Aramaya Dön

(Kapatılan) 14. Hukuk Dairesi

Esas No
E. 2009/8830
Karar No
K. 2009/12056
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi         2009/8830 E.  ,  2009/12056 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

DAVACI-K.DAVALI : ...

DAVALI-K.DAVACI : ...

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 26.01.2006 gününde verilen dilekçe ile çaplı taşınmaza müdahalenin meni, kal ve ecrimisil, karşı davada davacı ... tarafından 15.02.2006 günlü dilekçe ile temliken tescil istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın reddine dair verilen 07.04.2009 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davalı/karşı davacı ... ile duruşmasız temyizi davacı/karşı davalı tarafından istenilmekle, tayin olunan 03.11.2009 günü için yapılan tebligat üzerine gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Asıl dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi, kal ve ecrimisil istemlerine ilişkindir. Karşı davada, Türk Medeni Kanununun 724. ve 729. maddelerine dayanılarak tapu iptali ve tescil isteğinde bulunulmuştur.

Mahkemece karşı dava reddedilmiş, asıl davanın kabulü ile 06.03.2007 tarihli ek raporda (A) ile gösterilen kırmızı renkle boyalı olan 21 m2, (B) ile gösterilen, mavi renge boyanan 13.86 m2, (C) ile gösterilen yeşil renkle boyalı 821,65 m2 yere davalının elatmasının önlenmesine, bu yerler üzerindeki besi damı ve samanlığın kal’ine, 2.463,70 TL ecrimisilin davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Hükmü, taraflar temyiz etmiştir. Türk Medeni Kanunu m.

684.ve 718 hükümleri gereğince yapı, üzerinde bulunduğu taşınmazın mütemmim cüzü (tamamlayıcı parçası) haline gelir ve o taşınmazın mülkiyetine tabi olur. Ancak, yasa koyucu somut olaydaki ./.. 2009/8830 - 2009/12056 -2- taşınmazların durumunu genel hükümlere bırakmamış, bu konumdaki taşınmazların maliki ile yapıyı yapan kişi arasındaki ilişkiyi Türk Medeni Kanununun 722, 723. ve 724. maddelerinde özel olarak düzenlemiştir. Uyuşmazlığın bu kapsamda değerlendirilmesi gerekecektir.

Bir kimsenin kendi malzemesi ile başkasının tapulu taşınmazına sürekli, esaslı ve mütemmim cüzü (tamamlayıcı parçası) niteliğinde yapı yapması halinde diğer koşullar da mevcutsa malzeme sahibi yapının bulunduğu alan ile yapının kullanılması için zorunlu arazi parçasının tescilini mülkiyet hakkı sahibinden isteyebilir.

Türk Medeni Kanununun 724. maddesinde yapı sahibine tanınan bu hak, kişisel hak niteliğinde olup, bina sahibi ve onun külli halefleri tarafından, inşaat yapılırken taşınmazın maliki kim ise ona ya da onun külli haleflerine karşı ileri sürülebilir. Hemen belirtmek gerekir ki, taşınmaza sonradan malik olan kişiye karşı da bu kişisel hak ancak yapı sahibini bu haktan mahrum bırakmak amacıyla arsa sahibi ile el ve işbirliği içinde olduğu iddiası ileri sürülebilir. Malzeme sahibinin Türk Medeni Kanununun 724. ve 729. maddelerine dayanılarak tescil talebinde bulunabilmesi bazı koşulların varlığına bağlıdır. Öncelikli koşul, malzeme sahibinin iyiniyetli olmasıdır;

Türk Medeni Kanununun 724. ve 729.madde hükümlerinden açıkça anlaşılacağı üzere, taşınmaz mülkiyetinin yapı sahibine verilebilmesi için öncelikli koşul iyiniyettir. Öngörülen iyiniyetin Türk Medeni Kanununun 3.maddesinde hükme bağlanan sübjektif iyiniyet olduğunda da kuşku yoktur. Bu kural, malzeme sahibinin, elattığı taşınmazın başkasının mülkü olduğunu bilmemesini veya beklenen tüm dikkat ve özeni göstermesine karşılık bilebilecek durumda olmamasını ya da yapıyı yapmakta haklı bir sebebinin bulunmasını ifade eder.

Malzeme sahibinin tescil istemi ile açtığı davada iyiniyetin varlığı iddia ve savunmaya bakılmaksızın mahkemece re’sen araştırılmalıdır. Ne var ki, 14.02.1951 tarihli ve 17/1 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında belirtildiği gibi olay ve karinelerden, durumun özelliklerine göre kendisinden beklenen dikkat ve özeni göstermemiş olduğu açık bulunan malzeme sahibinin temliken tescil talebinde bulunması mümkün değildir. Çünkü bu gibi durumlarda kötüniyet karşı tarafın ispatı gerekmeden belirlenmiş olur. Ayrıca iyiniyet inşaatın başladığı andan tamamlandığı ana kadar devam etmelidir. Somut olayda, gerek 590 ve gerekse 597 sayılı parseller çapa bağlı olduğundan, karşı davacının çap kapsamı dışına çıkarak bir başkasının mülkiyetindeki çapa bağlı taşınmazda bazı faaliyetlerde bulunması onun iyi niyetini değil aksine kötü niyetini gösterir. ./.. 2009/8830 - 2009/12056 -3- Hal böyle olunca, karşı davadaki temliken tescil isteminin reddi sonuç olarak doğrudur. Asıl davanın konusu olan ve bilirkişinin bulduğu ecrimisil miktarı ise yöntemine uygundur.

Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriği ile yukarıda yazılan gerekçeye göre tarafların bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden davalı/k.davacı ...'a yükletilmesine, 03.11.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. ...

Karar Etiketleri
ONANMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Genel Hukuk
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.