1. Ceza Dairesi
1. Ceza Dairesi 2022/14850 E. , 2023/730 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1....
1.Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.12.2015 tarihli ve 2011/292 Esas, 2015/609 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama sonucunda ölüme neden olma suçundan, 5237 sayılı Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası ve üçüncü fıkrasının (e) bendi delaletiyle 87 nci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2.Bu kararın katılanlar ve vekilleri ile sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 31.03.2021 tarihli ve 2019/1332 Esas, 2021/5685 Karar sayılı ilâmı ile;
a)Maktulden kaynaklanan ve haksız tahrik oluşturan davranışların ulaştığı boyut da dikkate alınarak, sanık hakkında daha makul bir oranda haksız tahrik indirimi uygulanması gerekirken yazılı şekilde (1/4) oranında indirim yapılması suretiyle fazla ceza tayini,
b)5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
3.... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.11.2021 tarihli ve 2011/375 Esas, 2021/634 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama sonucunda ölüme neden olma suçundan, 5237 sayılı Kanunu’nun 86 ncı maddesinin birinci fıkrası ve üçüncü fıkrasının (e) bendi delaletiyle 87 nci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri;
1.Meşru savunma ve sınırın aşılması ile haksız tahrik indiriminin en üst sınırdan uygulanması gerektiğine,
2.5237 sayılı Kanun'un 87 nci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi gereğince hüküm kurulurken alt sınırdan uzaklaşılması suretiyle fazla ceza tayin edildiğine,
3.Vesaire, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR
1.Aralarında önceye dayalı husumet bulunan sanık ve maktulün olay günü yolda karşılaştıkları, maktulün sanığa hakaret edip tokat atmak ve bıçak çekip savurmak suretiyle ilk haksız hareketi başlattığı kavga sırasında sanığın basit tıbbî müdahale ile giderilebilir şekilde yaralandığı, boğuşma anında yere düşen bıçağı ele geçiren sanığın maktule bu bıçakla saldırmak suretiyle bacak bölgesinde birden fazla kesiye neden olacak şekilde yaraladığı, maktulün kalçasına isabet eden ve ana damar yaralanması nedeniyle müstakilen öldürücü nitelikte olan kesi nedeniyle hayatını kaybettiği anlaşılmıştır.
2.Sanığın kısmen ikrar içeren savunması, maktulün hayatını kaybetmeden önce alınan beyanları, bilgi sahibi olan tanıkların anlatımları, olay tutanağı, kriminal raporlar, tutanaklar, nüfus ve adlî sicil kayıtları ile diğer tüm deliller dava dosyasında mevcuttur.
3.Maktulün kesin ölüm sebebine ilişkin olarak tanzim olunan, 13.09.2011 tarihli ölü muayene ve otopsi tutanağına göre; "Kişinin vücudunda (6) adet kesici delici alet yaralanması bulunduğu, bunlardan (1) adet yaralanmanın müstakilen öldürücü nitelikte olduğu, maktulün kesici delici alet yaralanmasına bağlı büyük damar kesisi sonucunda hayatını kaybettiğinin tespit edildiği" görülmüştür.
4.Maktul hakkında Adlî Tıp Kurumu İstanbul Birinci Adlî Tıp İhtisas Kurulu tarafından tanzim olunan, 19.02.2014 tarihli rapora göre; "- Kişinin zehirlenerek öldüğünün tıbbî delillerinin bulunmadığı, - Kişinin ölümünün kesici delici alet yaralanmasına bağlı büyük damar yaralanması nedeniyle meydana gelmiş olduğu, - Suruç Devlet Hastanesi'nde görevli, kişinin muayenesine katılan doktor ve yardımcı sağlık personeline atf-ı kabil kusur bulunmadığının oy birliği ile mütalaa olunduğu," görülmüştür.
5.... Adlî Tıp Şube Müdürlüğünce tanzim olunan, 26.09.2011 tarihli adlî muayene raporuna göre; sanığın basit tıbbî müdahale ile giderilebilir şekilde yaralandığı anlaşılmıştır.
6.Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verildiği ve gereklerinin yerine getirildiği tespit edilmiştir. IV.GEREKÇE
A. Meşru Savunma, Sınırın Aşılması ve Haksız Tahrik Yönünden
Sanığın aşamalardaki istikrarlı savunmalarında, aralarında önceye dayalı husumet bulunan maktul ile yolda karşılaştıklarında, önce maktulün hakaret ederek tokat attığını, kendisinin ittirmesi üzerine maktulün bıçak çekerek savurduğunu, bıçağı almaya çalışırken elinden yaralandığını iddia ettiği, sanığın el parmaklarındaki düzgün kenarlı kesi şeklindeki yaralar nedeniyle basit tıbbî müdahale ile giderilebilir şekilde yaralandığına dair adlî raporunun bulunduğu, mahkemece hükme esas alınan tanık ...'ın yeminli beyanlarında da sanık ve maktulün boğuştukları sırada maktulün elinde bıçak olduğunu doğrulaması karşısında, sanık ve maktuldeki yaralanmaların yeri ve niteliği, sanığın kavganın devamı sırasında maktuldeki bıçağı ele geçirip maktulü etkisiz hale getirdiği ve kendisine yönelik saldırıyı defettiği halde eylemine devam ederek maktulü altı ayrı bıçak darbesi ile yaraladığı, somut olayda saldırı ve savunma arasında orantının bulunmaması nedeniyle meşru savunma ve sınırın aşılması hükümlerinin uygulanma koşullarının oluşmadığı, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen Yargıtay bozma ilâmının içeriği karşısında, mezkûr ilâma uyma kararı veren Mahkemece sanık hakkında yazılı şekilde makul oranda haksız tahrik indirimi uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Fazla Ceza Yönünden
Sanığın eylemi nedeniyle maktulde altı adet kesici delici alet yaralanmasının bulunduğu olayda, Mahkemece "suçun işleniş biçimi, suç konusunun önem ve değeri, suçta kullanılan alet ile sanığın kast ve saiki, darbe sayısı" şeklindeki yerinde, yeterli ve kanunî gerekçeye dayanılarak cezanın alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle tayin edilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
C. Vesaire Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.11.2021 tarihli ve 2011/375 Esas, 2021/634 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
01.03.2023 tarihinde karar verildi.