Aramaya Dön

10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2020/422
Karar No
K. 2022/865
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Sigorta Hukuku

T.C.

İSTANBUL

10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2020/422
KARAR NO: 2022/865
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 18/08/2020
KARAR TARİHİ: 21/12/2022

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 18/07/2016 tarihinde Kars Merkez Kümbetli köyünde ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın ...sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araca çarptığını, ... plaka sayılı araçta yolcu konumunda bulunan davacının bedensel zarara uğradığını, her iki bacağında kırıklar oluştuğunu, tekerlekli sandalye ile hayatına devam etmek zorunda kaldığını ve bağırsak ameliyatı geçirdiğini, sinir sisteminde ve kas sisteminde hasar meydana geldiğini, %46 oranında maluliyetinin oluştuğunun tespit edildiğini, davacı kaza tarihinde öğrenci olup şu anda ingilizce öğretmeni olduğunu, davacının trafik kazası nedeniyle oluşan zararları için manevi tazminat talepleri için BK'da aranan tüm şartların oluştuğunu, davalı sigorta şirketlerinin dava konusu kaza neticesinde davacının maddi zararları bakımından teminat limitleri dahilinde sorumlu olduklarını, kaza sonrası meydana gelen bedensel zararlar için davalı sigorta şirketlerine başvuruda bulunduklarını, bu nedenlerle 6100 Sayılı HMK 107.maddesi uyarınca iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmadan alacak miktarını, yargılama aşamasında belirlenecek miktar kadar arttırmak ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak şartı ile, şimdilik davacının mağduriyetinin telafisi imkansız boyutlara ulaşmasını önlemek ve yargılama neticesinde davacı lehine hüküm altına alınma ihtimali bulunan alacakların tahsilini teminen teminatsız olarak davalı ... ve ... A.Ş.adına kayıtlı taşınır veya taşınmaz malların kaydına ihtiyati tedbir şerhi konulmasına, davacının mahrum kaldığı kazanç kaybı/ güç kaybı için şimdilik olay tarihinden itibaren işletilecek ticari faizi ile toplamda 10.000 TL maddi tazminat ile davacının kaza anında ve sonrasında yaşadığı elem ve ıstırap ile bu kazanın fiziksel ve psikolojik etkilerini, ömür boyu yaşamak zorunda kalması nedeniyle mağduriyetinin giderilmesi için olay tarihinden işletilecek ticari faizi ile birlikte 200.000 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı ... Sigorta A.Ş.vekili cevap dilekçesinde özetle; KTK 97 uyarınca davalı sigorta şirketine kanunda belirtilen evraklarla müracaat edilmediğini, ... plaka sayılı aracın davalı şirkete 22/06/2016-2017 tarihleri arasında geçerli olmak üzere sigortalı olup poliçede teminat limitinin kişi başı 310.000 TL olduğunu, sigorta şirketinin sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğunu, dosyada kusur tespiti yapılması gerektiğini, davacının tazminat taleplerini netleştirmesi gerektiğini, tazminat hesaplamasının aktüer sıfatına haiz bilirkişiler tarafından ZMMS Genel Şartları çerçevesinde yapılması gerektiğini, davacının poliçe tanzim ve kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata uygun maluliyet raporu sunmadan başvuru yaptığını, usule aykırı başvuru nedeniyle dava şartı eksikliği nedeniyle davanın usulden reddini talep ettiklerini, geçici işgöremezlik, geçici bakıcı tazminatı ve tedavi giderinin poliçe kapsamında olmayıp işbu kalemlerin SGK'nın sorumluluğunda olduğunu, davacı kaza sırasında emniyet kemeri takmadığından müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, hesaplamada TRH-2010 mortalite tablosunun esas alınması gerektiğini, davacının ceza yargılaması sırasında şikayetlerinden vazgeçmeleri ya da uzlaşma bildirimlerinin mahkemece ceza dosyasından tetkik edilerek araştırılmasını, davalı şirket temerrüde düşürülmediğinden faiz talebinin reddi gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte temerrüde düşürüldüğü kabul edilse dahi avans faizi talebinin yerinde olmadığını, bu nedenlerle davanın dava şartı eksiliği nedeniyle reddine, aksi halde dosyada kusur ve maluliyet raporu alınmasına, hesaplamaların hazine müsteşarlığına kayıtlı uzman bilirkişilerce TRH 2010 mortalite tablosu esas alınarak yapılmasına, faize hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir.

