2. Hukuk Dairesi
2. Hukuk Dairesi 2011/12494 E. , 2012/22853 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Marmaris 1. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
TARİHİ :21.4.2011
NUMARASI :Esas no:2009/313 Karar no:2011/207
Taraflar arasındaki boşanma davalarının birleştirilerek yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-davalı koca tarafından; kusur belirlemesi, nafakalar ve tazminatlar yönünden, davalı-davacı kadın tarafından ise; her iki boşanma davası ile fer'ileri yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 28.9.2012 günü duruşmalı temyiz eden davalı-davacı H..O..vekili Av. N.. D..ve karşı taraf temyiz eden davacı-davalı Y..O..vekili Av. B.. S.. geldi. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Mahkemece kocanın Türk Medeni Kanununun 166/son maddesine dayalı boşanma davasının kabulüyle tarafların boşanmalarına, davalı-davacı kadının birleşen boşanma davası için de boşanma konusunda karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmiş; karar taraflarca temyiz edilmiştir.
Toplanan delillerden; redde konu ilk boşanma davasını açmış olan davacı-davalı kocanın eşine hakaret ettiği, fiziksel şiddet uyguladığı, başka bir kadınla yaşamak suretiyle sadakat yükümlülüğüne aykırı hakaret etmesi karşısında boşanmaya neden olan olaylarda tamamen kusurlu bulunduğu anlaşılmaktadır. Eşlerden birinin, boşanma kararı verebilmek bakımından Türk Medeni Kanununun 166/son maddesine dayalı ve bu maddede belirtilen koşullar dışında bir kusur araştırması gerektirmeyen davasının kabulü diğer eşin aynı zamanda görülen Türk Medeni Kanununun 166/1-2 maddesine dayalı davasının dinlenmemesini gerektirmediği gibi, bu eşin boşanma talebini de konusuz bırakmaz. Gerçekleşen bu durum karşısında davalı-davacı kadın da eşine karşı Türk Medeni Kanununun 166/1. maddesi uyarınca evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki sebebiyle boşanma davası açmakta haklıdır. Davalı-davacı kadının da boşanma davasının kabulü ile tarafların boşanmalarına karar verilmesi gerekirken; davacı-davalı kocanın Türk Medeni Kanununun 166/son maddesi uyarınca açmış olduğu davada boşanma kararı verildiğinden bahisle davalı-davacı kadının boşanma davası konusunda hüküm kurulmasına yer olmadığına şeklinde karar verilmesi isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir.