1. Ceza Dairesi
1. Ceza Dairesi 2012/4962 E. , 2013/813 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
TÜRK MİLLETİ ADINA
1.a) Sanık ... müdafiinin yüzüne karşı verilen 16.01.2012 tarihli hükme yönelik olarak, sanık ...’in 09.07.2012 tarihli dilekçe ile sağlık nedeniyle temyizi unuttuğundan bahisle eski hale getirme talebinde bulunarak hükmü temyiz etmiş ise de; sanık tarafından sağlık durumunun belgelendirilmediği, soyut iddia dışında da haklı gerekçe bulunmadığı anlaşılmakla, 5271 sayılı CMK.nun 40 maddesindeki "eski hale getirme" hakkından faydalanamayacağı gözetilerek, sanık ...'in yasal süresinden sonra yapmış olduğu temyiz isteminin,
b)Sanık ... hakkında mağdurlar ..., ... ve ...'yı kasten yaralama suçlarından doğrudan verilen adli para cezasına ilişkin mahkumiyet kararları, hüküm tarihi itibariyle 5320 sayılı Yasa'ya 31.03.2011 tarih ve 6217 sayılı Yasa ile eklenen geçici 2. madde gereğince kesin nitelikte olup, temyizi mümkün bulunmadığından, sanık müdafiinin bu suçların vasfına yönelik olmayan temyiz isteminin,
c)Sanık ...'un mağdurlar ... ve ...'yı kasten yaralama suçlarından verilen beraat, sanık ...'un mağdur ...'yı öldürmeye teşebbüs suçundan verilen beraat ile mağdur ...'yı kasten yaralama suçundan verilen TCK.nun 73/4 ve CMK 223/2-8 düşme kararlarını temyizlerinde hukuki yararları bulunmadığından sanıklar ... ve ... müdafiinin bu hükümlerin gerekçelerine yönelik olmayan temyiz isteminin, CMUK.nun 317. maddesi gereğince reddine karar verilmiştir.
2.a) Sanık ... hakkında mağdur ...'u kasten yaralama, sanık ... hakkında mağdur ... ...'i silahla tehdit, sanık ... hakkında mağdure ...'i kasten yaralama ve suç üstlenme, sanık ... hakkında mağdur ...'u kasten yaralama suçlarından verilen "hükmün açıklanmasının geri bırakılması"na dair karar, 5271 sayılı CMK.nun 231/12. maddesi uyarınca itiraz yoluna tabi olup, sanık müdafiinin itirazı üzerine ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin 22.06.2012 tarihli kararı ile verilen itirazın reddine dair karar CMK'nun 271/4. maddesine göre kesin nitelikte olup temyiz yasa yoluna bağlı bulunmadığından, sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında yukarıda belirtilen suçlar yönünden kurulan hükümler inceleme dışı bırakılmıştır.
b)Sanık ... hakkında mağdurlar ... ve ...'i kasten yaralama, 6136 sayılı Yasaya aykırılık, sanık ... hakkında mağdur ...'yı kasten yaralama suçlarından verilen "hükmün açıklanmasının geri bırakılması"na dair karar, 5271 sayılı CMK.nun 231/12.maddesi uyarınca itiraz yoluna tabi olup, temyizi olanaklı olmadığından bu hususta mahallince değerlendirme yapılması mümkün görülmüş ve bu hükümler inceleme dışı bırakılmıştır.