... Sigorta A.Ş.vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plaka sayılı aracın davalı şirket nezdinde ... Genişletilmiş Kasko Sigortası Poliçesi ile sigortalı olduğunu, poliçeden dolayı İhtiyari Mali Mesuliyet bedeni olay başına poliçe limitinin 30.000 TL olduğunu, davaya konu kaza 18/07/2016 tarihinde gerçekleşmiş olup kaza tarihinden itibaren iki yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, davalı şirketin sorumluluğunun tazminatın trafik poliçesi limitlerini aşması halinde devreye girdiğini, poliçe ile manevi tazminatın teminat altına alınmadığını, davalı şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, davacının sürekli sakatlığının ATK'dan alınacak rapor ile ispatlanması gerektiğini, zarar hesabının aktüer sicilinde kayıtlı bilirkişi tarafından yapılması gerektiğini, Karayolları Trafik Kanunu’nun 99. maddesi ve yerleşmiş Yargıtay kararları gereğince, yeterli ve gerekli belgelerin eklenmesi sureti ile sigorta şirketine müracaat tarihinden öncesinde sigorta şirketinin temerrüdünün söz konusu olmadığını, sigortacı yönünden sigorta bedelini ödeme yükümlülüğü belgelerin ibrazından itibaren (8) işgünü içinde, böyle bir başvuru olmadığı takdirde dava tarihinde muaccel hale geldiğinden bu tarihlerden öncesi için faiz sorumluluklarının da bulunmadığını, olay haksız fiilden kaynaklanmakla uygulanması gereken faiz cinsinin kabul anlamına gelmemekle beraber yasal faiz olduğunu, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER VE GEREKÇE: Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilmiş olup, araçların trafik tescil kayıtları, hasar dosyaları ve poliçeler, davacının tedavi evrakları, davacının sosyal ve ekonomik durum araştırması, davacının öğrenci bilgileri, emsal ücret araştırmaları celp olunmuştur. Mahkememiz 24/08/2020 tarihli ara kararı ile tedbir talebinin dava konusuna ilişkin olmaması nedeniyle davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.

Davacı vekili 07/04/2021 tarihinde UYAP üzerinden gönderdiği dilekçesi ile, davalı ... Sigorta ile yapmış oldukları anlaşma neticesinde, kaza tarihinde sigorta şirketinin sorumlu olduğu poliçe limiti 310.000 TL kendilerine ödenmiş olup bu sigorta şirketi yönünden davadan feragat ettiklerini, ancak ...

Sigorta A.Ş.nin sigortalısı davalı ... A.Ş.ve araç sürücüsü ...'na karşı poliçe limitini aşan kısım üzerinden dava ve talep haklarının devam ettiğini beyan etmiştir.

Davalı ... Sigorta A.Ş.vekili 14/04/2021 tarihli dilekçesi ile, davacı vekili ile poliçe limiti kapsamında maddi tazminat yönünden sulh olmak ve talep hususunda karşılıklı ibralaşmakla davacının feragati doğrultusunda vekalet ücreti ve / veya yargılama gideri hususunda hiçbir taleplerinin olmadığını, davanın maddi tazminat yönünden feragat nedeniyle reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Dosya tarafların kusur oranlarının tespiti ile rapor tanzimi için İstanbul ATK.Trafik İhtisas Dairesine gönderilmiş, düzenlenen 2021/66374/8934 sayılı rapor ile, sürücü ...'nun %90, sürücü ...'ın %10 oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir.

