Esas No
E. 2022/1682
Karar No
K. 2023/1776
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

6. Hukuk Dairesi         2022/1682 E.  ,  2023/1776 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2018/873 E., 2021/146 K.

vekili Avukat ...

BİRLEŞEN ANK. 5. ASLİYE TİC. MAH. 2017/221E. 2019/1011 K. SAYILI DOSYASI

vekili Avukat ...

vekili Avukat ...

DAVA TARİHİ: 19.10.2012
HÜKÜM/KARAR: Asıl Dava Kısmen Kabul, Birleşen Dava Ret

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve temyiz incelemesinden geçen asıl ve birleşen alacak davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davada davacı ... Dış Ticaret Taahhüt ve Yatırım A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı yüklenici vekili asıl ve birleşen dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında imzalanan 02.01.2012 tarihli sözleşme ile davacının yükümlülüğünde olan konut inşaatlarından K-1 blokun dış cephe mantolama, denizlik mermer imalatları ve montajı işinin davalı taşeron tarafından üstlenildiğini, sözleşme uyarınca 25/01/2012 tarihinde işe başlanıp, 60 takvim günü sonunda boya dahil imalatın eksiksiz olarak tamamlanıp teslim edileceğini, müvekkili şirket tarafından defalarca uyarılmasına rağmen davalı şirketin işe başlayarak yüklendiği işi yerine getirmediğini, Ankara 14. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/19 D.iş sayılı dosyası ile yapılan tespit sonucu alınan bilirkişi raporunda, keşif tarihi itibariyle işin bitirilmesindeki gecikmenin 40 gün olabileceğinin tespit edildiğini, davalı şirketin sözleşme konusu işi 10/05/2012 tarihinde tamamlayarak 46 gün gecikmeli olarak teslim ettiğini, sözleşmenin 4. maddesi uyarınca, sözleşme bedelinin binde beşi tutarında gecikme cezasının hak edişlerinden kesilmesi gerektiğini, sözleşme bedeli olan 230.302,00 TL üzerinden 46 gün gecikme cezası bedelinin 52.969,46 TL olduğunu belirterek asıl davada şimdilik 15.000,00 TL gecikme cezası bedelinin tahsilini talep etmiş; birleşen davasında da, asıl davada alınan bilirkişi raporuyla gecikme cezası bedelinin 28.787,75 TL hesaplandığı belirtilerek bu davada da bakiye 13.787,75 TL’nin tahsili talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı taşeron vekili asıl ve birleşen dava cevap dilekçesinde özetle; davacının yer teslimini zamanında yapmadığını, 05/03/2012 tarihinde yer tesliminin yapıldığını, müvekkilinin taahhüdündeki işin keşif bedelinin %50 oranında artması nedeni ile işin süresinin de 30 gün kendiliğinden uzadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİNİN İLK KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 2012/255 Esas, 2014/20 Karar ve 28.01.2014 tarihli kararıyla; 06/03/2012 tarihinde işe başlama tutanağı imzalandığı, davacının böylelikle 06/03/2012 tarihine kadar işe başlama süresini uzatmış olduğu, bu durumda 04/05/2012 tarihinde işin bitirilerek teslim edilmesi gerektiği, davacı tarafın işin 10/05/2012 tarihinde bitirilerek teslim edildiğini kabul etmiş olması nedeni ile davalının 6 günlük bir gecikmesinin olduğu, buna göre davacının talep edebileceği gecikme cezasının 230.302,00 TL x 0,005x6 = 6.909,06 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 6.909,06 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. BİRİNCİ BOZMA KARARI A

. Bozma Kararı

1.İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesinin 2014/3515 Esas, 2015/1903 Karar ve 13.04.2015 tarihli kararı ile özetle; sözleşmede 25.01.2012 tarihinde yer teslimi yapılmasının taraflarca kararlaştırılmasına karşın davacının işe başlaması konusundaki uyarılarına davalının kış koşullarını ileri sürmesinin yerinde olup olmadığı, buna göre işe başlanmasındaki gecikmeyle, keşif artışı savunmasının da incelenerek varsa keşif artışının süreye etkisi, verilecekse ilave sürenin belirlenerek iş süresine eklendikten sonra işin yapım süresi ve varsa gecikme cezasının tutarı hesaplatmak gerektiği gerekçesiyle kararın bozulduğu anlaşılmıştır.

