11. Ceza Dairesi
11. Ceza Dairesi 2022/11360 E. , 2023/4085 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Bolu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.10.2014 tarihli ve 2014/90 Esas, 2014/209 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ve 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl 4 ay hapis ve 10.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2.Bolu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.10.2014 tarihli ve 2014/90 Esas, 2014/209 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 26.09.2017 tarihli ve 2017/15881 Esas, 2017/18897 Karar sayılı kararı ile sanığa yüklenen dolandırıcılık suçu nedeniyle, hükümden sonra 02.12.2016 tarihli ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini zorunluluğu gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
3.Bolu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.05.2018 tarihli ve 2017/293 Esas, 2018/121 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
4.Bolu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.05.2018 tarihli ve 2017/293 Esas, 2018/121 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 04.04.2022 tarihli ve 2021/14043 Esas, 2022/5601 Karar sayılı kararı ile sanığın savunma hakkının kısıtlanması nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
5.Bolu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.10.2022 tarihli ve 2022/224 Esas, 2022/269 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği üzerine atılı suçu işlemediğine ve mahkumiyet kararının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Olay tarihinde, kimliği tespit edilemeyen meçhul bir erkek şahsın katılanı 0539 (...) (...) (...) ve 0537 (...) (...) (...) numaralı hatlardan arayarak kendisini Cumhuriyet savcısı olarak tanıtıp "üzerine kayıtlı 8 telefon hattı var, bu hatları PKK terör örgütü kullanıyor, İş Bankası hesaplarında yanlışlık var, onu düzeltmemiz gerek, bunun için bankamatiğine gidip 14.000,00 TL'yi Malatya Denizbank şubesindeki ... adına kayıtlı hesaba gönder" demesine müteakip katılanın, sanık ...'ın hesabına 14.000,00 TL para gönderdiği, aynı gün gönderilen paranın sanık tarafından çekildiği anlaşılmaktadır.
2.Sanık savunmasında ... ... isimli arkadaşının abisinden para geleceğini söyleyerek kendisinden hesap numarasını istediğini, hesabına gelen parayı da çekip ... ...'a verdiğini beyan ederek üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiştir.
3.Hakkında verilen beraat kararı kesinleşen sanık ... ... savunmasında sanık ...'ı tanıdığını ancak sanıktan hiçbir zaman hesap numarası istemediğini belirtmiştir.
4.Sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 Kanun'un 253 üncü ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak katılanın uzlaşma teklifini kabul etmemesi nedeniyle uzlaşmanın sağlanamadığı anlaşılmıştır.
5.Mahkemece, sanığın suçtan kurtulmaya yönelik savunmasına itibar edilmemiş ve kendisini kamu görevlisi olarak tanıtan meçhul erkek şahıs ile birlikte hareket ederek katılandan menfaat temin etmek suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediği kabul edilerek temyiz incelemesine konu mahkûmiyet hükmü kurulmuştur. IV. GEREKÇE
1.Sanık savunması, katılan beyanı, kamera görüntüleri, dekontlar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanığın mahkûmiyetine karar veren mahkemenin takdir ve kabulünde bir isabetsizlik bulunmamış, sanığın üzerini atılı suçu işlemediği yönündeki temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bolu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.10.2022 tarihli ve 2022/224 Esas, 2022/269 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
17.05.2023 tarihinde karar verildi.