3.Adli Sicil kaydına göre; sanık ...'a ... Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesi'nin 09.07.2009 tarih ve 310/354 sayılı kararı ile verilen tedbire çevrili 2 ay 15 gün hapis cezasının 17.07.2009 tarihinde kesinleştiğinin anlaşılması karşısında, ilamın infazlı şerhli bir onayının dosyaya getirtilerek sanık hakkında TCK.nun 58.maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılması gerektiğinin düşünülmemesi, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
4.Temyiz kapsamına göre; sanık ... hakkında maktul ...'yi kasten öldürme, sanık ... hakkında mağdur ...'u kasten yaralama, sanık ... hakkında mağdurlar ... ve ...'yı kasten yaralama, sanık ... hakkında mağdur ...'yi kasten yaralama, sanık ... hakkında mağdurlar ... ve ...'i kasten yaralama, sanık ... hakkında mağdur ...'yi kasten yaralama, sanık ... hakkında mağdur ...'yı kasten yaralama suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinin incelemesinde;
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıkların suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde sanık ...'nın kasten öldürme suçunun niteliği tayin, takdire ve kasten öldürme suçunda tahrike ilişen cezayı azaltıcı sebeplerinin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında haksız tahrikin varlığı kabul edilmiş, savunmaları inandırıcı gerekçeler ile kısmen kabul kısmen reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde eleştiri ve bozma nedenleri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık ... müdafiinin sübuta, yasal savunma koşullarının varlığına, sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... müdafiinin sübuta, yasal savunma koşullarının varlığına, eylemlerin basit yaralama suçunu oluşturduğuna, sanık ... müdafiinin sübuta yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle; A) Sanık ... hakkında kasten öldürme suçundan kurulan hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi (ONANMASINA),
B) Sanık ... hakkında mağdur ...'u kasten yaralama, sanık ... hakkında mağdurlar ... ve ...'yı kasten yaralama, sanık ... hakkında mağdur ...'yı kasten yaralama, sanık ... hakkında mağdurlar ... ve ...'i kasten yaralama, sanık ... hakkında mağdur ...'yı kasten yaralama, sanık ... hakkında mağdur ...'yı kasten yaralama suçlarından kurulan hükümler yönünden;
Sanıklar ve mağdurların mensubu bulunduğu ..., ..., ... ve ... soy isimli ailelerin hemşehri olup olayın meydana geldiği ... ilçesine yerleştikleri, ayrıca aralarında akrabalık bağının da bulunduğu, 2009 yılı yerel seçimlerinde ... ailesinden ...'in mahalle muhtarlığı için aday olduğu, ... soy isimli ailenin kendisini desteklemesine rağmen ... ve ... soy isimli ailelerin kendisine destek vermeyip oyda vermedikleri, ...'in de seçimi kazanamaması nedeniyle ...- ... aileleri ile ... - ... aileleri arasında husumet oluştuğu, suç tarihi öncesinde de bu aileler arasında adli makamlara intikal eden kavgaların olduğu, son olarak 21.02.2011 tarihinde ...'nın eşi ...'ı darp etmesi olayının güvenlik güçlerine intikali üzerine yapılan soruşturma nedeniyle 23.02.2011 tarihinde jandarma karakol komutanlığına giden ... ailesi ile ...'in da akrabası olmaları nedeniyle karakola giden maktul ... ve babası ... arasında çıkan tartışma sonucunda ... ailesinden mağdur ...'ın maktulün babası ...'i darp ettiği,
Olay tarihinde ise maktulün babası ... ile annesi ... ve kız kardeşi ...'in halk pazarına gittikleri, saat 18:15 sıralarında pazardan çıktıkları sırada önde yürüyen ...'in ... ile karşılaştığı, ...'nın bir gün önce Jandarma Karakol Komutanlığında meydana gelen olay nedeniyle ...'e, babasını kast ederek sinkaflı küfürler ettiği ayrıca yanına gelen ...'in de aynı şekilde küfürler ettiği, pazar yerinde ayrılan ..., ... ve ...'in ... ailesinden mağdure ..., ..., ..., ..., ... ve ... ile karşılatıkları aralarında tekrar çıkan tartışma üzerine pazarcılık yapan ... soyisimli sanıkların ... ailesinin yanına geldiği, ayrıca her iki tarafında cep telefonları ile yakın akrabalarına haber etmeleri üzerine kısa sürede olay yerinin kalabalıklaştığı, otogar girişi ve giriş üzerindeki cadde üzerinde taraflar arasında çıkan kavgada ateşli silahların, kesici aletlerin ve sopaların kullanıldığı, emniyet güçlerinin müdahelesine rağmen kavga olayının bir süre devam ettiği, ancak ilçede görev yapan tüm ekiplerin müdahalesi ile kavganın sonlandırabildiği, olay yerinde yapılan incelemede 5 adet bıçak, 6 adet kırık sopa, 1 adet metal boru ve 2 farklı silahtan atılmış 7 adet 7.65 mm çaplı boş kovan bulunduğu,
