Esas No
E. 2023/6010
Karar No
K. 2023/7083
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Sigorta Hukuku

10. Hukuk Dairesi         2023/6010 E.  ,  2023/7083 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

SAYISI: 2019/2 E., 2021/38 K.
KARAR: Karar verilmesine yer olmadığına

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen 4447 sayılı Kanun'un geçici 10 uncu maddesinde yer alan teşvik indiriminden faydalandırılmaya yönelen belgelerin işleme alınması gerektiğinin tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, dairece ilk derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına dair, karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin Bağcılar Sosyal Güvenlik Merkezi'nde 2 3320 01 01 0599250 034 27-46 sicil numarasında işlem gördüğünü, şirket bünyesindeki bir kısım sigortalıların 6111 sayılı Kanun ile 4447 sayılı Kanun'un geçici 10 uncu maddesine eklenen teşvik kapsamında bulunduğunu, SGK'ya yasal süre içinde verilen aylık prim ve hizmet belgelerinde işbu sigortalılara ilişkin bildirimlerin 6111 sayılı Kanun türü seçilerek bildirilmesi gerektiği halde müvekkili şirket tarafından sehven 5510 sayılı Kanun türü seçilerek SGK'ya bildirildiğini, daha sonra yapılan yanlışlığın fark edilerek bu sigortalıların T.C. kimlik numaraları, ad soyadları, 6111 sayılı Kanundan yararlandırılması gereken aylar için 6111 sayılı Kanun türüne göre düzenlenen aylık prim ve hizmet belgelerini içeren listelerin SGK'ya 23.05.2016 tarih 7516277 sayılı yazı ekinde sunulduğunu, 4447 sayılı Kanun'un geçici 10 uncu maddesinde yer alan teşvikten yararlandırılması için gerekli düzeltmelerin yapılmasının talep edildiğini, kurumun 26.05.2016 tarih ve 7680708 sayılı cevabi yazısında özetle; 2015/10 sayılı genelge gereğince 18.03.2015 tarihinden sonra yapılan ve 6111 sayılı Kanun türüne göre düzenlenen aylık prim ve hizmet belgelerinin işleme alınmasının mümkün olmadığı belirtilerek başvurunun reddedildiğini, davalı kurum tarafından yayımlanan 18.03.2015 tarih 177 sayılı "sigorta prim teşviklerinden geriye yönelik yararlanma talepleri" konulu 2015/10 sayılı genelgenin 18.03.2015 tarihinde kurum internet sitesinde yayımlanarak aynı gün yürürlüğe girdiğini, 2015/10 sayılı genelgenin 5510 sayılı Kanun'a, 4447 sayılı Kanun'un geçici 10 uncu maddesine, Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği'ne ve SGK'nın genelge tarihine kadar olan görüş ve uygulamalarına aykırı olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davanın kabulü ile dava konusu hukuka aykırı 26.05.2016 tarih ve 7680708 sayılı SGK işleminin iptaline, müvekkilinin SGK'ya yapmış olduğu reddedilen 23.05.2016 tarih ve 7516277 sayılı başvurusunun işleme alınmasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından kuruma verilen dilekçenin 6111 sayılı Kanunla yapılan sigorta prim desteği düzenlemelerinin uygulanmasına esas olmak üzere başvuru tarihinde 2011/45 sayılı genelgenin yürürlükte olduğunu, bu genelgenin "4.1.1 Destekten yararlanılabilmesi için gerekli genel şartlar" başlığı altında (g) bendinde "Aylık prim ve hizmet belgesinin kurumumuza yasal süresi içinde gönderilmesi" bölümünde "4447 sayılı Kanun'un geçici 10 uncu maddesinde öngörülen sigorta primi işveren hissesi desteğinden yararlanılabilmesi için 6111 Kanun numarası seçilmek suretiyle düzenlenmiş olan aylık prim ve hizmet belgesinin yasal süre içinde kuruma verilmiş olması gerekmektedir." hükmünün bulunduğunu bu nedenlerle de yersiz ve haksız açılmış olan davanın reddine, yargılama ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesi, 08.06.2017 tarihli ve 2017/71 Esas, 2017/194

