, bayiinin muvafakatinin davacıyı bağladığı, durumu önceden bilen davacının dava açmasının Türk Medeni Kanununun 2. maddesine aykırı olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

Bilindiği gibi, Türk Medeni Kanunun 683. maddesinde düzenlendiği üzere, bir şeye malik olan kimse hukuk düzeninin sınırları içinde o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir. Malik, malını elinde bulunduran kimseye karşı istihkak davası açabileceği gibi her türlü haksız el atmanın önlenmesini de dava edebilir. Somut olayda, mahallinde yapılan uygulama sonucu elde edilen bilirkişi raporu ve dosya kapsamı ile bahçe nitelikli çekişmeli taşınmazın tapuda davacı adına kayıtlı olduğu ve davalının haklı ve geçerli bir nedeni olmaksızın lağım çukuru açmak ve boru hattı döşemek suretiyle müdahale ettiği sabittir.

Öte yandan, davacı ile davalı arasında çekişmeli yerin kullanımına dair akdi bir ilişki bulunmadığı gibi, davacının bayiinin yerin kullanımına izni bulunduğuna ilişkin tanık beyanlarına itibar edilemeyeceği açıktır. Kaldı ki, davacı tarafın taşınmazın kullanımına muvafakati bulunduğu kabul edilse dahi, dava açılmakla muvafakatin geri alındığı tartışmasızdır. O halde, çekişmeli taşınmazda bir irtifak veya mecra hakkıda kurulmadığına göre davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere hüküm tesisi isabetsizdir.  Davacının bu yönlere değinen temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün  (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK.'nın 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 08.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar  verildi.  

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Genel Hukuk K6100 md.3 K1086 md.428
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.