Kavga sırasında sanık ...'in olay yerine sonradan gelen maktul ...'ye tabanca ile ateş ederek öldürdüğü, aynı grupta yer alan mağdur-sanık ...'in bıçakla mağdur ...'u sol göğüs alt kısımdan kalp sağ ventrükül ön duvarında yaklaşık 2 cm uzunluğunda yaralanma sonucu hayati tehlikeye neden olacak ve 4. kot sternum bileşke noktasında hayati fonksiyonlara etkisi orta ( 2.) derece kırık oluşacak şekilde, karşı grupta yer alan sanıklar ..., ... ve ...'ın mağdure ...'nin kafa bölgesini hedef alarak sopalarla vurmaları sonucu mağdurenin epidural hematom nedeniyle hayati tehlike geçirecek şekilde, sanıklar ... ve ...'in mağdur ...'ın kafa bölgesini hedef alarak sopalarla vurmaları sonucu mağdurun sağ frontalde fraktür ve sağ ön kolda ulna diafiz kırığı nedeniyle hayati tehlike geçirecek ve kırıkların hayati fonksiyonlara etkisi orta ( 3. ) derecede olacak şekilde, sanık ...'in mağdur ...'in kafa bölgesini hedef alarak sopa ile vurması sonucu sol maksiller sinus antreior duvarında lineer fraktür, nazal kemikte multible fraktür hatları oluşacak, epidural hematom nedeniyle hayati tehlike geçirecek ve kırıkların hayati fonksiyonlara etkisi ağır ( 4. ) derecede olacak şekilde, sanık ...'un mağdur-sanık ...i'in kafa bölgesini hedef alarak sopa ile vurması sonucu sol pariatal kemikte fraktür, beyinde subaraknoid kanama ve epidural hematom nedeniyle hayati tehlike geçirecek ve kırıkların hayati fonksiyonlara etkisi orta ( 2. ) derecede olacak şekilde yaralandıkları olayda;
a)Taraflar arasındaki önceye dayalı husu... varlığı, olayda kullanılan aletlerin elverişliliği, hedef alınan bölgeler, yaraların yerleri ve niteliği ile kolluk güçlerinin müdahalesi sonucu eylemlerin sonlandırıldığı dikkate alındığında, sanıkların eyleme bağlı olarak ortaya çıkan kastlarının öldürmeye yönelik olduğu gözetilmeden, sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ...'in kasten öldürmeye teşebbüs suçundan ayrı ayrı cezalandırılmaları yerine suç niteliğinde hataya düşülerek yazılı şekilde kasten yaralama suçundan hüküm kurulması,
b)Mağdurlardan kaynaklanan ve tahrik oluşturan söz ve hareketlerin denetime imkan verecek şekilde karar yerinde gösterilmemesi,
c)Kabule göre de; aa ) Mağdurlar ..., ... ve ...'in silahtan sayılan sopa, mağdur ...’in ise silahtan sayılan bıçak ile sanıkların eylemi sonucu kemik kırığı oluşacak ve hayati tehlike geçirecek şekilde yaralanmaları karşısında, 5237 sayılı TCK.nun 44. maddesi gereğince aynı eylem nedeniyle oluşan birden fazla neticesi sebebiyle ağırlaşan yaralamada sanıkların en ağır netice doğuran artırım nedeninden sorumlu tutulması gerektiği, bu nedenle, haklarında 87/1 maddenin d ve son bentlerinin uygulanması halinde ayrıca 87/3 madde nedeniyle artırım yapılamayacağının gözetilmemesi, bb) Gerekçede, Sanık ... hakkında mağdur ...'u silahla yaralama suçundan TCK 86/2,3-e, 29/1 maddeleri gereğince uygulama yapıldığı belirtilmesine karşın hüküm fıkrasında sanık hakkında TCK 86/1,3-e, 87/1-d,87/1-d-son, 87/3,29,62. maddeleri gereğince uygulama yapılarak gerekçe ile hüküm arasında çelişki yaratılması,
Bozmayı gerektirmiş olup, sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin kısmen tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak (BOZULMASINA), kurulan hükümde sanıklar aleyhine temyiz istemi bulunmadığından CMUK.nun 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı itibariyle kazanılmış haklarının korunmasına, 31/01/2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.