(Kapatılan) 20. Hukuk Dairesi
(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2006/14542 E. , 2006/15543 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R
Davacı gerçek kişi, 08.10.2001 tarihli dilekçesiyle, ... (...) Hurşitler mevkii 3647 ve 3650 sayılı parsellerin, murisine ait eski tarihli tapu kaydı kapsamında kaldığı, 1946 orman sınırları içindeyse de, 1975 yılında 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. maddesi gereğince orman rejimi dışına çıkarıldığı, 30 yıldan fazla süredir zilyetliğinin devam ettiği iddiasıyla, Hazine adına oluşan tapu kayıtlarının iptali ve adına tescilini istemiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişi tarafından temyiz edilmiştir. Dava, tapu iptali ve tescile ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde dava tarihinden önce 1946 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 24.03.1976 tarihinde ilan edilerek dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2/B uygulaması, 1987 yılında yapılıp, 04.06.1987 tarihinde ilan edilerek dava tarihinden önce kesinleşen aplikasyon ve 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması vardır. ... (...) 3647 ve 3650 parsel sayılı 2401 m2 ve 4542 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, 1988-1992 arasında yapılıp, 28.01.1993 ila 01.03.1993 tarihleri arasında ilan edilerek kesinleşen arazi kadastrosunda, ...’in kullanımında olduğu beyanlara yazılarak Hazine adına tesbiti itirazsız kesinleşmekle tapu kaydı oluşmuştur.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, kesinleşmiş orman kadastrosu, ... tefrik haritası ve 6831 Sayılı Yasanın 2. madde tutanakların ve haritalarının uygulamasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi raporuyla çekişmeli parsellerin 1946 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içindeyken, 1961 yılında yapılıp kesinleşen genel arazi kadastrosunda orman olarak tapulama dışı bırakıldığı, 1976 yılında yapılıp kesinleşen aplikasyon ve 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, 1345 parsel sayısı ile 1980 yılında Hazine adına tescil edildiği, gerçek kişilerin itirazı üzerine Kadastro Mahkemesinin 11.06.1984 ... ve 1984/417-879 sayılı kararı ile bu tecilin ikinci kadastro sayılarak iptal edildiği, 1988 yılında tekrar Hazine adına tesbit edilip, kadastro tesbitinin itirazsız kesinleştiği, çekişmeli taşınmazların ... uygulamasına konu edilmediği belirlendiğine, davacı tarafın tutunduğu tapu kaydının 1961 arazi kadastrosunda dava dışı 195 ila 245 ve 352 ila 358 sayılı parselle uygulandığı, sınırlarının memleket haritasında da yer verilen mevkii isimleri olduğu, bu sınırlar birer doğru ile birleştirildiği taktirde, içinde tapu kaydının revizyon gördüğü parseller dışında kesinleşmiş orman kadastrosunda orman olarak sınırlandırılan devlet ormanlarının da bulunduğu, bu nedenlerle 3402 Sayılı Yasanın 20/C maddesi gereğince kapsamının yüzölçümüne değer verilerek saptanacağı, tapu kaydının uygulandığı kadastro parselleri ile çekişmeli taşınmazlar arasındaki mesafe gözetildiğinde çekişmeli parsellerin davacıların tutunduğu tapu kaydının yüzölçümü ile geçerli kapsamı içinde olduğunun kabul edilemeyeceği, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği koşulları yönünden ise; 6831 Sayılı Yasanın 2. maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerler kazandırıcı zamanaşımı yoluyla edinilemeyeceği gibi, arazi kadastrosunda orman olarak tapulama dışı bırakıldığı 1961 yılından, Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı 1976 yılına, bu tarihten Hazine adına tesbit edildiği 1980 yılına ve bu tarihten, gerçek kişilerin açtığı dava sonucu tekrar tapulama dışı bırakıldığı 1984 yılına, bu tarihten sonra da yine, belediye sınırları içine alındığı 1987 ve Hazine adına tesbitinin yapıldığı 1988 yılına kadar, kesintisiz ve nizasız 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı süresinin hiçbir zaman dolmadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 16/11/2006 günü oybirliğiyle karar verildi.