Esas No
E. 2021/6666
Karar No
K. 2022/5706
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

6. Hukuk Dairesi         2021/6666 E.  ,  2022/5706 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik verilen hüküm süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Dava, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklı eksik ve ayıplı işler giderim bedeli ile delil tespiti için yapılan giderlerin tahsili istemine ilişkindir. Davacı arsa sahibi, davalı yüklenicidir.

Davacı, davalı ile akdedilen 07.12.2009 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinde kararlaştırılmasına rağmen bir takım imalâtların hiç yapılmadığının, bir kısmının da ayıplı ifa edildiğini bunun delil tespit raporu ile tespit edildiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 20.000,00 TL'nin ve delil tespit gideri olan 756,00 TL'nin davalıdan tahsilini talep etmiş, yargılama sırasında talebini ıslah ederek 109.758,95 TL'ye çıkarmıştır. Davalı, sözleşme ve mevzuat uyarınca edimlerini yerine getirdiğini, 2012 yılının ilk ayında inşaatı fiilen davacıya teslim ettiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Mahkemece davanın kabulüne dair verilen ilk kararın taraflarca temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesinin 27.06.2018 tarih, 2018/1057 Esas ve 2018/2716 Karar sayılı ilamı ile; iskanın 02.07.2012 tarihinde alındığı dikkate alınarak alınacak ek rapor ile belirlenen eksik imalâtların giderim bedellerinin, bu tarihe tamamlanması için gereken makul süre eklenerek bulunacak tarihteki rayiç bedellere göre hüküm altına alınması gerektiği, kabule göre de alacağa dava ve ıslah tarihine göre faiz uygulanması gerektiği, ayrıca davacının yaptığı delil tespiti giderlerinin yargılama giderlerinden sayılması ile HMK'nın 323. maddesi gereğince tarafların haklılığı oranında paylaştırılarak sonuca göre karar verilmesi gerektiği belirtilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, alınan ek rapor denetime elverişli olduğundan hükme esas alınmış ve davanın kısmen kabulü ile 87.089,30 TL’ nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

Kararı, davacı temyiz etmiştir.

Mahkemece, bozma ilâmına uyulmasına karar verilmişse de bozma gereklerinin tam olarak yerine getirildiğinden söz edilemez. Oysa usulî kazanılmış hak ilkesi uyarınca lehine bozulan taraf yararına araştırma ve inceleme yapılması zorunludur. Nitekim 1086 sayılı HUMK’un yürürlükte olduğu dönemde çıkarılan 09.05.1960 tarih, 1960/21 Esas, 1960/9 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında; Yargıtay bozma kararına uyulmakla orada belirtilen biçimde işlem yapılması yolunda lehine bozma yapılan taraf yararına usulî kazanılmış hak, aynı doğrultuda işlem yapılması yolunda yerel mahkeme için de zorunluluk doğacağı, usulî kazanılmış hakka ilişkin açık kanun hükmü olmasa da temyiz sonucu verilecek bozma kararının hakka ve usule uygun karar verilmesini sağlamaktan ibaret olan amacı ve muhakeme usulünün hakka varma ve hakkı bulma maksadıyla kabul edilmiş olması yanında hukuki alanda istikrar amacıyla kabul edilmiş olması bakımından usulî kazanılmış hak müessesesi usul hukukunun dayandığı ana esaslardan olup, kamu düzeniyle de ilgili olduğu belirtilmiştir. 6100 sayılı HMK’da da usulî kazanılmış hakka ilişkin açık bir düzenleme bulunmamakta ise de; bu ilkenin uygulanma gerekliliği HMK hükümleri karşısında da varlığını sürdürmektedir. Yargıtayın bozma kararına uyan mahkeme, bozma kararı uyarınca işlem yapmak ve hüküm vermek zorundadır. Çünkü, mahkemenin bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına usuli müktesep hak doğmuştur. Yargısal ve bilimsel içtihatlarda “usulî kazanılmış hak” ya da “Usulî müktesep hak” olarak adlandırılan bu ilke Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.02.1988 tarih, 1987/2-520 Esas, 1988/89 Karar sayılı ilamında “Mahkemenin bozma kararına uymasıyla meydana gelen bozma gereğince işlem yapma ve hüküm verme durumu, taraflardan birisinin lehine ve diğeri aleyhine hüküm verme neticesini doğuracak bir durumdur ve buna usulî kazanılmış hak denilmektedir…” şeklinde tanımlanmaktadır. Usuli kazanılmış hakkın istisnaları ise dosya kapsamında bulunmamaktadır.

Bu anlatım çerçevesinde somut olay incelendiğinde mahkemece, 15/10/2019 tarihli ara kararla bozma ilamına uyulmasına karar verilmişse de, bozma ilamında yapı kullanma izin belgesi alınma tarihine eksik imalâtların tamamlanması için gereken makul süre eklenmek suretiyle bulunacak tarihteki rayiç bedellerin hüküm altına alınması, kabule göre de dava ve ıslah tarihlerine göre faiz yürütülmesi, delil tespit giderlerinin yargılama giderlerine eklenip tarafların haklılık durumuna göre paylaştırılması gerektiği belirtilmesine rağmen mahkemece bozma sonrası yargılamada bozma ilamında belirtildiği şekilde mahalli piyasa rayiçleri araştırılarak eksik işler giderim bedeli hesaplatılmadan, sadece bozma öncesi alınan raporla tespit olunan ve ilk kararda hüküm altına alınan 109.758,95 TL’nin 2012 yılı Ekim ayı Yurt İçi Üretici Fiyat endeksi ve değişim oranları uyarınca geriye dönük güncellenmesi yoluyla 87.089,30 TL’ye ulaşıldığı ve mahkemece bu miktarın hüküm altına alındığı, kabule göre de alacağa işleyecek faiz ile delil tespit giderleri bakımından bozmada belirtilenin aksine, alacağın tümüne dava tarihinden itibaren faiz işletildiği ve yargılama giderlerine ilişkin hüküm fıkrasında delil tespit giderlerine yer verilmediği anlaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle uyulan bozma ilamının gerekleri yerine getirilmeden, eksik araştırma ve yanılgılı değerlendirme ile karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu sebeple bozulması gerekmiştir. Bozma sebebine göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, bozma sebebine göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine, 07.12.2022 gününde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Borçlar Hukuku 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu HMK md.323
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.