Dosya davacının maluliyet oranının tespiti ile rapor tanzimi için İstanbul ATK 2.İhtisas Kuruluna gönderilmiş, düzenlenen 12/07/2021-12255 karar sayılı rapor ile; davacının 03.08.2013 tarih, 28727 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Maluliyet Tespiti İşlemleri yönetmenliği ile bu yönetmenlik kapsamında yer almayan bölüm, cetvel ve listeler için,11/10/2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında yapılan değerlendirme ile %55.0 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, 30.03.2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu raporları hakkında yönetmeliğe göre tüm vücut engellilik oranının %46 olduğu, Özürlülük kavramıyla meslekte kazanma gücü kaybı, çalışma gücü kaybı kavramlarının farklı kavramlar oldukları, farklı tüzük ve yönetmeliklerin, farklı bölümlerinde değerlendirildikleri, aralarında bağlantı bulunmadığı, aralarında çelişkiden bahsedilemeyeceği, İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 18 (onsekiz) aya kadar uzayabileceği, 11/10/2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğinin, 15. Maddesi kapsamında iyileşme süresi içerisinde 3 (üç) ay bir başkasının yardımına gereksinim duyabileceği belirtilmiştir.

Dosya aktüer ve sigortacı bilirkişiden oluşan bilirkişi heyetine tevdi olunmuş, düzenlenen 14/12/2021 tarihli raporda;

Anayasa Mahkemesi’ nin 09/10/2020 tarihli Resmi Gazete’ de yayımlanan 17/07/2020 tarihli 2019/40 Esas 2019/40 Karar sayılı iptal kararı dikkate alınarak Yargıtay’ ın yerleşik içtihatlarında kabul ettiği Prograsif Rant Hesaplama yöntemlerine göre hesaplama yapıldığı, her ne kadar daha önceleri Yargıtay’ ın yerleşik içtihatları bakiye ömür süresi için PMF 1931 Tablosu esas alınarak hesaplama yapılması gerektiği yönünde ise de; Yargıtay 17. HD. 2020/2598 E. sayılı dosyasından verdiği 2021/34 K. nolu ve 14/01/2021 günlü ilamında özetle denilmekle işbu raporda davacının yaşam süresinin TRH 2010-Erkek tablosu esas alınarak belirlendiği, buna göre Orhan GÜLER’ in maluliyetine ait toplam maddi zararının 737.389,80 TL olduğu, dava konusu olay tarihi 18/7/2016 olmakla, 01/06/2015 – 20/02/2019 tarihleri arasında meydana geldiğinden maluliyet tespitinin < Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik > hükümleri dikkate alınarak yapılması gerektiği, İşbu sebeple İşbu sebeple, < Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik > hükümleri esas alınarak belirlenen %46 maluliyet oranı alınarak hesaplama yapıldığı, her ne kadar davacı vekili tarafından maddi tazminat hesaplaması yapılırken esas alınacak ücretin asgari ücret üzerinden değil, davacının aldığı eğitim ve icra ettiği mesleğinin karşılığı olarak kazanacağı ücret üzerinden yapılmasını talep etse de dosya içeriğinde davacının olay tarihindeki aylık net ücretini ispata elverişli maaş bordrosu, SGK Hizmet Döküm Cetveli vb herhangi bir belge dosyaya sunulmadığından, ayrıca davacı için emsal ücret araştırma sonuçları vb. evrakların dosyada yer almadığından yerleşik Yargıtay içtihatları doğrultusunda davacının kaza tarihinden günümüze kadarki aktif devre kazançları AGİ’ li net asgari ücretler esas alınarak hesaplandığı, müterafik kusur indirimi şartları oluşmadığından, davacı için yukarıda hesaplanan tazminat miktarından müterafik kusur indirimi yapılamadığı, davalı ... Yönünden ; dava dışı ...' ın işleteni ve kaza sırasında sürücüsü olduğu ... plakalı araç, davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından 22/06/2016 – 22/06/2017 dönemi için, ... nolu “Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası” ile sigortalı olduğu, uyuşmazlık konusu kaza 18/07/2016 tarihinde meydana gelmiş olup, kaza tarihi itibariyle 0001-... nolu poliçe yürürlükte olduğundan tazminat şartları sağlandığı takdirde davalı şirketin zorunlu mali sorumluluk sigortası teminatı sunma yükümlülüğünün mevcut olduğu, davalı ...’ ın bu poliçeden doğan sorumluluğunun 73.738,98 TL olduğu, davalı ... A.Ş.' nin maliki ve Davalı ...' nun sürücüsü olduğu ... plakalı araç, davalı ... Sigorta A.Ş. ... nolu “Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası” ile sigortalı olduğu, bu poliçenin celp edilmediği, uyuşmazlık konusu kaza 18/07/2016 tarihinde meydana gelmiş olup, kaza tarihi itibariyle ...- ...-... nolu “poliçe yürürlükte olması ve tazminat şartları sağlandığı takdirde davalı şirketin zorunlu mali sorumluluk sigortası teminatı sunma yükümlülüğünün mevcut olduğu, davalı ...’ ın bu poliçeden doğan sorumluluğunun poliçe limiti olan 310.000,00 TL ile sınırlı olduğu, dosyada mübrez davalı ... vekili ve davacı vekilinin beyan dilekçeleri ile; poliçe limiti kapsamında 310.000.TL ödenmek ile maddi tazminat yönünden sulh olunduğu ve Davacı tarafından feragat dilekçesi verildiği, davalı...'ın zmm sorumluluğunun ... ve ... nolu iki ayrı zmm poliçesinden kaynaklandığı, ödendiği beyan edilen

