(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/10939 E. , 2008/11242 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı hakkında senede bağlı alacağı için icra takibi başlattığını, davalının senetteki imzanın kendisine ait olmadığını iddia ederek takibe itiraz ettiğini, dava konusu alacağın da düzenlendiği sözleşmede davalının imzası bulunduğunu, bu sözleşmedeki imzaya itiraz etmeyen davalının senedin varlığını ve borcu kabul etmiş sayılacağını, sözleşme içeriğinde, borçlu olduğu senet ve çekler iade edilmediği taktirde senedin icraya konulacağının düzenlendiğini, sözleşme gereğince işletmesini devrettiğini ancak bedelsiz kalan senet ve çeklerin iade edilmediğini, bu nedenle senedi icraya koymakta haklı olduğunu ileri sürerek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir. Davalı, takip konusu borca ve senetteki imzaya itiraz ettiğini ayrıca davacı hakkında bu olayla ilgili suç duyurusunda bulunduğunu iddia ederek davanın reddine karar verilmesini dilemiştir. Mahkemece Adli Tıp Kurumu raporuna itibar edilerek ve senetteki imzanın davalıya ait olmadığı belirlendiğinden davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, davalıdan senede ve sözleşmeye dayalı olarak alacaklı olduğunu, bu alacağının tahsili için başlattığı icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline karar verilmesini istemiştir. Davalı icra takibinde ve yargılama aşamasında senetteki imzaya itiraz etmiş, mahkemece Adli Tıp Kurumundan senetteki imzanın davalıya ait olup olmadığının tespiti için rapor alınmış, bu raporda; “... adına atfen atılı imzalar ile adı geçenin mukayese imzalar arasında tersim biçimi, işleklik derecesi, istif, eğim, doğrultu, hız, alışkanlıklar ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından söz konusu imzaların mevcut mukayese imzalarına kıyasla ...’in eli ürünü olmadığı sonucuna varıldığı” belirtilmiştir. Mahkemece de bu rapora itibar edilerek davanın reddine karar verilmiştir. İcra takibine konu olan 17.08.2005 vade tarihli, borçluları ..., ..., ve ... olan 06.04.2005 keşide tarihli 95.000 YTL bedelli senette borçlu isimleri karşısında ikişer adet imza bulunmakta olup, davacı bilirkişi raporuna itirazında; senette davalı imzasının isminin karşısında olmadığını, senedin en altındaki imzanın davalıya ait olduğunu, raporda hangi imzanın incelendiğinin açıklanmadığını ileri sürmüş ise de davacının bu itirazları mahkemece incelenmemiştir. Ayrıca davacı senede dayanarak icra takibi başlatmış ise de, aralarında senedin verilme sebebi olan temel ilişkiye dayanarak davalının şahit olarak imzası bulunan sözleşmeyi de delil olarak sunmuştur. Bu sözleşmede davalının şahit olarak imzası bulunmakta ise de; sözleşme içeriğinde dava konusu olan senetten bahsedilmekte, davacının dikiş atölyesini davalıya olan borcu nedeniyle üçüncü şahıslara devrettiği, davacının borçlu olduğu senetlerin iade edileceği, iade gerçekleşmez ise bu senedin geçerli olacağından bahsedilmekte yani bu sözleşme taraflara hak ve borç yüklemektedir. Bu durumda mahkemece Adli Tıp Kurumundan ek rapor alınarak senetteki hangi imzanın incelendiği açıklatılmalı veya yeniden bu konuda bilirkişi incelemesi yaptırılmalı, davacı tarafından ibraz edilen sözleşme hakkında taraflar gerekirse isticvap edilmeli, bu olayla ilgili hazırlık evrakı içerisinde bulunan taraf beyanları incelenip tüm deliller toplandıktan sonra sonucuna göre bir karar verilmelidir. Bu yön gözardı edilerek yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.