Karar sayılı kararı ile "...6111 sayılı Kanun ile 4447 sayılı Kanun'a eklenen geçici 10 uncu madde ile işsizliği azaltmak, istihdamı artırmak, çalışanların vasıflarını yükselterek işsizlik riskini azaltmak, mesleki ve teknik eğitimi özendirmek, kalite ve eğitimi artırmak amaçlanmış olup, Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği madde 103/4 hükmü ile işverenlerin teşvik başvurularında geriye dönük talepte bulunabilmeleri ve daha önce hatalı şekilde seçtikleri teşvik uygulamalarını düzelterek değiştirebilmeleri olanağı tanınmıştır.

Davacı tarafından 6111 sayılı Kanun ile 4447 sayılı Kanun'a eklenen geçici 10 uncu maddesi ve Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği madde 103/4 fıkrası hükümlerine göre işveren prim teşvikinden yararlanmak üzere kuruma ek ve iptal bildirgeleri verilmiş, kurum tarafından sigorta primleri genel müdürlüğünce 18.03.2015 tarihinde yayınlanan ve yayınlanması ile birlikte yürürlüğe girmiş olan sigorta prim teşviklerinden geriye dönük yararlanma talepleri konulu 2015/10 sayılı genelge hükümleri gereğince davacının başvurusu konusunda herhangi bir işlem yapılmadığı anlaşılmıştır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık kurumun genelge ile yasa koyucu tarafından getirilen işveren teşvikinden yararlanma hakkına sınırlama getirilip getirilemeyeceği noktasında toplanmaktadır.

Davalı kurumun yasa koyucu tarafından çıkarılan yasaların uygulanma usul ve esaslarını belirlemek üzere genelge çıkarması mümkünse de söz konusu genelge ile işverenin işveren primi teşvikinden yararlanma hakkının sınırlandırılması söz konusu olamayacağından davacının aynı konuda mevcut teşvik primi düzenlenmesinden kendisi için uygun olanı seçme hakkı mevcut olup, sehven diğer düzenlemeye göre yapılan başvurunun düzeltilmesini talep etme hakkı kurum tarafından çıkarılan genelge ile sınırlandırılamayacağından talebin zımnen reddi yönündeki kurum işleminin yerinde olmadığı anlaşılmış ve kurum işleminin iptali ile davanın kabulüne dair karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri İstinaf başvurusunda bulunan davalı vekili, davacı hakkında 2015/10 sayılı Genelge hükümlerince yapılan kurum işlemlerinin yerinde olduğunu bu nedenle davanın reddi gerektiğini belirterek verilen kararın kaldırılması ile davanın reddine dair karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin, 06.02.2018 tarihli ve 2017/2367 Esas, 2018/199 Karar sayılı kararı ile, davalının istinaf başvurusunun kabulü ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A

. Bozma Kararı

1.Bölge Adliye Mahkemesinin 06.02.2018 tarihli ve 2017/2367 Esas, 2018/199 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekilince temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Dairemizin, 22.11.2018 tarihli ve 2018/4572 Esas, 2018/8604 Karar sayılı kararında; "...27.03.2018 günlü 30373 (mükerrer) sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 7103 sayılı Vergi Kanunları İle Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un 70 inci maddesi ile 5510 sayılı Kanun'a eklenen Ek 17 nci maddesi ile prim teşviki, destek ve indirimlerinden yararlanabileceği halde yararlanmayan işverenlere belirlenen şartlarda prim teşviki, destek ve indiriminden istifade etme imkanı tanınmıştır. Ek 17 nci maddede aynen; “Bu Kanun veya diğer kanunlarla sağlanan prim teşviki, destek ve indirimlerinden yararlanılabileceği halde yararlanılmadığı ay/dönemlerde gerekli tüm koşulların sağlanmış olması ve yararlanılmayan ayı/dönemi takip eden altı ay içerisinde Kuruma müracaat edilmesi şartlarıyla, başvuru tarihinden geriye yönelik en fazla altı aya ilişkin olmak üzere, yararlanılmamış olan prim teşviki, destek ve indirimlerinden yararlanılabilir veya yararlanılmış olan prim teşviki, destek ve indirimleri başka bir prim teşviki, destek ve indirimi ile değiştirilebilir.

Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önceki dönemlere ilişkin olmak üzere tüm şartları sağladığı halde bu Kanun veya diğer kanunlarla sağlanan prim teşviki, destek ve indirimlerinden yararlanmamış işverenler ile bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce yararlanılan prim teşviki, destek ve indirimlerin değiştirilmesine yönelik talepte bulunan işverenler tarafından en son bu maddenin yürürlük tarihini takip eden aybaşından itibaren bir ay içinde Kuruma başvurulması halinde, yararlanılmamış olan prim teşviki, destek ve indirimlerinden yararlanılabilir veya yararlanılmış olan prim teşviki, destek ve indirimleri başka bir prim teşvik, destek ve indirimi ile değiştirilebilir.

Bu maddenin ikinci fıkrası kapsamında talepte bulunan işverenlere iade edilecek tutar, maddenin yürürlük tarihinden önce talepte bulunanlar için maddenin yürürlük tarihini takip eden aybaşından, yürürlük tarihinden sonra talepte bulunanlar için ise, talep tarihini takip eden aybaşından itibaren kanuni faiz esas alınmak suretiyle hesaplanarak bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihi takip eden takvim yılı başından başlayarak üç yıl içinde ödenir. Ödeme, öncelikle bu Kanunun 88 inci maddesinin on dört ve on altıncı fıkralarına göre muaccel hale gelmiş prim ve her türlü borçlardan, sonrasında ise ilgili kanunlar uyarınca yapılandırma veya taksitlendirme de dâhil olmak üzere müeccel haldeki prim ve her türlü borçlarından mahsup yoluyla gerçekleştirilir. Ancak, üç yıl sonunda ilgili kanunları gereği yapılandırılma veya taksitlendirilme sebebiyle vadesi gelmemiş taksit ödemelerinden peşinen mahsup edilir. Kuruma borcu bulunmayan işverenlere altı ayda bir eşit taksitlerle iade yapılır.

Görülmekte olan davalarda ayrıca bir başvuru şartı aranmaksızın, dava öncesi yapılan idari başvuru tarihinden itibaren işleyecek kanuni faiziyle birlikte hesaplanacak tutar üçüncü fıkra hükümlerine göre mahsup veya iade edilir. Mahkemelerce, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce açılmış davalarda davanın konusuz kalması sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilir. Yargılama giderleri idare üzerinde bırakılır ve vekâlet ücretinin dörtte birine hükmedilir. Ayrıca, ilk derece mahkemelerince verilen kararlar hakkında Sosyal Güvenlik Kurumunca kanun yollarına başvurulmaz ve bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce yapılan kanun yolu başvurularından vazgeçilmiş sayılır." şeklinde düzenleme getirilmiştir.

Yapılacak iş, ilk derece Mahkemesince Kurumdan davacının yukarıda açıklanan ve karar tarihinden sonra yürürlüğe giren Ek madde 17 hükmüne göre başvurusu bulunup bulunmadığı sorularak anılan yasa maddesi kapsamına göre değerlendirme yapmak, Kurumun başvuruyu kabul etmemesi halinde işin esasına girerek sonucuna göre karar vermekten ibarettir." denilmek suretiyle karar bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile, "...Bozma sonrası yapılan yargılamada mahkememizce Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir. Bağcılar Sosyal Güvenlik Merkezi Müdürlüğü'ne davacının başvurusu hususunda müzekkere yazıldığı, yazılan müzekkereye 26/.12.2019 tarihinde verilen cevapta davacının Kurum'a başvuru yaptığının bildirildiği görülmüştür.

