4. Ceza Dairesi
4. Ceza Dairesi 2021/2901 E. , 2023/17041 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.... Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.05.2011 tarihli ve 2010/841 Esas, 2011/302 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 265 inci maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi ve 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi uyarınca verilen 6 ay 20 gün hapis cezasına ilişkin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına,
2.... Asliye Ceza Mahkemesi'nin 10.06.2015 tarihli 2014/413 Esas, 2015/1036 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 04.02.2014 tarihinde işlediği kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası ,29 uncu maddesi, 62 nci maddesi uyarınca 50 gün karşılığı 1.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin, 17.05.2011 tarihli ve 2010/841 Esas, 2011/302 Karar sayılı dosyasına ihbarda bulunulmasına,
3.... Asliye Ceza Mahkemesinin kararı ile sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteğinin re'sen tespit edilecek nedenlere ilişkin olduğu belirlenmiştir. III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın, yapılan trafik uygulamasında alkollü araç kullanan oğluna cezai işlem uygulanması üzerine görevli polis memurlarına yönelik "Siz de vicdan yok mu? nasıl insansınız, sizi ...'a sürdüreceğim, Allah yok mu?." demek suretiyle görevini yaptırmamak için direndiği kabul edilerek cezalandırılmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler, şikâyetçilerin beyanları ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede yerinde görülmeyen temyiz nedenleri reddedilmiştir. Ancak; 5237 sayılı Kanun'un 265 inci maddesinde "Görevi yaptırmamak için direnme." başlığıyla, seçenek hareketli ve amaçlı bir fiil olarak düzenlenen ve görevin yapılmasını önleme maksadıyla kamu görevlisine karşı gelinmesi eylemlerini cezalandıran suç tipinde; hareketin "cebir veya tehdit" şeklindeki icrai davranışlarla işlenebileceğinin öngörüldüğü ve belirtilen tipik hareketleri içermeyen pasif direnme fiillerinin bu suçu oluşturmayacağı göz önüne alınmalıdır.
Somut olayda sanığın, "Siz de vicdan yok mu? nasıl insansınız, sizi ...'a sürdüreceğim, Allah yok mu?. " diyerek görevlilerin görevlerini yapmalarını engellediğinin kabul edilmesi ve bu sözlerin tehdit niteliğinde olmaması karşısında; görevi yaptırmamak için direnme suçunun cebir veya tehdit unsurunun ne şekilde gerçekleştiği açıklanmadan yetersiz gerekçeyle hükümlülük kararı verilmesi hukuka aykırı değerlendirilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.04.2023 tarihinde karar verildi.