Aramaya Dön

(Kapatılan) 20. Hukuk Dairesi

Esas No
E. 2006/10789
Karar No
K. 2006/13822
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku

(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi         2006/10789 E.  ,  2006/13822 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılardan ... tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R

Kadastro sırasında ... Köyü 133 ada 149 parsel sayılı 2.085.804 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, orman niteliği ile Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacı, taşınmazın 70 dönümlük bölümünde zilyet olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, dava konusu parselin A (46701.58 m2) ve B (17074.80 m2) bölümlerinin davacı adına, kalan kısmın orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalılardan ... tarafından temyiz edilmiştir. Dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamış, 3402 Sayılı yasanın 5304 Sayılı Yasa ile değişik 4/3 maddesine göre orman sınırı tesbit edilmiş, dava nedeniyle kesinleşmemiştir. Mahkemece çekişmeli taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuşsa da yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir.

Şöyle ki; 133 ada 149 sayılı parsel orman olarak Hazine adına tesbit edildiği ve ormanların mülkiyeti Hazine'ye kullanmak ... Orman Yönetimine ait olduğu halde Hazine davaya dahil edilmemiş, 07.12.2005 tarihli keşif sonucunda uzman bilirkişi ... tarafından verilen raporda taşınmazın 1964 tarihli memleket haritasında açık alanda yer aldığı, ancak, ... yapısından ve çevredeki meşe, kök ve sürgünlerinden civarındaki ormanlarla aynı nitelikte orman sayılan yerlerden olduğu açıklanmıştır.

16.03.2006 tarihli keşif sonunda ... ... ve ... tarafından düzenlenen raporda ise yine memleket haritasında açık alanda kalmakla birlikte, orman bütünlüğü içinde yeralmadığı, doğu ve batısındaki ... ve kot farkı nedeniyle ormandan ayrıldığı, orman sayılmayan yerlerden olduğu açıklanmıştır.

Mahkemece çekişmeli taşınmazın hukuki durumu ve orman olup olmadığı konusunda iki rapor arasında yaratılan çelişki giderilmediği gibi, yerel bilirkişi ve tanıklarca taşınmazın 1982 ile 1999 yılları arasında parça parça ... ..., ... ..., ... ..., ..., ... ..., ..., ... ..., ... ... ve ... isimli şahıslardan satın alındığı bildirilmesine rağmen, dosyada yer alan satış senetlerinde de adları yazılı olan bu kişiler yönünden 3402 Sayılı Yasanın 14 ve 17. maddelerinde yazılı kısıtlayıcı nedenlerin varolup olmadığı, senetsizden taşınmaz edinip edinmedikleri ilgili makamlardan araştırılmamıştır.

O halde mahkemece öncelikle; Hazine davaya dahil edilerek taraf teşkili sağlanmalı, daha sonra 133 ada 124 sayılı parselin kadastro tutanağı kesinleşmişse tutanak sureti, davalı ise dava dosyası, eski tarihli memleket haritası, ... fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki keşiflerde görev almış uzman bilirkişiler dışında bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman yüksek mühendisi ve bir ... elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte ... araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan ... kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; ... yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; kesinleşmiş orman kadastrosu bulunmadığından, yukarıda değinilen diğer belgeler ... ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu ... parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı, 149 sayılı parselin dava konusu bölümlerinin dava dışı 124 sayılı parselle birlikte 6831 Sayılı Yasanın 17/2. maddesi kapsamında orman içi açıklık niteliğinde olup olmadığı incelenmeli, taşınmazın orman sayılan yerlerden olmadığının belirlenmesi halinde taşınmazı davacıya satan kişiler yönünden de 3402 Sayılı Yasanın 14 ve 17. maddelerinde yazılı koşullar araştırılmalı ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 17/10/2006 günü oybirliği ile karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Gayrimenkul Hukuku K3402 md.17 K124 md.45 K5304 md.14 K3402 md.4/3 K149 md.17/2
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.