2. Hukuk Dairesi
2. Hukuk Dairesi 2009/19741 E. , 2010/8423 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Bakırköy 8. Aile Mahkemesi
TARİHİ :17.9.2009
NUMARASI :Esas no:2009/182 Karar no:2009/565
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm satışa izin istemi yönünden temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Birleşen davanın davacısı anne K..T.., eşinin ölümü üzerine tek başına velayetini üstlendiği 25.03.1995 doğumlu G..T.. adlı çocuğunun ölen eşi F..T..’in mülkiyetinde ve adına kayıtlı 34 US 0325 plakalı motorlu taşıt aracında mirasçı duruma geldiğini; çocuğun eğitim ve bakım giderlerinin karşılanması için; çocuğun miras payının satışına izin verilmesini istemiştir. Mahkemece, kararda yazılı olduğu gibi, satışın açık arttırma ile yapılmasına ve çocuk payına düşecek bedelin gösterilen banka şubesine yatırılmasına karar verilmiştir.
Çocuk mallarında velinin satış konusundaki tasarruf yetkisi ile ilgili Olarak Türk Medeni Kanununun 342/3 ve 356/2.maddesi hükümlerini birlikte değerlendirmek gereklidir. Türk Medeni Kanununun 342/3 ve Türk Medeni Kanununun 462.maddesindeki vesayet kurumundan farklı olarak; velayeti üstlenen kişileri (veli) velayet altındaki küçüğün mallarını satarken hakim iznine tabi tutmamıştır. Türk Medeni Kanununun 356/2.maddesi ise, sadece küçüğün bakım, yetiştirme ve eğitimi için kullanma amacıyla satış izni istendiği takdirde hakimin bu gereksinimlerle sınırlı olarak izin vereceğini düzenlemektedir. Türk Medeni Kanununun 356/2.maddesi hükmü, doğrudan bir izin hükmü olmayıp velinin sorumluluğunu düzenleyen bir hükümdür. Böylece veli izin alıp tasarruf işleminde bulunduğu takdirde, çocuk ergin hale geldiğinde çocuğun sorumluluk davasından kendisini korumuş olacak; izinsiz işlem yaptığı taktirde sorumluluk davası ile karşılaşabilecektir.
Veli Kaya Tecen’in Türk Medeni Kanununun 356/2.maddesindeki sorumluluktan kurtulmak için çocuk malına satış izni istediği kabul edilmelidir. Mahkemenin izin kararı doğrudur. Ancak açıklandığı gibi, buradaki izin vasinin satışına izni düzenleyen Türk Medeni Kanununun 462.maddesindeki izinden farklıdır. Ayrıca, Türk Medeni Kanununun 444/son maddesindeki pazarlıkla satış için ayrıca “denetim makamı” izni de velinin satışında gerekmez. Özetle, velinin küçüğün taşınmazını satışı hiçbir koşula tabi tutulamaz. Bu gibi izin isteklerinde veliye satışa iznin Türk Medeni Kanununun 356/2.maddesindeki bakım, yetiştirme ve eğitim amacıyla verildiğinin belirtilmesi gerekli ve yeterlidir. Veli buna rağmen satışı kötüye kullanırsa; ilerde çocuğa karşı sorumluluk davası ile karşılaşabileceği gibi; ihbar ve başvuru halinde hakim Türk Medeni Kanununun 360-361.maddelerinde belirtilen koruyucu önlemler de alabilir.
Bu açıklamalar gereğince, mahkemece küçüğün bakım, yetiştirme ve eğitimi amacıyla satışa izin verilmesine karar ile yetineceği yerde, muhammen bedelle ve açık artırma yoluyla satışa izin verilmesi ve satış parasının ilgili bankaya yatırılmasına karar verilmesi isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir. Ancak bu durum Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438.maddesi gereğince yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün bu yönlerden düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.