(Kapatılan) 22. Hukuk Dairesi
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2012/27490 E. , 2013/24362 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :... Mahkemesi
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının, davalının fırın işyerinde pişirici olarak çalıştığını, sekiz aylık ücretinin ödenmediğini, davacının ödeneceği inancıyla iyiniyetle çalışmaya devam ettiğini, son ay birikmiş alacaklarını istediğinde işverence işten çıkarıldığını belirterek müvekkilinin ihbar ve kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti alacaklarının tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının işi kendisinin bıraktığını, aranmasına rağmen gelmediğini, ücretlerin alınmış olmasına rağmen bordroları imzalamadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece, ... sözleşmesinin haklı sebebe dayanılmaksızın feshedildiği değerlendirilerek, yargılama sırasında alınan bilirkişi raporuna göre istekler kısmen hükme bağlanmıştır. Temyiz: Kararı davalı vekili temyiz etmiştir. Gerekçe:
1.Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2.Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp ispatlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Söz konusu alacakların ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle ispatlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları şahit beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada gözönüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de iddia edilen dönemlerde çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ve ulusal bayram genel tatil ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille söz konusu olabilir. Buna karşın, bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda dahi, işçinin geçerli bir yazılı belge ile bordroda yazılı olandan daha fazla çalışmayı yazılı delille ispatlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda da ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır. Bu alacakların yazılı delil ya da şahitle ispatı imkan dahilindedir. İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez.
Somut olayda, davacının çalıştığı döneme ilişkin işyeri kayıtları sunulmamıştır. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, yargılama sırasında dinlenen davacı şahitlerinin anlatımına göre dava konusu alacak hesaplanmıştır. Karara dayanak yapılan bilirkişi raporunda yer alan hesaplamalar fazla mesai ücreti hususundaki Dairemizin yerleşik içtihatlarına uygun değildir. Öncelikle işyerinin niteliği araştırılarak, kafe, pastane ya da ekmek fırını olup olmadığı, açılış ve kapanış saatleri tespit edilmeli, vardiya düzeni olup olmadığı netleştirilmelidir. Ardından işyerinin kapasitesi, günde ortalama kaç çuval un işlendiği, kaç ürün çıkarıldığı, işyerindeki günlük ortalama imalatın kaç işçi ile ve ne kadar zamanda yapılabileceği, fazla mesai gerektirir yoğunluk bulunup bulunmadığı yönleri de gerekirse bir bilirkişi görüşüne başvurularak belirlenmeli, bundan sonra tüm deliller yeniden bir değerlendirmeye tabi tutularak sonuca gidilmelidir. Tüm bu hususlar dikkate alınmaksızın eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.