310.000.TL nin ... nolu poliçedeki teminata isabet ettiği, Davalı...' ın ... nolu poliçe kapsamındaki 73.738,98 TL sorumluluğunun bu sulha girip girmeyeceği konusunun Mahkemenin taktirinde olduğu, davalı ... Yönünden ; davalı ... Sigortanın ... plakalı arac için kişi başına 30.000,00 TL bedelle teminat sunduğundan ve davacının bu aracın kusuruna isabet eden maluliyetinin karşılığı 737.389,80 TL olmak ile 310.000.TL zmm limitini aştığından Davalı ... in .../2 nolu < ... Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi > poliçe limiti olan 30.000 .TL sınırlı olmak üzere Davalılar ... ve ... ile birlikte sorumlu olduğu, davalı ... A.Ş. ve Davalı ... yönünden;

... A.Ş.’ nin kaza tarihi itibarıyla ... plakalı aracın maliki ve Davalı ... nin ise sürücüsü olması nedeni ile 2918 sayılı KTK 85. maddesine göre, davacının uğradığı maddi zarardan, %90 kusurlarına isabet eden ve zmm limitini aşan (737.389,80 TL (Toplam Maddi Zarar) x %90 (Kusur Oranı– 310.000,00 TL (Teminat Limiti) =) 353.650,82 TL ile müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları belirtilmiştir.

Bilirkişi raporu taraflara tebliğ olunmuş, davacı vekili ve davalı ... Sigorta AŞ.vekili rapora karşı beyan ve itirazlarını dosyaya ibraz etmişlerdir. Dosya yeniden bilirkişi heyetine tevdi olunmuş, düzenlenen 18/07/2022 tarihli ek raporda;

