Esas No
E. 2021/13287
Karar No
K. 2023/2024
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

7. Ceza Dairesi         2021/13287 E.  ,  2023/2024 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2015/521 E., 2016/56 K.
SUÇ: 6831 sayılı Orman Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM: Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

Silifke 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.02.2016 tarihli ve 2015/521 Esas, 2016/56 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 6831 sayılı Orman Kanunu'na (6831 sayılı Kanun) muhalefet suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteği, suç tutanağının aksi ispat edilinceye kadar geçerli olduğuna, yangın sanığın sorumlu olduğu nakil hattından çıktığından eylemin sabit olduğuna, atılı suçtan cezalandırılması gerektiğine ve re'sen tespit edilecek nedenlerle kararın bozulması talebine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

1.19.07.2015 tarihli yangın tutanağında orman ve ziraat alanının örtü yangını ile zarar gördüğü, yangın çıkış nedeni araştırıldığında Tedaş'a ait enerji nakil hattı tellerinin gevşek durumda olduğu, şiddetli rüzgardan dolayı tellerin birbirine temas etmesiyle kıvılcım çıkardığı kanaati ile tutanak düzenlendiği belirtilmiştir.

2.21.07.2015 tarihli orman suç tutanağında 6 dekar orman alanında örtü yangını meydana geldiği, yangın başlangıç noktasında Tedaş'a ait enerji nakil hattındaki tellerin gevşek durumda olduğu, rüzgar nedeniyle tellerin birbirine teması ile çıkan kıvılcımın aleve neden olduğu, olay yerinde şüpheli şahsa rastlanmadığı tespit edilmiştir.

3.21.08.2016 tarihli kolluk araştırma tutanağında ilgili yerde Tedaş ilçe başmühendisliğinin bakım veya onarım işlerinden sorumlu kişisinin vardiya amiri ... olduğu bildirilmiştir.

4.Sanık savunmasında Tedaş'ta iş güvenliği kaptanı olarak çalıştığını, görevinin elektrik kazalarına karşı personelin eğitimi ve bilgilendirmesi olduğunu, elektrik telleri birbirine çarptığında sigorta otomatik olarak atacağından enerji kesileceği için kıvılcım çıkarma ihtimalinin olmadığını, aynı zamanda işletmenin elektrik arıza servisinin de sorumlusu olduğunu, işletmede arıza ile ilgili asıl sorumlu mühendisin Mahmut ... olduğunu beyan etmiştir.

5.Tedaş'ın 03.12.2015 havale tarihli yazısında 13.05.2015 tarihinde yayınlanan Tedaş iş sağlığı ve güvenliği kaptanı çalışma prosedürü dosyaya sunulmuştur.

6.Tutanak tanıkları keşifte elektrik tellerinin sarkık vaziyette olduğunu, rüzgarın etkisi ile ağaçların tellere değmesi ile yangın çıkmış olabileceğini beyan etmişlerdir.

7.Mahallinde yapılan keşif neticesinde orman bilirkişisi raporunda yanan orman alanının kuzeyinde ev olduğu, yangının orman alanının kuzeyinden güneye doğru ilerlediği, yangının evin bulunduğu yerden başladığı, örtü ve tepe yangını şeklinde gerçekleştiği, suça konu yerin kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içinde olduğu, 0.614 hektar alanda orman ağacının zarar görmediği, fen bilirkişisi tarafından düzenlenen raporda orman kadastrosunun 2014 yılında kesinleştiği ancak tapu kütüğüne tescil edilmediği, yanan alanın 6140 m2 olduğu tespit edilmiştir. Elektrik mühendisinin hazırladığı raporda, nakil hattının bölgenin genelinde olduğu gibi yorgun ve yıpranmış durumda olduğu, nakil hattı altında ağaç kesimi yapıldığı, enerji nakil hatları başında tekniğine uygun koruyucu sistemler olmadığı, yangından sonra enerjinin manuel olarak kesildiği, koruyucu sistemlerin olması durumunda kısa devre durumunda otomatik olarak hattın enerjisiz kalacağı, periyodik kesim ve temizliğinin yapılmadığı, sanığın nakil hattının onarılması ve yenilenmesi konusunda kendiliğinden karar vermesinin mümkün olmadığı, yangının enerji nakil hattından çıkmasının mümkün göründüğü, sanığın yetki ve sorumluluğunu yeterince tarif edilmediği ve sanığın kusurunun bulunmadığı tespit edilmiştir.

IV. GEREKÇE

Orman İdaresi vekilinin katılma talebi hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmeden yargılama sonlandırılmış ise de, katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunan, 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesi uyarınca hükmü temyize hakkı bulunduğu belirlenen Orman İdaresinin aynı Kanun'un 237 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davaya katılmasına karar verilerek yapılan incelemede;

1.Sanık hakkında kurulan hükme yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde; 19.07.2015 tarihli yangın tutanağı, 21.07.2015 tarihli orman suç tutanağı, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın Tedaş'ta iş sağlığı ve güvenliği kaptanı olarak çalıştığına dair savunması, elektrik mühendisi bilirkişisi tarafından düzenlenen raporda sanığın meydana gelen yangında kusurunun bulunmadığının tespitine göre sanığın savunmasının aksine atılı suçu işlediği yönünde mahkûmiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı anlaşılmakla sanığın atılı suçtan beraatine karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.

2.Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, 5271 sayılı Kanun'un 324 üncü maddesinin birinci fıkrasına göre avukatlık ücreti yargılama giderlerinden olup, aynı Kanun'un 327 nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “beraat eden kişinin önceden ödemek zorunda kaldığı giderler, Devlet hazinesince üstlenilir” hükmü dikkate alınarak, beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık lehine hükmedilen vekâlet ücretinin Hazine'den alınarak sanığa verilmesi yerine yazılı şekilde "'Devletten" alınarak sanığa verilmesine karar verilmesi dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde (2) numaralı bentte açıklanan nedenle Silifke 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.02.2016 tarihli ve 2015/521 Esas, 2016/56 Karar sayılı kararına yönelik katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 ... maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün sanık lehine vekâlet ücretine hükmedilmesine ilişkin paragrafında yer alan "Devletten" ibaresinin hükümden çıkarılarak yerine "Hazineden" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

06.03.2023 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.