(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/740 E. , 2009/7024 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. K A R A R
Davacı, avukat olan davalının vekili olarak Bulanık 2. Kadastro Mahkemesinin 1999/75 sayılı Tespite İtiraz ve Tescil davasında kendisini temsil ettiğini, 2.11.2001 tarihli vekaletnamede feragat yetkisi bulunmakta ise de, vekili olan davalının kendi talimatı ya da onayı ile bu yetkiyi kullanması gerekirken 408 ada 1, 355 ada 5 ve 356 ada 5 sayılı parsellere ilişkin davasından talimatı olmadan feragat ettiğini, kendisini zarara soktuğunu ileri sürerek 17.500,00 YTL nin faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacının ilk vekaletnamesini 28.5.1999 tarihinde verdiğini, yürütülen davanın davacının kardeşleri ve ölümleri ile kardeşlerinin çocukları arasında sürdüğünü, davacının davalılarla sulh olması sonucu davalardan feragat edilebilsin diye feragat yetkisini içeren 2.11.2001 tarihli vekaletnamenin düzenlendiğini, davacının talimatı ile 15.10.2002 tarihinde bu üç parsele ilişkin davadan vazgeçildiğini savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davacının verdiği yetkiye dayanılarak feragat edildiğinin kabulü ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı,Kadastro Mahkemesinde vekili olarak kendisini temsil eden davalının, talimatı olmaksızın vekaletnamedeki feragat yetkisine dayanarak 3 parsel hakkındaki davadan feragat ettiğini ve kendisini zarara uğrattığını ileri 2009/740-7024 sürerek eldeki davayı açmıştır. Davalı , feragatin davacının bilgisi ve talimatı ile yapıldığını ileri sürmektedir. Dosyaya ibraz edilen 28.5.1999 tarihli vekaletnamede feragat yetkisi bulunmamasına karşılık, 2.11.2001 tarihli vekaletnamede feragat yetkisinin olduğu, davalı konumunda bulunan mirasçıların davacıya 3.6.2002 tarihinde vekaletname vermiş oldukları, davalı avukatın 15.10.2002 tarihinde bu 3 parsel hakkındaki davadan feragat ettiği, aynı davada başka parsellerle ilgili feragatlerinin de olduğu ancak bunların dava konusu yapılmadığı görülmüştür.Davalı , davacının karşı tarafla sulh olduğunu ileri sürmekte ise de, davacı sulh olduğunu kabul etmemektedir. Bu durumda vekaletnamedeki feragat yetkisi, davalı avukata müvekkilinden yazılı onayını almaksızın bu yetkiyi tek başına kullanması hakkını vermez. Davacı bu konuda talimatı olmadığını bildirmekte, davalı ise olduğunu ileri sürmektedir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık, bu konudaki ispat yükünün kime düşeceği ile ilgilidir. Feragat için talimat verildiğini ispat yükü yasal olarak davalıya düşmektedir.Davalı da Feragat için müvekkilinin onayı olduğunu yazılı delille ispatlayamamıştır. Hal böyle olunca dava konusu 3 parsel yönünden feragat edilmesine ilişkin davacının talimatının bulunduğunun kabulü yasal olarak mümkün değildir. Mahkemece dava konusu parseller açısından feragat edilmemesi durumunda davanın ne şekilde sonuçlanacağı yönünde bilirkişi incelemesi yaptırılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.