2. Hukuk Dairesi
2. Hukuk Dairesi 2012/25538 E. , 2012/31908 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Çorlu Aile Mahkemesi
TARİHİ :25.05.2012
NUMARASI :Esas no:2012/218 Karar no:2012/624
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1.Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre davacı-davalı kocanın aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2.Davalı-davacı lehine hükmedilen takı parasına karşı dava tarihinden itibaren faiz uygulanması gerekirken, davacı-davalı kocanın dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
3.Davalı-davacı kadının ziynet eşyaları ile ilgili davası kabul edilerek ziynetlerin aynen iadesi, aynen iade mümkün olmadığı takdirde ise bedellerinin tahsiline karar verilmiş; ancak ziynetlerin bedellerinin ayrı ayrı gösterilmediği gibi bilirkişi raporuna atıfta bulunulmuştur. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297. maddesinin (2). fıkrasında: hükmün sonuç kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden herbiri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyunadırmayacak şekilde gösterilmesi gerektiği, aynı Yasanın 298. Maddesinin (2.) fıkrasında da, gerekçeli kararın, tefhim edilen hükme aykırı olamayacağı hükme bağlanmıştır. Bu düzenlemeye göre; Dava dilekçesi, bilirkişi raporu gibi herhangi bir belgeye atıf yapılarak hüküm kurulamaz. Gerek tefhim edilen ve zabıtla belirlenen kararda, gerekse buna uygun düzenlenmesi zorunlu gerekçeli kararda hüküm altına alınan eşyanın cins, nitelik, miktar ve değerlerinin ayrı ayrı gösterilmesi ve taraflara yüklenen borç ile tanınan hakkın infazda güçlük çıkarmayacak biçimde belirtilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.