Bağcılar SGM 26.12.2019 tarihli yazı cevabında; Astaş Endüstri Tekstil Makinaları San. ve Tic. A.Ş. unvanlı işyeri ile ilgili olarak 17.07.2018 tarihinde sisteme yüklenen 2011/03,12-2012/01,12-2013/01,12-2014/01,12-2015/01,12-2016/01,02-2017/01,10 dönemlerine ait işlemlerin onaylanmış olduğu, 93.419,75 TL mahsup işlemi yapıldığı, daha sonra işveren 15.07.2019 tarihinde sisteme yüklemiş olduğu bildirgelerin işlem sırasına alınmış olduğu henüz onaylanmadığı bildirilmiştir. Yazı cevabından dava konusu dönemler de dahil olmak üzere başvurunun Kurum tarafından işleme alındığı anlaşılmıştır. 5510 sayılı Kanun'a eklenen ek 17 nci maddesinin dördüncü fıkrasının Anayasa Mahkemesinin 2018/139 Esas, 2020/12 Karar sayılı kararı ile iptal edildiği anlaşılmıştır. Bozma sonrası yapılan yargılama neticesinde; davadan önce yapılan başvurunun dava devam ederken işleme alındığı ve bu nedenle davanın konusuz kaldığı anlaşıldığından konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davalı Kurum vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı temyiz dilekçesinde;

kurumca yapılan işlemlerin yerinde olduğunu, aksine verilen kararın yerinde olmadığını belirterek, verilen kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 4447 sayılı Kanun'un geçici 10 uncu maddesinde yer alan teşvik indiriminden faydalandırılmak için verilen belgelerin kurumca işleme alınması gerekip gerekmediğine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4447 sayılı Sosyal Sigortaları ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçici 10 uncu maddeleri hükümleridir.

3.Değerlendirme

1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen ilk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 20.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
ONANMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Sigorta Hukuku 4447 sayılı Kanun 6111 sayılı Kanun ile 4447 sayılı Kanunu 6111 sayılı Kanun türü seçilerek bildirilmesi gerektiği halde müvekkili şirket tarafından sehven 5510 sayılı Kanun türü seçilerek SGK'ya bildirildiğini, daha sonra yapılan yanlışlığın fark edilerek bu sigortalıların T.C. kimlik numaraları, ad soyadları, 6111 sayılı Kanundan yararlandırılması gereken aylar için 6111 sayılı Kanun türüne göre düzenlenen aylık prim ve hizmet belgelerini içeren listelerin SGK'ya 23.05.2016 tarih 7516277 sayılı yazı ekinde sunulduğunu, 4447 sayılı Kanunu 5510 sayılı Kanun 6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4447 sayılı Sosyal Sigortaları ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu 80708 sayılı cevabi yazısında özetle; 2015/10 sayılı genelge gereğince 18.03.2015 tarihinden sonra yapılan ve 6111 sayılı Kanun türüne göre düzenlenen aylık prim ve hizmet belgelerinin işleme alınmasının mümkün olmadığı belirtilerek başvurunun reddedildiğini, davalı kurum tarafından yayımlanan 18.03.2015 tarih 177 sayılı "sigorta prim teşviklerinden geriye yönelik yararlanma talepleri" konulu 2015/10 sayılı genelgenin 18.03.2015 tarihinde kurum internet sitesinde yayımlanarak aynı gün yürürlüğe girdiğini, 2015/10 sayılı genelgenin 5510 sayılı Kanunu 7103 sayılı Vergi Kanunları İle Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un 70 inci maddesi ile 5510 sayılı Kanunu 6100 sayılı Kanun 6111 sayılı Kanunla yapılan sigorta prim desteği düzenlemelerinin uygulanmasına esas olmak üzere başvuru tarihinde 2011/45 sayılı genelgenin yürürlükte olduğunu, bu genelgenin "4.1.1 Destekten yararlanılabilmesi için gerekli genel şartlar" başlığı altında (g) bendinde "Aylık prim ve hizmet belgesinin kurumumuza yasal süresi içinde gönderilmesi" bölümünde "4447 sayılı Kanunu
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.