Esas No
E. 2014/22140
Karar No
K. 2014/29395
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

12. Hukuk Dairesi         2014/22140 E.  ,  2014/29395 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 4. İcra Hukuk Mahkemesi

TARİHİ : 03/04/2014

NUMARASI : 2014/220-2014/243

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

Borçlu vekilinin, icra mahkemesine başvurarak, takibe konu senetteki imzanın müvekkiline ait olmadığı, sahte olarak tanzim edildiği, bu nedenle Asliye Ceza Mahkemesinde dava açıldığı ve dosyanın temyiz aşamasında olduğundan henüz kesinleşmediği gerekçesiyle HMK'nun 209. maddesi gereğince sahtecilik iddiası sonuçlanıncaya kadar borçlu hakkındaki takibin durdurulması taleplerini reddeden 07.03.2014 tarihli memur işlemini şikayet ettiği, mahkemece istemin ceza mahkemesinde sanıkların beraatine karar verildiğinden bahisle reddedildiği görülmektedir.

Somut olayda, borçlu vekilince senedin sahtecilik yoluyla elde edildiği, senetteki imzanın şirket yetkilisinin eli mahsulü olmadığı, imzası taklit edilerek sahte düzenlendiği açık bir suretle ifade edilmiştir. Dolayısıyla borçlu tarafından yapılan şikayetin konusu, takip dayanağı senetteki imza inkarına ilişkin olup,

İİK'nun 170. maddesinde özel olarak düzenlendiğinden, sahtelik iddiası hakkında, sonraki genel kanun olan HUMK'nun 209. maddesi uygulanamaz. Kaldı ki imza inkarı takibin şekli gereği İİK'nun 168/4.maddesine göre ödeme emrinin tebliğinden itibaren yasal süresi içinde icra mahkemesine yapılmadığından memur işlemini şikayet yoluyla icra mahkemesi önüne getirilmesi de mümkün değildir.

Öte yandan sahtelik iddiasının imza itirazı dışındaki bir nedene (sahtelik) dayanması halinde Dairemiz, İcra Ve İflas Kanunu'nda bir düzenleme bulunmadığından HMK'nun 209. maddesinin uygulanması gerektiği görüşünde iken, daha sonra içtihat değişikliğine gidilerek, senet üzerinde bulunan yazıdaki sahtelik iddiasının borca itiraz niteliğinde olup, bu konunun da İİK'nun 169/a maddesinde düzenlenmiş olması nedeniyle,

HMK'nun 209. maddesinin bu yönden de uygulama yerinin olmadığı görüşü benimsenmiştir.

İcra mahkemesi, önüne gelen itiraz ve şikayetleri, İcra Ve İflas Kanunu'nda düzenlenen özel usul kurallarını uygulayarak takip hukuku bakımından kesin hükme bağladığından, anılan mahkemenin kararları kural olarak maddi anlamda kesin hüküm niteliği taşımaz. Takibin kesinleşmesi öncesi veya sonrasında takibe konu senedin sahteliğinin iddia edilmesi,

HMK'nun 209. maddesi uyarınca takibin durdurulması sonucunu doğurmaz. Ancak cumhuriyet savcılığı veya ceza mahkemesince tedbir kararı verilirse icra takibi durdurulabilir. O halde mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda istemin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile hüküm tesisi isabetsiz ise de sonuçta istem reddedildiğinden sonucu itibariyle doğru olan mahkeme kararının onanması gerekmiştir.

SONUÇ :Borçlunun temyiz itirazlarının reddi ile sonucu doğru mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.'nun 366. ve HUMK. 438. maddeleri uyarınca (ONANMASINA), alınması gereken 25,20 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 04.12.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.