Aramaya Dön

(Kapatılan) 22. Hukuk Dairesi

Esas No
E. 2012/20692
Karar No
K. 2012/27846
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi         2012/20692 E.  ,  2012/27846 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :... Mahkemesi

DAVA: Davacı, fazla mesai, hafta tatili, ulusal ... genel tatili, yıllık izin, kıdemli işçiliği teşvik alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.

Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.

Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, davacının davalı ... tarafından bir kısım işçilik alacaklarının ödenmediğini belirterek kıdemli işçiliği teşvik primi, yıllık izin, fazla mesai, hafta tatili, ulusal ... ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili, davacının işyerinde çalıştığı döneme ilişkin alacağının olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı tarafından temyiz etmiştir.

Davacının hüküm altına alınan alacaklarının sadece tanık beyanlarına dayanılarak kabul edildiği anlaşılmaktadır. Ancak davalı belediyenin bir kamu kurumu olduğu ve kamu kurumlarında yapılan çalışmaların, harcamaların ve gelir ve giderlerin kayıt ve belgeye bağlanmasının zorunlu olduğu dikkate alındığında dava konusu isteklerin salt tanık beyanlarına dayanılarak kabulü isabetli olmamıştır.

Somut olayda öncelikle bilgisine başvurulmuş olan tanıkların davalı belediyeye karşı davalarının olup olmadığı (birbirine tanıklık halinin bulunup bulunmadığı) belirlenmeli ve davalı belediyeye yazı yazılarak davacının dava konusu alacakların ait olduğu dönemde çalıştığı işyeri ve yaptığı işle ilgili kayıt ve belgeler, puantaj kayıtları, nöbet çizelgeleri, görev belgeleri, davalı belediyenin ulusal ... ve genel tatil günlerine ait çalışma düzenini belirleyen belgeler getirtilmeli, ayrıca daha önce aynı isteklerle davalı belediyeye karşı dava açılıp açılmadığı, açılmış ise o davalarda toplanmış olan deliller ve verilmiş kararlarda nazara alınarak tüm deliller yeniden bir değerlendirmeye tabi tutulmalı ve bu suretle davacının dava konusu alacaklarının olup olmadığı duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespit edilerek sonuca gidilmelidir. Mahkemece yukarıda belirtilen hususlar gözetilmeden eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan sebeple BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 11.12.2012 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY Somut olayda taraflar arasında davacının fazla mesai yapıp yapmadığı, ulusal ... ve genel tatil ile hafta tatillerinde çalışıp çalışmadığı uyuşmazlık konusudur. Fazla çalışma yaptığını, ulusal ..., genel ve hafta tatillerinde çalıştığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Bu çalışmaların ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, delil niteliğindedir. Ancak, sözü edilen iddianın bu tür yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de iddia edildiği gibi bir çalışmanın olup olmadığı araştırılmalıdır. Somut olayda, davacı, fazla mesai, ulusal ... ve genel tatil ile hafta tatili alacaklarını kanıtlamak bakımından tanık dinletmiştir. Davacı tanıkları davacının haftanın altı günü 24.00-08.30 saatleri arasında çalıştığını, ayda bir kez 24.00-11.00 arası çalışıldığını, davacı fırın işyerinde amir olduğu için hafta tatillerinde de çalıştığını, dini bayramların birinci ve ikinci günü hariç dini ve milli bayramlarda çalıştığını açıklamışlardır. Davalı tanıkları ise davacının haftanın altı günü 24.00-08.00 saatleri arasında çalışıldığını, dini bayramların iki günü hariç dini ve milli bayramlarda çalışıldığını belirtmişlerdir. İşyerinin fırın olması dikkate alındığında tanık anlatımları yapılan işin niteliği ile uyum arz etmektedir. Buna göre toplu ... sözleşmesi uyarınca davacının haftalık 42 saati aşan bir çalışmasının bulunduğu, hafta tatilinin hafta içinde kullanılması nedeniyle TİS m. 65 uyarınca hafta tatili alacağının bulunduğu, dini bayramların ilk iki günü hariç dini ve milli bayramlarda çalıştığı anlaşılmaktadır. Bilirkişi raporu %30 indirimle ve davalının zamanaşımı defi'i dikkate alınarak, fazla mesai, ulusal ... ve genel tatil ile hafta tatili alacağı hesaplanmış olup, dosya içeriği ile uyumludur. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Taraflarca Getirilme İlkesi” başlığını taşıyan 25. maddesinde “(1)Kanunda öngörülen istisnalar dışında, hâkim, iki taraftan birinin söylemediği şeyi veya vakıaları kendiliğinden dikkate alamaz ve onları hatırlatabilecek davranışlarda dahi bulunamaz. (2) Kanunla belirtilen durumlar dışında, hâkim, kendiliğinden delil toplayamaz” hükmüne yer verilmiştir. Buna göre, kanunla belirtilen durumlar dışında hâkim, kendiliğinden delil toplayamaz. Dava malzemesinin ve delillerin gösterilmesi konusunda tarafların mutlak yetkisi bulunmaktadır. Dava konu fazla mesai, ulusal ... ve genel tatil ve hafta tatili alacakları tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri bir konudur. Bu nedenle hâkimin re’sen delil toplama yetkisinden söz edilemez. Öte yandan, 6100 sayılı Kanun’un 31.maddesinde düzenlenen “hâkimin davayı aydınlatma ödevi” hâkimin maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlarla ilgilidir. Somut olayda belirsiz veya çelişkili bir husus da bulunmamaktadır. Tarafların kendi ellerindeki delilleri mahkemeye ibraz etmeleri, başka yerden getirtilecek delilleri ise nereden getirtileceği konusunda bilgi vererek mahkemeden getirtilmesini talep etmeleri gerekir. Mahkemece tarafların dosyaya sunduğu tüm deliller incelenerek sonuca gidilmiştir. Davalı kurum, bozmada sözü edilen belgelere dayanmadığı gibi bu belgelerin tamamı zaten davalı tarafın elindedir. Ayrıca yargılama sırasında dinlenen davacı tanıklarının aynı yönde davalarının olup olmadığına dair davalı tarafın herhangi bir itirazı da olmamıştır. Kaldı ki, salt aynı konuda davalarının bulunması tanık anlatımlarının doğru olmadığı anlamında yorumlanamaz. Çalışma hayatında işverenlerin ekonomik ve sosyal üstünlükleri karşısında işçilerin tanık bulmada zorluk yaşadıkları bilinen bir gerçektir. Aynı konuda davası bulunan tanıkların beyanları dosya içeriği, davacının yaptığı işin niteliği gibi olgular dikkate alınarak değerlendirilmelidir. Salt aynı konuda davası bulunduğu için davacı tanıklarının beyanlarına itibar edilmemesi ve davalı tarafın sunmadığı belgelerin re'sen getirilerek davacı aleyhine sonuç çıkarılması 6100 sayılı Kanun'un 27. Maddesinde düzenlenen “hukuki dinlenilme ...”nı ihlal edeceği gibi, hâkimin tarafsızlığına ve adalete olan güveni de sarsabilir. Bu konuda ayrıca belirtmek gerekir ki, tarafın elindeki delillerin re’sen getirtilerek lehine sonuçlar çıkarılması, taraf açısından temsilcilerin davayı takipte kusurlu davranıp davranmadıklarının tespit edilmesini de zorlaştırmaktadır. Yukarıda belirtilen nedenlerle mahkeme kararının onanması gerektiği görüşünde olduğumdan, kararın bozulması yönündeki sayın çoğunluğun görüşüne katılamıyorum.11.12.2012

Karar Etiketleri
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.