3. Ceza Dairesi
3. Ceza Dairesi 2021/13987 E. , 2022/8791 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN;
Mahkemesi :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesi : Afyonkarahisar 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.10.2017 tarih ve 2017/418 - 2017/393 sayılı kararı Suç : Silahlı terör örgütüne üye olma Hüküm : İlk derece mahkemesi kararı kaldırılarak, TCK'nın314/2, 3713 sayılı Kanunun 5/1. TCK'nın 221/4, 62,53, 221/5, 58/9, 63, 51/1. maddeleri uyarıncamahkumiyet kararı
Bölge adliye mahkemesince kesin olarak verilen hüküm, 24.10.2019 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanunun 29. maddesi ile 5271 sayılı CMK’nın 286. maddesine eklenen üçüncü fıkradaki düzenleme gereğince temyiz yolunun açılması üzerine anılan Kanuna eklenen geçici 5. maddesinin 1/f bendinde belirtilen süre içerisinde temyiz edilmekle, temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü:
1.Ayrıntıları Dairemizin 2017/1809 esas ve 2017/5155 sayılı kararında ve Dairemizce de benimsenen, istikrar kazanmış yargısal kararlarda açıklandığı üzere;
Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir. Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;
Sanığın örgütle olan irtibatını 2013 yılından sonra kopardığını savunması ve hükümden sonra gelen veri inceleme raporunda "17/25 Aralık sürecinden etkilenmiş olan FETÖ mensuplarının tekrar kazanılması ile ilgili bir kodlama" anlamına gelen "SC" olarak kodlanması karşısında suç işleme kastının TCK'nın 30/1. maddesi kapsamında belirlenmesi bağlamında, örgütsel faaliyetlerinin hangi tarihe kadar devam ettiğine ilişkin maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak biçimde ortaya konulması ve savunmanın denetlenmesi bakımından, BDDK’nın 29.05.2015 tarihli kararı ile temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilen ve 22 Temmuz 2016 tarihli kararı ile de 5411 sayılı Bankacılık Kanunun 107. maddesinin son fıkrası gereğince faaliyet izni kaldırılıncaya kadar yasal bankacılık faaliyetlerine devam eden, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı ... Katılım Bankası A.Ş.'de gerçekleştirilen mutad hesap hareketlerinin örgütsel faaliyet ya da örgüte yardım etmek kapsamında değerlendirilemeyeceği de gözetilerek, örgüt liderinin talimatı üzerine örgütün amacına hizmet eden ve bankanın yararına yapılan ödeme ve sair işlemlerin, örgüte üye olmak suçu bakımından örgütsel faaliyet, tek başına ise örgüte yardım etmek olarak kabul edilebileceği nazara alındığında; Bankasya kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak talimat doğrultusunda bankacılık işlemi yapılıp yapılmadığı hususunda ayrıntılı ve denetime elverişli rapor aldırılması ve tüm delillerin CMK'nın 217. maddesi gereğince tartışılmasından sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi,
2.Kabule göre de; a-Belirlenen netice cezanın miktarına ve iş bu cezanın, "sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı üç aydan fazla hapis cezasına mahkûm edilmemiş olması ve suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda olumlu kanaat oluşması" gerekçesiyle TCK'nın 51/1. maddesi uyarınca ertelenmesine karar verildiğinin anlaşılmasına, suçun niteliği gereğince ödenmesi gereken kişisel ya da kamusal zarar bulunmamasına nazaran adli sicil kaydı da olmayan sanık hakkında doğurduğu hukuki sonuçlar itibariyle daha lehe olan ve 5271. sayılı CMK'nın 231/5. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun uygulanma şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin karar yerinde tartışmasız bırakılması, b- Hüküm fıkrasının 1. maddesinde atıf maddesi olarak silahlı terör örgütlerine uygulama imkanı bulunmayan 3713 sayılı Kanunun 7/1 maddesinin gösterilmesi;
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı CMK'nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma kararının içeriği gözetilerek anılan Kanunun 304/2-b maddesi gereğince dosyanın Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.11.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.