V. İLK DERECE MAHKEMESİ İKİNCİ KARARI

İlk derece mahkemesinin 2015/429 Esas, 2017/77 Karar ve 17.02.2017 tarihli kararı ile sözleşmeyi imzalayan davalının 60 günlük süresince olumsuz hava koşullarını ön görerek sözleşmeyi imzaladığının kabulü gerektiği, ayrıca iddia edilen -5/-10 derece hava sıcaklıkları ve kar yağışı ve buzlanmanın işin yapıldığı Ankara için mevsim normallerinde olduğu, iş iskelesini temin ve kurma yükümlüğü bulunan davacı işvereninin 14/02/2012 tarihli yazı ile davalının işe başlamasını istediği güne kadar geçen zaman için gecikme iddiasını ileri süremeyeceği, iş yeri teslim tarihi 14/02/2012 olarak değerlendirildiğinden buna göre işin bitim tarihinin 60 gün sonrası olan 15/04/2012 tarihinin olduğu, davacının beyanına göre işin bitirildiği tarihin 10/05/2012 olarak kabul edilmesi gerektiği, işin devamı sırasında düzenlenmiş ve işverence onaylanmış bir mukayeseli keşif bulunmadığı, sözleşmenin değerlendirilmesinde işin K-1 bloğun mantoloma işi olarak bir bütün olduğu, ödemelere esas metrajlardaki artışların kesin hesap fazlalığı olarak değerlendirilmesinin öngörüldüğü, bu nedenle 3. maddeye konan "... Hiçbir nedenle ek süre talebinde bulunulmayacağı...." hükmü uyarınca davalının metraj artışından kaynaklı ilave sözleşme bedeli için ek süre talep etmesinin haklı olmadığı, işin teslimi gereken tarih olan 15/04/2012 tarihi ile teslim tarihi olan 10/05/2012 tarihi arasında 25 gün teslimde gecikme bulunduğu, 230.302,00 TL x 0,005 x25 gün = 28.787,75 TL davacının gecikme cezası talep edebileceği kanaatine varıldığından davanın kabulüne, talep edilen tutarla bağlı kalınarak 15.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

VI. İKİNCİ BOZMA KARARI A

. Bozma Kararı

1.İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesinin 2017/1213 Esas, 2017/3061 Karar ve 20.09.2017 tarihli kararı ile özetle; sözleşmenin 3. maddesinin 2. fıkrasındaki düzenlemenin, sözleşme kapsamındaki iş ve imalâtla ilgili olduğu, sözleşme dışı ilave iş ve imalâtların bulunması halinde bunun teslim süresine etkisi saptanıp, teslim tarihine eklenmesi gerektiği ve uyulan bozma ilâmında da bu husus belirtildiğinden mahkemece fazla ve sözleşme dışı ilave iş ve imalât bedeliyle ilgili olduğu anlaşılan İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/1252 Esas, 2015/774 Karar sayılı dosyası da celp edilip teknik bilirkişiden alınacak ek raporla davalının yaptığını kanıtladığı sözleşme dışı fazla imalâtların nelerden ibaret olduğu, bunun iş süresine etkisinin en kadar olacağı hesaplattırılıp bulunacak sürenin teslimi gereken süreye eklendikten sonra uzatılmış teslim tarihi saptanarak buna göre varsa gecikilen süreye isabet eden cezai şart alacağının hesaplattırılması gerektiği gerekçesiyle kararın bozulduğu anlaşılmıştır.

VII. İLK DERECE MAHKEMESİNİN SON KARARI

İlk derece mahkemesinin 2018/873 Esas, 2021/146 Karar ve 22.02.2021 tarihli kararı ile özetle; teknik bilirkişi tarafından tablo halinde sunulan ve %15 iş artışını geçen tutarın 73.364,99 TL olduğu, buna göre sözleşme dışı iş artışı nedeniyle verilmesi gereken ilave sürenin 23 gün olduğu, işin başlangıç tarihinin davacının iskele kurulum edimini kısmen tamamlamış olduğu 14.02.2012 tarihi olarak kabul edilmesi gerektiği, bu durumda sözleşme süresi 60 gün ile ilave iş süresi 23 gün eklendiğinde işin bitirilmesi gereken tarihin 07.05.2012 olarak hesaplandığı, dava dilekçesindeki davacı beyanına göre işin bitirildiği tarih 10.05.2012 olduğu anlaşıldığından işin tesliminde 3 gün gecikme olduğu ve davacının talep edebileceği gecikme cezası miktarının 230.302,00 x 0,005 x 3 = 3.454,53 TL olduğu gerekçesiyle asıl davanın 3.454,53 TL üzerinden kısmen kabulüne, birleşen davanın ise reddine karar verilmiştir.

VIII. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; mahkemece işin teslim edilmesi gereken sürenin yanlış hesaplandığı gerekçesiyle kararı temyiz etmiştir. C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, sözleşme konusu işin geç teslim edilmesi nedeniyle ifaya ekli cezai şartın tahsili istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk 6098 Sayılı TBK 179/2 ve 470 inci maddeleri.

3.Değerlendirme

1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 437 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme yapılarak hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve bozmanın şümulü dışında kalarak kesinleşen cihetlere ait temyiz itirazlarının incelenmesinin artık mümkün olmamasına göre davacı vekilinin yerinde bulunmayan tüm temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.

IX. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden asıl ve birleşen davada davacı ... Dış Ticaret Taahhüt ve Yatırım A.Ş.'den alınmasına, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

11.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
ONANMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Ticaret Hukuku 1086 sayılı Kanun 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu TBK md.179/2
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.