Aramaya Dön

(Kapatılan) 20. Hukuk Dairesi

Esas No
E. 2010/11513
Karar No
K. 2010/14014
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku

(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi         2010/11513 E.  ,  2010/14014 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

DAVACILAR : ...- ... VE ARKADAŞLARI

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili ve davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R

Kadastro sırasında, ... İli, ....İlçesi ..Köyü, Yukarı Kasırgalı Mevkii 102 ada 2 parsel sayılı 30042,55 m² yüzölçümündeki taşınmaz, 05/06/1991 tarih 1 Numaralı tapu kaydına dayanılarak davalı Hazine adına tespit edilmiştir.

Davacılar, dava konusu taşınmazın içinde kendi kullanım ve zilyetliklerinde bulunan kısımlar olduğu iddiasıyla dava açmışlardır. Mahkemece; davanın kısmen kabulüne ve dava konusu 102 ada 2 nolu parselin tespitinin fen bilirkişisinin raporunda (H) ile gösterilen 3.680.31 m² alanın yeni parsel numarası verilerek davacı ... adına fındıklık niteliğiyle, geri kalan kısmın da ... Hazinesi adına tapuya tesciline ve Hazine adına tescil edilen bölüm üzerindeki fındık ağaçlarının davacılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...'a ait olduğunun Kadastro Yasasının 19. maddesi uyarınca tapunun beyanlar hanesinde gösterilmesine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili ve davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir. Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 6831 Sayılı Yasaya göre yapılarak 1967 yılında kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır.

Mahkemece, Davacı ... yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile edinme koşullarının oluştuğu kabul edilerek bilirkişi raporunda (H) ile işaretli bölümün adına tescil kararı verilmiş, diğer davacılar yönünden ise 20 yıllık zilyetlik ve iktisap süresinin dolmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiştir.

Ne var ki; Mahkemece yetersiz araştırma ve incelemeye dayalı olarak hüküm kurulmuştur.

Şöyle ki; davaya konu taşınmaz tespit tarihinden önce tapulu olduğundan zilyetlik ile edinme süresinin, tapunun oluştuğu 05/06/1991 tarihine kadar dolması gerekmektedir. Başka bir ifade ile Hazine adına tapunun oluştuğu tarihden önce 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesinde öngörülen 20 yıllık zilyetlik süresinin geçmesi gerekir. Davacıların bu süreyi şahsen tamamlamaları da zorunlu değildir. TMK’nun 996. maddesine göre, önceki zilyetliklerin zilyetlik sürelerini de kendi zilyetlik sürelerine ekleyebilirler.

Mahkemece 03/05/2010 tarihinde yapılan keşifle zilyetlik yönünden yapılan araştırma ve soruşturma yöntemine uygun olmadığı gibi ayrıca yetersizdir. Gerçekten bu konuda dinlenen yerel bilirkişi, tespit bilirkişi ve tanık beyanları somut olaylara dayanmayan soyut nitelikte gerekçesiz sözlerden ibaret ve zilyetliğe ilişkin doyurucu bilgi vermemektedirler. Böylesine yetersiz araştırma ve soruşturma ile hüküm kurulamaz.

O halde; sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için yöreyi iyi bilen, dava sonucunda yararı olmayan, elverdiğince yaşlı ve tarafsız kimselerinden seçilecek yerel ve uzman bilirkişi tapu fen elemanı ve uzman ziraatçı bilirkişi, tarafların aynı yöntemle gösterecekleri tanıklar ve tesbit tutanağı bilirkişilerinin tümü hazır olduğu halde, taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, davacılar veya varsa önceki maliklerin zilyetliklerini soyut beyanlar şeklinde ifade eden mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarıyla yetinilmemeli; maddi bir olgu olan zilyetliğin ekonomik amacına uygun olarak ne şekilde sürdürüldüğü, olaylara ve zamana dayalı olarak açıklattırılmalı; taşınmazın öncesinin kime ait olduğu, kimden kime kaldığı, sürdürülen zilyetliğin başlangıç günü, süresi ve sürdürülüş biçimi hakkında yerel bilirkişi ve tanıklardan olaylara dayalı bilgi alınmalı, tutanak bilirkişileri de taşınmaz başında ayrı ayrı dinlenerek hükme dayanak yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanık sözleri ile tutanak bilirkişilerinin beyanları arasındaki aykırılık giderilmeli, uzman bilirkişiden keşfi izlemeye, bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan verecek şekilde ayrıntılı gerekçeli rapor alınmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek davacılar lehine kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile edinme koşullarının duraksamaya yer vermeyecek biçimde oluşup oluşmadığı saptanarak ulaşılacak sonuca göre bir karar verilmelidir.

Öte yandan mahkemenin kabulü ile, taşınmaz üzerindeki fındık ağaçlarının davacılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...'a ait olduğu konusunda Kadastro Yasasının 19. maddesi uyarınca tapunun beyanlar hanesinde gösterilmesine karar verilmiştir.

Kadastro Yasasının 19/2 maddesi gereğince; "Taşınmaz mal üzerinde malikinden başka bir kimseye veya paydaşlarından birine ait muhdesat mevcut ise bunun sahibi, cinsi, ihdas tarihi ve iktisap sebebi ve taşınmazın hangi bölümünde kaldığı belirtilerek tutanağın ve kütüğün beyanlar hanesinde gösterilmelidir.". Hal böyle olunca; muhtesatın cinsi, ihdas tarihi ve iktisap sebebi, yaşı ve sayısının belirtilmemiş olması da doğru değildir. O halde, mahkemece yapılması gereken ...: dava konusu taşınmaz mal üzerinde malikinden başka bir kimseye ait muhdesat mevcut ise, taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatın cinsi, ihdas tarihi (ağaç veya bağ ise yaşı ve sayısı; bina ise, inşaatın niteliği) bilirkişi ve tanıklardan sorulup, ... ya da inşaat mühendisine de tespit ettirmek suretiyle belirlenip bunların davacılara ait olup olmadığı konusunda niteliği de kararda gösterilerek hüküm vermekten ibarettir. Ayrıca, Orman Mühendisi Volkan Başoğlu’nun raporunda ek olarak bildirdiği ekler dosya arasında bulunmadığından, raporu denetlenememiştir. Orman bilirkişi raporunun denetlenebilmesi için, raporun ekler kısmında belirtilen belgelerin aslı veya onaylı örneğinin dosya içine alınması da gerekmektedir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacılar vekili ve davalı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine 10/11/2010 günü oybirliği ile karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Gayrimenkul Hukuku K3402 md.14
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.