Kök raporun tanziminden sonra dosyaya sunulan tüm yazı cevaplarının incelenmesi neticesinde; MEB yönünden; mezun olunduktan ve pedagojik formasyon aldıktan sonra İngilizce Öğretmenliği için mezuniyetinden itibaren ne kadar sürede öğretmen olarak atamasının gerçekleştirilebileceği konusunda bir değerlendirme yapılamadığı, Özel okullar yönünden ise; özel eğitim kurumlarının ihtiyacının asıl belirleyici faktör olduğu, ücret olarak sektörde işletme sahipleri ile yapılan anlaşma belirleyici olduğundan bilgi sahibi olunamadığı, süre yönünden ise bilgi verilemediği, buna göre davacının mezun olduktan sonra ne kadar sürede işe başlayabileceği ve ne kadar ücret alabileceği tespit edilemediğinden taktir Mahkemeye bırakılmak üzere, davacının kaza tarihinden günümüze kadarki aktif devre kazançlarının AGİ’ li net asgari ücretler esas alınarak hesaplandığı, davacı ...K’ in maluliyetine ait toplam maddi zararının 1.404.253,64 TL olduğu, davalı ... Yönünden ; davalı ... tarafından sigortalı ... plakalı araç sürücüsü ...' ın % 10 oranında kusurlu olması nedeniyle, tanzim ettiği ... nolu zmm sigortası poliçesinden doğan sorumluluğunun 140.425,36 TL olduğu, davalı ... tarafından sigortalanan ve Davalı ... A.Ş.' nin maliki, Davalı ... ' nun sürücüsü olduğu ... plakalı aracın % 90 oranında kusurlu olması nedeniyle, davalı ...’ ın ... nolu zmms poliçesinden doğan sorumluluğunun ise poliçe limiti olan 310.000,00 TL ile sınırlı olduğu, kök raporda detaylı olarak açıklandığı üzere Davalı ...’ ın zmms sorumluluğunun ... ve ... nolu iki ayrı zmms poliçesinden kaynaklandığı, ödendiği beyan edilen 310.000.TL nin ... nolu poliçedeki teminata isabet ettiği, Davalı ...’ ın ... nolu poliçe kapsamındaki 140.425,36 TL sorumluluğunun bu sulha girip girmeyeceği konusunun Mahkemenin taktirinde olduğu, davalı ... Yönünden ; davalı ... Sigorta ... plakalı arac için kişi başına 30.000,00 TL bedelle teminat sunduğundan ve davacının bu aracın kusuruna isabet eden maluliyetinin karşılığı 1.263.828,28 TL olmak ile 310.000.TL zmm limitini aştığından davalı ... in .../2 nolu < ... Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi > poliçe limiti olan 30.000,00 TL sınırlı olmak üzere davalılar ... ve ... ile birlikte sorumlu olduğu, davalı ... A.Ş. ve Davalı ... yönünden ;

... A.Ş.’ nin kaza tarihi itibarıyla ... plakalı aracın maliki ve Davalı ...’ nin ise sürücüsü olması nedeni ile 2918 sayılı KTK 85. maddesine göre, davacının uğradığı maddi zarardan, %90 kusurlarına isabet eden ve zmm limitini aşan (1.404.253,64 TL(Toplam Maddi Zarar) x %90 (Kusur Oranı) – 310.000,00 TL (Teminat Limiti) =) 953.828,28 TL ile müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları belirtilmiştir. Bilirkişi ek raporu taraf vekillerine tebliğ olunmuş, rapora karşı beyan ve itiraz dilekçeleri dosyaya ibraz edilmiştir. ISLAH:

Davacı vekili 19/09/2022 tarihli ıslah dilekçesi ile, bilirkişi raporu doğrultusunda 10.000 TL tazminat taleplerini 943.828 TL artırarak 953.828 TL olarak ıslah ettiklerini beyan etmiştir.

Dava, haksız fiilden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasıdır.

Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller, alınan bilirkişi kök ve ek raporları ile birlikte tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Her ne kadar davalılardan ... Sigorta A.Ş.zamanaşımı defiinde bulunmuş ise de ,kaza tarihi olan 18/07/2016 tarihi ile dava tarihi 18/08/2020 tarihleri arasında uzamış ceza zamanaşımı süresi dolmadığı anlaşılmakla zamanaşımı defiinin reddine karar verilmiştir.

Mahkememizce yargılama devam ederken davacı vekili tarafından 07/04/2021 tarihli dilekçe ile davalı ... Sigorta A.Ş. ile sulh olmaları nedeniyle davadan feragat ettiklerini, davalı ... Sigorta A.Ş.vekilinin ise 14/04/2021 tarihli dilekçe ile davacı ile sulh olduklarını, vekalet ücreti ve yargılama giderleri taleplerinin bulunmadığını beyan ettiği görülmüştür.

Davadan feragat 6100 sayılı HMK'nun 307 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre feragat, davacının talep sonucunda kısmen veya tamamen vazgeçmesi diye tanımlanmıştır. Feragatin kayıtsız ve şartsız olacağı, dilekçe ile veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılabileceği belirtildikten sonra hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabileceği, ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğuracağı açıkça belirtilmiştir.

