3. Ceza Dairesi
3. Ceza Dairesi 2021/16717 E. , 2023/2804 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1..... Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.01.2019 tarihli ve 2017/224 Esas, 2019/30 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 62 nci maddesi, 63 üncü maddesi ve 3713 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2.... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 05.03.2019 tarihli ve 2019/460 Esas, 2019/504 sayılı Kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3.Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 14.10.2021 tarihli, onama görüşünü içerir Tebliğname Dairemize tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ve müdafiinin temyiz istemleri özetle;
1.Eksik inceleme ile karar verildiğine,
2.Sanığın ByLock kullanmadığına, ByLock'un hukuka aykırı delil niteliğinde olduğuna,
3.Dini sohbet toplantılarına katılmanın cezalandırma delili olamayacağına,
4.Tanıkların mahkeme huzurundaki beyanlarında sanık lehine anlatımlarda bulunduklarına, bu beyanların esas alınması gerektiğine,
5.Dernek üyeliğinin yasal faaliyet olduğuna,
6.Hata hükümlerinin değerlendirilmesi gerektiğine,
7.Suçun unsurlarının oluşmadığına ve,
8.Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın kendisi adına kayıtlı telefon hatları üzerinden FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyeleri tarafından gizli haberleşme aracı olarak kullanılan ByLock programını telefonuna yüklediği ve kullandığı, örgüt içerisinde önce ev ablası, daha sonra bölgeci ve büyük bölgeci olarak görevler yaptığı, bu şekilde üzerine atılı FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği sabit görülerek mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve tüm dosya kapsamına göre;
Tanıkların aşamalardaki ifadelerinde, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün sözde Beşirli isimli bölgesi içerisinde bölgeci olarak görev yaptığını beyan etmiş olmaları gözetildiğinde, sanığın örgütsel konumu ve faaliyetlerine göre, tayin olunan temel cezada alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Gizliliği sağlamak amacıyla örgütsel haberleşme aracı olarak ... ID numaralı ByLock kullanıcısı olan, bir kısım tanıkların hazırlık aşamasında bir kısım tanıkların ise kovuşturma aşamasında alınan beyanlarında sanığın örgüt içerisinde ev ablası, bölgeci ve büyük bölgeci gibi görevler yaptığına dair anlatımlarda bulunmuş olmaları nazara alındığında, sanığın örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla dahil olup süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluluk arz eden faaliyetlerde bulunmak suretiyle örgüt üyesi olduğuna dair kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı;
Yapılan yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, ancak; Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, İlk Derece Mahkemesi kararında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan sanığa verilen temel cezanın 3713 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca artırılması sırasında artırım oranının doğru uygulanmasına karşın uygulanan kanun maddesinin fıkra belirtilmeksizin aynı Kanun'un 5 inci maddesi olarak gösterilmesi dışında hükümde hukuka aykırılık bulunmuştur V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 05.03.2019 tarihli ve 2019/460 Esas, 2019/504 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün ikinci fıkrasından "5 inci maddesi” ibaresinin çıkarılması ve yerine "5/1 inci maddesi" ibaresinin eklenmesi suretiyle diğer yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Trabzon 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.05.2023 tarihinde karar verildi.