Esas No
E. 2021/7779
Karar No
K. 2023/1860
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

12. Ceza Dairesi         2021/7779 E.  ,  2023/1860 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, aynı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Davacı 05.08.2017 tarihli dava dilekçesinde özetle; "Beraatime karar verilen ceza dava dosyası kapsamında tutuklu kalmam, makul sürede yargılanmamış olmam ve adıma kayıtlı olmayan araçlarıma el konulması sebebiyle oluşan maddi ve manevi zararlarım dikkate alınarak toplam 3.000.000,00 TL tazminatın faiziyle birlikte tarafıma ödenmesini arz ve talep ederim." şeklinde beyanda bulunmuştur.

2.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; "Davanın husumet ve süre yönünden reddedilmesi gerekmektedir. Yetkili mahkemede dava açılıp açılmadığı araştırılmalıdır. Davacının iddia ve talepleri yasa kapsamı dışında kalmaktadır. İddia edilen maddi zararlar ispatlanmamıştır. Talep edilen manevi tazminat miktarı yüksektir." şeklinde beyanda bulunmuştur.

3.... 17. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.05.2018 tarihli ve 2017/425 Esas, 2018/245 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.

4.... Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 22.11.2018 tarihli ve 2018/2684 Esas, 2018/3479 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacının istinaf başvuruları yerinde görülerek; 5271 sayılı Kanun'un 144 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin yürürlükten kaldırılması nedeniyle mahsup tazminata engel oluşturmayacak ise de, davacının gözaltı ve tutukluluk süresinin diğer bir hükümlülüğünden mahsup edilmesi durumunda, mahsup işlemi yapılmayan kişilerle tutukluluğu başka mahkumiyetinden mahsup edilenler arasındaki dengenin, hak ve nefasetin sağlanması gerektiği dikkate alınarak, davacının gözaltında ve tutuklu kaldığı sürelerin ne kadarının diğer hükümlülüğünden mahsup edildiği tespit edilip, tamamının mahsup edildiğinin belirlenmesi halinde sembolik bir miktar maddi ve manevi tazminata hükmolunması, bir kısmının mahsup edildiğinin belirlenmesi halinde ise mahsup edilmeyen kısma ilişkin olarak maddi ve manevi zarar dikkate alınıp, mahsup edilen kısım için de sembolik bir miktar maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, nedeniyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

5.... 17. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.02.2019 tarihli ve 2018/497 Esas, 2019/65 Karar sayılı kararı ile tazminat talebinin kısmen kabulü ile 250,00 TL maddi, 250,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihi olan 07.02.2004 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

6.... Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 30.09.2019 tarihli ve 2019/1750 Esas, 2019/3018 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı ve davalı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

7.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 18.10.2021 tarihli ve 2019/117870 sayılı, bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacının temyiz istemi; makul sürede yargılanmama ve el konulan araçlar sebebiyle uğradığı zararın tazmin edilmesi gerektiğine, ilişkindir. III. DAVA KONUSU Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

Her ne kadar davacı, araçlarına haksız el konulması nedeniyle mağduriyetinin oluştuğu gerekçesi ile lehine maddi ve manevi tazminata hükmedilmesini istemiş ise de; davacının araçlarına 06.02.2004 tarihinde el konulduğu dikkate alındığında, el koyma işleminin gerçekleştiği tarihin 5271 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 1 Haziran 2005 tarihinden önce olması nedeniyle, 466 sayılı Kanun Dışı yakalanan veya Tutuklanan Kimselere Tazminat Verilmesi Hakkında Kanun (466 sayılı Kanun) hükümlerinin uygulanması gerektiği, 466 sayılı Kanun'un birinci maddesinin altıncı fıkrasında hangi hallerde tazminat istenebileceğinin tahdidi şekilde sıralandığı, yapılan bu sınırlı sayım içerisinde ise haksız el koyma nedeniyle tazminat isteme konusunda düzenleme bulunmadığı, bu nedenle davacının söz konusu araçlarına haksız olarak el konulmasını gerekçe göstererek lehine tazminata hükmedilmesine yönelik talepte bulunamayacağı, talepte bulunsa bile bunun reddi gerekeceği kanaatine varılmıştır. ...

