Aramaya Dön

(Kapatılan) 14. Hukuk Dairesi

Esas No
E. 2007/10984
Karar No
K. 2007/12288
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku

(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi         2007/10984 E.  ,  2007/12288 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı tarafından, davalı aleyhine 30.05.2007 gününde verilen dilekçe ile tapuda isim tashihi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabul, kısmen reddine dair verilen 02.07.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı idare vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: _K A R A R_ Dava, tapu kaydına yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi isteğine ilişkindir.

Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet veya diğer hak sahiplerinin isim, soy isim, baba adı, doğum tarihleri gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu nedenle de bu tür davalarla kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir. İsim düzeltme davaları, taşınmazın aynına ilişkin bulunduğundan HUMK.nun 13.maddesi uyarınca, taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde açılır.

Böyle bir davayı tapu maliki ile mirasçıları açabilir. Bunun yanısıra 1.1.2002 tarihinde yürürlüğe giren yeni Türk Medeni Kanununun 702.maddesinin son fıkrası ile ortaklardan herbirinin topluluğa giren hakların korunmasını sağlayabileceği ve bu korumadan bütün ortakların yararlanabileceği öngörüldüğünden, elbirliği mülkiyetinde, ortaklardan herhangi biri de, tek başına tapuda miras bırakanla ilgili düzeltme isteyebilir. Ayrıca bu tür davanın, bir başka dava nedeniyle verilen yetkiye dayanılarak açılması da mümkündür. Böyle bir yetki verildiğinde, yetkiye dayanılarak dava açan kişinin, aktif dava ehliyeti vardır. Tapu Sicil Müdürlüğüne yöneltilerek açılması gereken kayıt düzeltme davalarında, mahkemece sağlıklı bir inceleme yapılmalı, kayıt maliki ile ismi düzeltilecek kişinin aynı kişi olduğu kuşkuya yer vermeyecek şekilde saptanmalıdır. Bu saptama yapılırkende aşağıda açıklanan yöntem izlenmelidir.

1.Düzeltilecek tapu kaydı tüm dayanakları ile birlikte getirtilmelidir.

2.Nüfus Müdürlüğünden, kayıtta geçen kişi ile aynı kimlik bilgilerine sahip bir başka kişinin kaydının bulunup bulunmadığı sorulmalı, kaydı düzeltilecek kişinin nüfus kaydı, tapu ve dayanakları ile bağlantı oluşturacak şekilde incelenmeli, gerekirse kök kayıtlar da istenmelidir.

3.Cumhuriyet Savcılığı aracılığıyla, taşınmazın bulunduğu mahalde kayıt maliki ile aynı ismi taşıyan başka kişi bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır.

4.İstem konusunda tanık dinlenmelidir.

5.Tüm bu araştırmalar sonucu hala kesin bir kanaat oluşmamış ise, tanıklar ve varsa tespit bilirkişileri de taşınmaz başında dinlenerek keşif yapılmalıdır. Açıklanan bu hususlar çerçevesinde inceleme ve araştırma sonucu, tapu ve nüfus bilgileri arasında bağlantı ve tutarlılık sağlandığında davanın kabulü yoluna gidilmelidir. Ayrıca, davanın niteliği gereğince, yargılama harcı ve vekalet ücreti maktu olarak belirlenmelidir. ... de yasal hasım olduğundan yargılama giderlerinden sorumlu tutulmamalıdır. Bu ilkeler ışığında somut olaya bakıldığında; Davacı 30.05.2007 tarihli dilekçesiyle müşterek paydaş olarak maliki bulunduğu dava konusu taşınmazlarda tapuda ... oğlu Sadık ... yazılı isminin nüfus kaydına uygun olarak ... oğlu ... şeklinde düzeltilmesini istemiştir. Mahkemece davanın kısmen kabul kısmen reddine "dava konusu Akçavakıf Köyü 515, 524, 1342, 1792, 1797, 1453 ve 7 sayılı parsellerin maliki Sadık isminin iptali ile Satılmış olarak kayıt ve tesciline" 02.07.2007 tarihinde karar verilmiştir.

Davalı idare vekili talebe aykırılık, noksan soruşturma, vekalet ücreti istemiyle ve re'sen görülecek yönlerden kararı temyiz etmiştir.

Mahkemece yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya yeterli değildir. Öncelikle dosyada bulunan tapulama tutanakları içeriğinde dava konusu parsellerin ölü ... evlatları adına müşterek mülkiyet şeklinde tescil edildiği yazılmış olmakla öncelikle davacının anne ve babası ve kardeşlerini gösteren aile nüfus kaydı getirtilerek tapulama tutanakları içeriğine uygun olup olmadığı araştırılıp şahitlerden denetime elverişli ayrıntılı beyanları alınmalı, kayıt maliki ile ismi düzeltilcek kişinin aynı kişi olup olmadığı şüpheye yer vermeyecek şekilde yukarıdaki ilkelere uygun inceleme sonucu tespit edildikten sonra bir karar verilmelidir. Bu yönler gözardı edilerek noksan soruşturmayla karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.

Kabule göre de; davacının 1792 parsel sayılı taşınmaz hakkında bir talebi bulunmadığı halde HUMK.nun 72. maddesine aykırı olarak bu taşınmaz hakkında karar verilmesi doğru görülmediği gibi HUMK.nun 417. maddesi gereğince dava kısmen reddedilmiş olmasına rağmen davalı idare lehine vekalet ücreti verilmesi gerektiği hususu gözetilmeden ayrıca hüküm fıkrasının HUMK.nun 388 ve 389. maddelerine uygun infazda tereddüt uyandırmayacak şekilde hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir. Karar bu nedenle bozulmalıdır.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, 22.10.2007 gününde oybirliği ile karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Gayrimenkul Hukuku
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.