(Kapatılan) 19. Hukuk Dairesi
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2010/7080 E. , 2011/4000 K. "İçtihat Metni"Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R -
Davacılar vekili, müvekkili şirket ile davalı banka arasında iki adet Genel Kredi Sözleşmesi akdedildiğini, diğer davacıların da söz konusu sözleşmeleri kefil sıfatı ile imzaladıklarını, müvekkili şirketin bazı taksitleri ödememesi nedeniyle hesabın kat edilerek aynı borca ilişkin olarak üç farklı icra dosyası üzerinden değişik rakamlarla takibe geçildiğini, müvekkili şirketin yaptığı toplam 46.300.-TL.ödemeden sonra yaklaşık 136.000.-TL.civarında borcun kaldığını bildirerek Ankara 11.İcra Müdürlüğünün 2007/10434 Esas 22.İcra Müdürlüğünün 2007/1731 Esas ve 11.İcra Müdürlüğünün 2007/10499 Esas sayılı dosyaları nedeniyle borçlu olmadıklarının tespiti ile anlaşmaya aykırı doldurulup icraya konu edilen senedin iptaline, % 40 tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, takiplerin tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla yapılıp, usul ve yasaya uygun olduklarını, kredi teminatı olan taşınmazların banka alacağına mahsuben devir alındığını, devir işlemlerinin ardından tarafların anlaştıklarını ve birbirlerini ibra ettiklerini, ibranamedeki feragatın bu davayı da kapsadığını bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece toplanan deliler ve bilirkişi raporuna göre, davacı yanın senedin anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu iddiasına ilişkin HUMK.nun 290.maddesinde yazılı delilleri ibraz edemediği, davalının aynı kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağının tahsili için tahsilde tekerrür olmamak koşulu ile ipotek borçlusu aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla, kredi sözleşmesi kefilleri aleyhine ve teminat olarak verilen senet için senet borçlusu aleyhine ayrı ayrı takip başlatmasında yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, davacı tarafının taşınmazların devrinin müzayaka altında verildiği ve müzayaka altında borç miktarından fazla ödeme yapıldığına ilişkin iddiasını kanıtlayamadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacılar vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 28.3.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.