Davacı vekilinin vekaletnamesinin de incelenmesinde feragata yetkili olduğu görülmekle; davacının davasından feragati sebebiyle HMK 307 ve 311 maddeleri uyarınca davalı ... Sigorta A.Ş.hakkında açılan davada bu davalı yönünden feragat sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. 18/07/2016 tarihinde davalı sürücü ... yönetimindeki davalı ... Sigorta A.Ş. şirketine sigortalı, ... plaka sayılı kamyon ile ... istikametinden Kars istikametine seyir halinde iken olay mahalli kavşağa geldiğinde kavşaktan sola dönüşle Kümbetli Köyü istikametine geçiş yapmak istediği sırada Kars istikametinden ... istikametine seyreden sürücü ...sevk ve idaresindeki davalı ... Sigorta A.Ş.'ye sigortalı ... plakalı otomobilin çarpışması ve ... plaka sayılı otomobilde yolcu olarak bulunan davacının yaralanmasıyla neticelenen dava konusu kazanın meydana geldiği, davalı sürücü ...'nun sevk ve idaresindeki araçla olay mahalli kavşakta sola dönüşe geçmeden evvel yeterli kontrolü sağlaması, bölünmüş yolu takiben düz seyreden sürücü ...yönetimindeki vasıtaya ilk geçiş hakkını vermesi gerekirken bu hususlara riayet etmediği, sürücü ...yönetimindeki vasıtanın seyir istikametini kapattığı anlaşılmakla kazanın oluşumunda %90, sürücü ...'ın ise sevk ve idaresindeki araçla kavşak mahalline yaklaşırken kontrollü ve tedbir alabilecek vaziyette müteyakkız seyretmesi, zamanında etkin tedbire başvurması gerekirken bu hususlara riayet etmediği anlaşılmakla kazanın oluşumunda %10 kusurlu olduğu yönünde yapılan kusur oranlamasına olayın oluş şekli ve deliller kapsamında mahkememizce de itibar edilmiştir.

Mahkememizce kusur ve maluliyet oranları dikkate alınarak yeterli izahatı içerir, denetlenebilir ve hükme esas alınabilir nitelikteki aktüer ve sigortacı bilirkişi tarafından yapılan incelemelere göre (TRH 2010 Yaşam Tablosuna ve davacının 18/07/2016 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanmasının Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek

Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre) davacının geçici ve daimi maluliyet zararının 953.828,00 TL olarak hesaplanmış olup her ne kadar davalı ... A.Ş.davacının emniyet kemerini takmadığından bahisle müterafik kusur indirimi yapılmasını talep etmiş ise de, dosya kapsamında davacının kaza anında emniyet kemeri takmadığına ilişkin delil bulunmadığından ve şartları oluşmadığından müterafik kusur indirimi yapılmasına yer olmadığı değerlendirilerek davalılar ..., ... A.Ş.ve ... Sigorta A.Ş.aleyhine açılan maddi tazminat davasının ıslah dilekçesi kapsamında Kabulü ile, 953.828,00 TL'nin zararın Davalılar ... ve ... A.Ş.'den kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı ...

Sigonrta A.Ş.'den ise poliçe limiti olan 30.000 TL ile sınırlı olmak üzere dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsilde mükerrer olmamak şartıyla müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.

Manevi tazminat talebi yönünden; 6098 Sayılı TBK 56. Maddesinde manevi tazminat düzenlenmiştir: ''Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.''

Bu madde kapsamında manevi tazminat olarak verilecek paranın miktarının belirlenmesinde hakkaniyet gözetilmelidir. Çünkü kanunun takdir hakkı verdiği hususlarda hakimin hak ve nisfetle hüküm vereceği Medeni Kanun'un 4. maddesinde belirtilmiştir.

