Aramaya Dön

(Kapatılan) 14. Hukuk Dairesi

Esas No
E. 2009/2429
Karar No
K. 2009/3493
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi         2009/2429 E.  ,  2009/3493 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 22.06.2007 gününde verilen dilekçe ile tapuda soyisim düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 16.09.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R

Davacılar, 2.Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmekte olan 2006/475 esas sayılı tapu iptali ve tescil davası nedeniyle aldıkları yetki ve 18.06.2007 günlü yetki belgesine dayanarak, dava konusu ... Köyü 126 parsel sayılı taşınmaz maliki ... kızı ...'ün kayıtta yazılı olmayan soyisminin "..." olarak yazılması suretiyle düzeltilmesini istemişlerdir. Davalı idare vekili, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, tapu kayıt maliki olan ... kızı ...'e ait nüfus kaydının bulunamadığı, ... kızı ...'e ait nüfus kaydının bulunduğu, kaldı ki, dava konusu taşınmaz hakkında tapu sicilinde kayıtlı malik yönünden iptal ve tescil davası açıldığına göre, o davayı bir anlamda sonuçlandıracak şekilde tapu kaydında yazılı malik adının değiştirilip düzeltilmesinin hukuken olanaklı olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Hükmü, davacılar temyiz etmiştir. Dava, tapu kaydına yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi isteğine ilişkindir.

Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet hakkı sahibinin isim, soy isim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu tür davalarda kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir. Bu davalar, taşınmazın aynına ilişkin bulunduğundan HUMK’nun 13.maddesi uyarınca taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde açılır.

Tapuda kayıt düzeltilmesi davasını, tapu maliki ile mirasçıları açabilir. Bunun yanı sıra 01.01.2002 tarihinde yürürlüğe giren Türk Medeni Kanununun 702. maddesinin son fıkrası gereğince ortaklardan her birinin topluluğa giren hakların korunmasını sağlayabileceği ve bu korumadan bütün ortakların yararlanabileceği öngörüldüğünden elbirliği mülkiyetinde, ortaklardan her hangi biri de tek başına tapuda miras bırakanla ilgili olarak düzeltme isteyebilir. Ayrıca bu davaların, bir başka dava nedeniyle verilen yetkiye dayanılarak açılması da mümkündür. Böyle bir yetki verildiğinde yetkiye dayanarak dava açan kişinin aktif dava ehliyeti vardır.

Tapu Sicil Müdürlüğüne husumet yöneltilerek açılması gereken kayıt düzeltme davalarında, mahkemece sağlıklı bir inceleme yapılmalı, kayıt maliki ile ismi düzeltilecek kişinin aynı kişi olduğu kuşkuya yer vermeyecek şekilde saptanmalıdır. Bu saptama yapılırken de aşağıda açıklanan yöntem izlenmelidir.

1.Düzeltilecek tapu kaydı tüm dayanakları ile birlikte getirtilmelidir.

2.Nüfus Müdürlüğünden, kayıtta geçen kişi ile aynı kimlik bilgilerine sahip bir başka kişinin kaydının bulunup bulunmadığı sorulmalı, kaydı düzeltilecek kişinin nüfus kaydı, tapu ve dayanakları ile bağlantı oluşturacak şekilde incelenmeli, gerekirse kök kayıtlar da istenmelidir.

3.Taşınmazın bulunduğu mahalde kayıt maliki ile aynı ismi taşıyan başka kişi bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır.

4.İstem konusunda tanık dinlenmelidir.

5.Tüm bu araştırmalar sonucu hala kesin bir kanaat oluşmamış ise, tanıklar ve varsa tespit bilirkişileri de taşınmaz başında dinlenerek keşif yapılmalıdır. Açıklanan bu hususlar çerçevesinde yapılacak inceleme ve araştırma sonucu, tapu ve nüfus bilgileri arasında bağlantı ve tutarlılık sağlandığında davanın kabulü yoluna gidilmelidir. Davanın niteliği gereğince, yargılama harcı ve vekalet ücreti maktu olarak belirlenmelidir. Tapu Sicil Müdürlüğü de yasal hasım olduğundan yargılama giderlerinden sorumlu tutulmamalıdır.