1.Ağır Ceza Mahkemesinin 06.12.2017 tarihli cevap yazısına göre; davacının ...

1.Ağır Ceza Mahkemesinin 2004/215 esas sayılı dosyası kapsamında 07.02.2004 tarihinde gözaltına alındığı, 11.02.2004 tarihinde tutuklandığı, 25.11.2004 tarihinde tahliye edildiği, ...

1.Ağır Ceza Mahkemesi 2011/489 Değişik ... numaralı 02.08.2011 tarihli mahsup kararı ile davacının (sanık) ...

1.Ağır Ceza Mahkemesinin 2004/215 Esas sayılı dosyasında tutuklu kaldığı 11.02.2004 ile 25.11.2004 tarihleri arasındaki sürenin ...

1.Ağır Ceza Mahkemesinin 2007/198 Esas, 2008/129 Karar sayılı ilamı ile verilen 10 yıllık hapis cezasından mahsubuna karar verildiği, ...

1.Ağır Ceza Mahkemesi 2012/791 Değişik ... numaralı 05.12.2012 tarihli mahsup kararı ile davacının (sanık) ...

1.Ağır Ceza Mahkemesinin 2004/215 esas sayılı dosyasında göz altında kaldığı 07.02.2004 ile 11.02.2004 tarihleri arasındaki sürenin ...

1.Ağır Ceza Mahkemesinin 2007/198 Esas, 2008/129 Karar sayılı ilamı ile verilen 10 yıllık hapis cezasından mahsubuna karar verildiği, böylelikle davacının haksız olarak göz altında ve tutuklulukta geçirdiği sürelerin tamamının davacının diğer mahkumiyetinden mahsup edilmek suretiyle uğramış olduğu maddi ve manevi zararlarının mahsup yoluyla giderilmiş olduğu, ancak yapılan mahsubun tazminata engel oluşturmayacağı ve mahsup edilen kısım için sembolik bir bedel de tazminat takdir edilmesi gerektiği hususu dikkate alınarak, davacının gözaltı ve tutuklulukta geçirdiği sürelere karşılık olmak üzere istediği maddi ve manevi tazminatın kısmen kabulü ile 250,00 TL maddi, 250,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihi olan 07.02.2004 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı hazineden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince verilen kararla ilgili olarak, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmamıştır. IV. GEREKÇE

Tazminat talebinin dayanağı olan ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/414 E., 2015/611 K. sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silah kaçakçılığı suçundan 07.02.2004 - 25.11.2004 tarihleri arasında 292 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, suça konu iki adet araca el konulduğu, yapılan yargılama sonunda davacının beraatine ve suça konu araçların iadesine karar verildiği, beraat hükmünün 25.05.2017 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 466 sayılı Kanun'da öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye dava açıldığı anlaşılmıştır. Dosya kapsamında yer alan ... tescil belgesi ve taşıt satış sözleşmesinin incelenmesi ve davacının da suça konu araçların kendi adına kayıtlı olmadığına ilişkin beyanı göz önüne alınarak, tebliğnamede bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir. Davacının temyiz talebi yönünden; 5271 sayılı Kanun'un 141 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca değerlendirme yapılarak; davacıya atfedilen suçların ciddi ve ağır olduğu, atılı suçlara ilişkin delillerin sayısı ve niteliği, eylem ve sanık sayısı ile eylemlerin niteliğinden hareketle dosyanın karmaşıklık düzeyi de dikkate alındığında yargılamanın makul sürede tamamlandığı ve yalnızca ... tescil belgesi sahibinin el koyma nedeniyle tazminat talep etme hakkını haiz olduğu göz önünde bulundurularak davacının yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 30.09.2019 tarihli ve 2019/1750 Esas, 2019/3018 Karar sayılı kararında davacı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 17. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

29.05.2023 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.