Manevi tazminat olarak ödettirilecek miktar cezalandırma amacına kaçmamalıdır. Çünkü zararın karşılanması amacı kusurlu olana yalnız hukukun ihlalinden dolayı yapılan bir kötülük değil, zarara uğrayanda bir huzur duygusunu doğurmaktır. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hâkim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Hâkim bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. (HGK 23/06/2004, 13/291-370)

Manevi tazminatın hukuki niteliği, bu kapsamda zenginleşmeye meydan vermemesi ve fakat aynı zamanda davacıdaki manevi zararı giderecek nitelikte olması gözönüne alınarak, duyduğu elem'i gidermek bakımından davacı lehine kazanın tarihi, oluş şekli, tarafların kusur durumları, davacının yaşı, yaralanmasının niteliği, maluliyet oranı, paranın alım gücü, tarafların dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal durumları dikkate alınarak 100.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar ... ve ... A.Ş.'den tahsilde mükerrer olamamam şartıyla müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, kalan kısımlar yönünden davanın reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm tesis olunmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ve dosya içeriğine göre;

1.Davalı ... Sigorta A.Ş hakkında açılan davada davacının bu davalı yönünden feragati sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına,

2.Davalılar ..., ... A.Ş. ... Sigorta A.Ş (... Sigorta) aleyhine açılan maddi tazminat davasının ıslah dilekçesi kapsamında KABULÜ ile, 953.858,00 TL'nin davalılar ... ve ... A.Ş'den kaza tarihi olan 18/07/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... Sigorta A.Ş yönünden ise poliçe limiti olan 30.000,00 TL ile sınırlı olmak şartıyla dava tarihi olan 18/08/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilde mükerrer olmamak şartıyla müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,

3.Manevi tazminat davası yönünden davanın KISMEN KABUL / KISMEN REDDİ ile, 100.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 18/07/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar ... ve ... A.Ş'den tahsilde mükerrer olmamak şartıyla müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,

4.Kalan kısımlar yönünden davanın reddine,

5.Davalı ... Sigorta A.Ş.hakkında açılan davada davadan feragat nedeniyle talep gibi taraflar adına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

6.Maddi tazminat davası yönünden;

a)Harçlar tarifesi gereğince alınması gereken 65.155,99 TL karar harcının peşin alınan 170,77 TL harç, 3.300 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 3.470,77 TL'den mahsubu ile bakiye 61.685,22 TLnin davalılardan tahsilde mükerrer olmamak şartıyla müteselsilen tahsili ile hazineye irad kaydına, (davalı ... Sigorta A.Ş. 2.049,30 TL'sinden sorumlu)

b)Karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince 122.921,08 TL ücreti vekaletin davalılar ..., ... A.Ş.ve ... Sigorta A.Ş.'den tahsilde mükerrer olmamak şartıyla müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, (davalı ... Sigorta A.Ş. 9.200,00 TL'sinden sorumlu)

7.Manevi tazminat davası yönünden;

a)Harçlar tarifesi gereğince alınması gereken 6.831,00 TL karar harcının peşin alınan 3.415,51 TL 'den mahsubu ile bakiye 3.415,49 TLnin davalılar ... ve ... A.Ş.'den tahsilde mükerrer olmamak şartıyla müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına,

b)Karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince 16.000,00 TL ücreti vekaletin davalılar ... ve ... A.Ş.'den tahsilde mükerrer olmamak şartıyla müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

c)Karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince reddedilen miktar itibarı ile 16.000,00 TL ücreti vekaletin davacıdan tahsili ile kendini vekil ile temsil ettiren davalı ... A.Ş.'ye verilmesine,

8.Davacı tarafından yapılan bilirkişi, posta, ATK masrafı olmak üzere toplam 5.535,25TL yargılama giderinin kısmen kabul ve redde göre hesaplanan 5.055,52 TL'sinin davalılardan tahsilde mükerrer olmamak şartıyla müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, Ayrıca davacı tarafından peşin +ıslah ile yatan toplam 6.886,28 TL'nin davalılardan alınarak davacıya ödenmesine,

9.Davalılar tarafından yapılan ve dosyaya yansıyan yargılama gideri bulunmadığından hüküm kurulmasına yer olmadığına,

10.6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.360,00-TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul reddi oranında yapılan hesaplama neticesinde 1.242,13 TL'sinin davalılardan, 117,87 TL'sinin davacıdan tahsili ile Hazine adına gelir kaydına,

11.Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 Hafta süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.21/12/2022 Başkan ... E-İMZALI Üye ... E-İMZALI Üye ... E-İMZALI Katip ... E-İMZALI

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.