Somut olayda; dava konusu 126 parsel sayılı taşınmaz 03.05.1971 tarihinde tapulama komisyonu kararı ile ... kızı ölü ... adına tescil edilmiş, sonra imar uygulaması görerek bir çok parsele gitmiştir. Kayıt maliki ...'ün soyismi kayıtta yazılı değildir. Nüfus Müdürlüğü tarafından ... kızı ... adlı bir kişiye ait nüfus kaydının bulunmadığı belirtilerek bu kayıt gönderilmiştir. ... kızı ...'e ait nüfus kaydının bulunup bulunmadığı nüfus müdürlüğünden sorulmamıştır. ... kızı ...'e Denizli 1.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2007/409 Esas, 2007/312 Karar sayılı ilamı ile 3561 sayılı yasa uyarınca Denizli Defterdarının kayyum atandığı anlaşılmakla bu dosyanın da getirilerek mahkemece incelenmesi gerekir. Çekişmeli taşınmaza ait tapulama tutanağının edinme sebebi bölümünde "20 seneyi aşkın süredir ... oğlu ... karısı ...'ün zilyet ve tasarrufunda" olduğu yazılmış, yine bu parsele ait olduğu yazılan ... Mevkii 22 tahrir numaralı vergi kaydının da ... oğlu ... karısı ...'e ait olduğu dosyada mevcut kayıtlardan anlaşılmaktadır. Tapulama tutanağına ekli 14.02.1960 tarihli satış senedine göre de taşınmazın Karahasanlı Köyünden ... tarafından davacıların mirasbırakanı Meryem Söz'e satıldığı ve Meryem Söz'ün bu nedenle tesbite itiraz ettiği de görülmektedir.

Türk Medeni Kanununun 1027. maddesi gereğince tapuda soyisim düzeltilmesi istenmiştir. Tapu kayıtlarının düzgün tutulmasında kamu yararı bulunmaktadır ve tapuda kayıt düzeltme davaları da kamu düzenine ilişkindir. Mahkemece ...'e ait nüfus kaydının elde edilemediği, ... kızı ...'e ait nüfus kaydının bulunduğu, öte yandan tapu sicilinde yazılı kayıt maliki yönünden iptal ve tescil davası açıldığına göre, bu davayı bir anlamda sonuçlandıracak şekilde malik adının değiştirilip düzeltilmesinin hukuken olanaklı bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Zira, tapu kayıtlarının sağlıklı tutulması ve malikin kimliğinin açıkça belli olması yukarıda açıklandığı gibi kamu düzenine ilişkin olup, gerçek malik aleyhinde açılmış veya açılacak olan tapu iptali ve tescil davalarının da görülebilmesi ve dinlenmesine engel değildir.

Öyleyse, yukarıda açıklanan ilkeler ve hususlar doğrultusunda ... kızı ...'ün nüfus kaydı tapulama tutanağında ve vergi kaydında yazılı bilgiler doğrultusunda yeniden etraflıca nüfus müdürlüğünden sorulup araştırılmalı, taşınmaz başında keşif yapılarak taşınmazın öncesini bilen yerel bilirkişi ve tanıklar dinlenmeli, 14.02.1960 tarihli satış senedine göre Meryem Söz'e satış yapan ...'in kim olduğu gerekirse köy muhtarlığı kayıtlarından da araştırılmak suretiyle saptanmaya çalışılmalı ve ulaşılacak sonuç dairesinde bir karar verilmelidir. Bu yönler bir yana bırakılarak eksik inceleme, araştırma ve yazılı gerekçe ile davanın reddi doğru olmamış, hükmün bozulması gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatıranlara iadesine, 19.03.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Genel Hukuk
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.