2. Hukuk Dairesi
2. Hukuk Dairesi 2011/10898 E. , 2012/21834 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Düzce Aile Mahkemesi
TARİHİ :14.12.2010
NUMARASI :Esas no:2010/320 Karar no:2010/900
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1.Türk Medeni Kanununun 337.maddesi uyarınca evlilik dışı ilişkiden doğan çocuğun velayeti anaya ait ise de kanun koyucu, babalık davasında ananın her zaman çocuğun yararına davranmayacağı ilkesinden hareket ederek küçük için kayyım tayin ettirilmesini (MK.md.426/2) ve davanın Cumhuriyet Savcısına ve Hazineye; ana tarafından açılmışsa kayyıma; kayyım tarafından açılmışsa anaya ihbarını (TMK.md.301/3) ve böylece çocuğun yararının korunmasını öngörmüştür. Yukarıda açıklanan kural çerçevesinde Hazineye dava ihbar (HUMK. md.
49.edilmeden, katılmasına imkân hazırlanmadan ve gösterdiği takdirde delilleri de toplanmadan eksik tahkikatla hüküm verilmesi doğru değildir.
2.Babalık davalarında ana ile çocuk arasında menfaat çatışması ihtimali bulunduğundan çocuğa kayyım tayini zorunlu kılınmıştır. Bu nedenle mahalli mahkeme tarafından küçük Dilara Karataş'a 28.10.2009 tarihli kararla kayyım tayin edilmiştir. Dosya içeriğinden davada ana ile çocuğu temsilen kayyımı Esra Kalıncık'i Avukat Ahmet Altun'un temsil ettiği ve duruşmaları takip ettiği anlaşılmaktadır. 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 38.maddesinin (b) bendi gereğince avukat, aynı işte menfaati çatışan kimseleri aynı anda temsil edemez. Ana ile çocuğu bu davada temsil etmesi kanuna açıkça aykırılık teşkil etmekte olup, bu yönün gözetilmemesi de usul ve yasaya aykırıdır.