Aramaya Dön

(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi

Esas No
E. 2009/1759
Karar No
K. 2009/7369
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi         2009/1759 E.  ,  2009/7369 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacılar, küçük ...’in 18.1.2006 tarihinde davalı hastanede davalı doktor tarafından sünnet edildiğini, hatalı sünnetten kaynaklanan ... sorunları yaşadıklarını, bir başka hastanede yeniden operasyon geçirmek zorunda kaldığını, buna rağmen tam olarak sağlığına kavuşamadığını, çocuğun psikolojisinin bozulduğunu ileri sürerek 1.500,00 YTL maddi tazminatın ameliyat tarihinden, davacı çocuk için 20.000,00 YTL, anne ve baba için ayrı ayrı 5.000,00 YTL toplam 30.000,00 YTL manevi tazminatın dava tarihinden faizi ile tahsilini istemiştir. Davalılar, davalı hastanede tıbbın öngördüğü tüm koşulların sağlanarak ameliyatın yapıldığını, kusurlarının olmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, Adli Tıp raporuna dayanılarak davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmiştir. Taraflar arasındaki ilişki, vekalet sözleşmesine dayanmaktadır. Vekil, ... görürken yöneldiği sonucun elde edilmemesinden değil, bu sonuca ulaşmak için yaptığı uğraşların özenle görülmemesinden sorumludur. Vekilin sorumluluğu, genel olarak işçinin sorumluluğuna ilişkin kurallara bağlıdır. Vekil işçi gibi özenle davranmak zorunda olup, en hafif kusurundan bile sorumludur. O nedenle doktorun meslek alanı içinde olan bütün kusurları hafif de olsa, sorumluluğunun unsuru olarak kabul edilmelidir. (BK. 390, 321/1 md.) Somut olayda, davacılar hatalı sünnet nedeniyle 2009/1759-7369 küçük ...’ in ... sorunlarının ortaya çıktığını, yeniden operasyon geçirmek zorunda kaldığını, halen tam olarak iyileşemediğini, tümüyle iyileşip iyileşmeyeceğinin dahi bilinmediğini ileri sürerek maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur. Adli tıp tarafından evrak üzerinde yapılan incelemede küçüğün penisinin işlevinde sünnete bağlı gelişen patalojik bulgu olduğu, sünnetin komplikasyonu olduğu tespit edilmiş ise de; sünnetten sonra gerçekleşen durumla ilgili davalıların kusurlarının olup olmadığı, küçükte kalıcı bir şekil bozukluğu ya da ... sorunu yaratıp yaratmadığı konusunda açıklamada bulunulmamıştır. Davacılar, bilirkişi raporuna itiraz etmişlerse de bu durumun mahkemece değerlendirilmediği görülmüştür. Hal böyle olunca, Mahkemece yeniden üniversiteden seçilecek 3 kişilik konusunda uzman akademisyenlerden oluşacak bilirkişi heyetinden küçüğün muayene edilmesi sureti ile mevcut durumunun belirlenmesi ve davalıların yapılan sünnette kusurlarının olup olmadığının tespiti ile sonucuna göre ne karar verilmesi gerekirken yetersiz rapora dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı temyiz edilen hükmün davacılar yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 28.5.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Genel Hukuk
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.