11. Hukuk Dairesi
T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ALANYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ARA KARAR TARİHİ : 08/08/2023
DAVANIN KONUSU : Ticari Şirket
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ : 12/10/2023
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirkette %25 oranında pay sahibi olduğunu, şirketin aile şirketi olduğunu, müdür ve hakim ortak ...'ın müvekkilinin bilgi alma ve inceleme hakkını kullanmasını süreklilik arz edecek nitelikte engellediğini, ...'ın şirketin esas sermayelerinden olan ... mevkinde bulunan otel işletmesinden müvekkilini fiziken uzaklaştırdığını, tüm kullanıcı ve hesap bilgilerini şirketteki hareket kabiliyetini ortadan kaldırdığını, ...'ın yetkilerini kötüye kullanarak meşru taleplerini çiğnediğini ve azınlığa karşı fiili veya manevi baskı uygulamasına devam ettiğini, ...'ın şirkette kar payı dağıtılmasına engel olduğunu, şirketin kötü yönetildiğini ve şirketi varlıklarının yanlış ve usulsüz bir şekilde kullanıldığını belirterek tedbiren şirketin taşınır ve taşınmaz mal varlığının üçüncü kişilere devrinin yasaklanmasını, şirketin hesabında yer alan meblağın müvekkili ...'in pay oranına denk düşen kısmın bloke edilmesini, müdür ...'ın TTK'nın 630. maddesi mucibinde haklı sebeple azli ve şirketi temsil ve ilzam etmek adına kayyum atanmasını, tedbir taleplerinin teminatsız olarak kabulüne, yargılama sonunda davalı şirketin haklı sebeple feshedilmesine, mahkemece atanacak tasfiye memurları tarafından mevzuat uyarınca tasfiye sürecinin işletilmesi akabinde ortaklara sermaye oranları üzerinden kapital faizle birlikte tasfiye payı ödenmesine, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde tedritli ve yardımcı talepleri olarak müvekkili hakkında haklı sebeple ortaklıktan çıkma kararı verilmesine, müvekkilinin ayrılma akçesi alacağının hesaplanmasına, şirketin kullanılabilir öz kaynaklarının tespitine ve müvekkiline kapital faizle birlikte bilirkişi marifetiyle hesaplanacak ayrılma akçesinin davalı şirketten alınarak ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince verilen 12/07/2023 tarihli ara karar ile; davacı vekilinin davalı şirkete kayyum atanması yönündeki tedbir talebinin, şirket hesabındaki ...'in pay oranına denk düşen kısmının bloke edilmesi yönündeki ihtiyati tedbir talebinin ve sair tüm tedbir taleplerinin (şirketin taşınır ve taşınmaz mal varlığının üçüncü kişilere devrinin önlenmesine yönelik ihtiyati tedbir dışında) reddine; davacı vekilinin şirketin taşınır ve taşınmaz mal varlığının üçüncü kişilere devrinin önlenmesine yönelik ihtiyati tedbir talebinin kabulüne, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 393/1 maddesi gereğince, ihtiyati tedbire ilişkin bu kararın tebliğ tarihinden itibaren 1 haftalık kesin süre içerisinde takdiren toplam 200.000,00TL'lik nakdi teminatın veya kesin ve süresiz banka teminat mektubunun ibrazı halinde; ...adına kayıtlı taşınır ve taşınmaz mal varlığının üzerine 3. kişilere satış ve devri ile üzerinde ipotek veya rehin tesisini önlemeye yönelik şekilde ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmiştir.
Davalı vekili 26/07/2023 tarihli ihtiyati tedbire itiraz dilekçesinde özetle; söz konusu şirketin; davacının kardeşi olan şirket müdürü ... ile baba ...'ın hissedarlıklarından oluşan bir aile şirketi olduğunu, geçen yıla kadar güven ilişkileri kapsamında şirket müdürlerinden hiçbir şekilde şirkete ait belgelerin incelenmesine yönelik bir talep olmadığını, Alanya 4. Noterliği'nin 30.03.2022 tarihli ve ... yevmiyeli ihtarnamesi ile bilgi alma hakkının kullanılmasının engellenmediğini, her zaman şirket merkezinde şirkete ait evraklarının incelenmesinin yapılabileceği cevabının verildiğini, davacı tarafın bunun üzerine şirket müdürüne 13/05/2022 tarihinde tebliğ edilen Alanya 4. Noterliği'nin 11/05/2022 tarihli ve ... yevmiye nolu ihtarnamesini keşide ederek, talep edilen bilgi ve belgelerin 31/03/2022 tarihinde yapılan genel kurulda incelenebileceği taahhüdün yerine getirilmediğini, bu talebini yenilediğini, ayrıca kar payının dağıtılmasının engellendiğini beyan ettiğini, bu ihtara karşı Alanya 4. Noterliği'nin 16/05/2022 tarihli ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile cevap verildiğini, davacı tarafın ilgili tüm bilgi ve belgeleri incelemek üzere 01/06/2022 tarihinde şirket merkezine davet edildiğini, davacı tarafın, davet edildiği tarihte şirket merkezine belgeleri incelemek için gelmediğini, davacı taraf 08/06/2022 tarihinde şirket merkezine gelerek ilgili bilgi ve belgeleri incelediğini, inceleme sonrası davacı tarafça ek belgeler istenildiğini, bu belgelerin 22/06/2022 tarihinde flash bellek ile kendisine teslim edildiğini, bu tarihten sonra ise başkaca bir belge ve bilgi inceleme ve örnek alma talebi olmadığını, davacı tarafça talep edilen bilgi ve belgelerin incelenmesi engellenmediği gibi, tüm taleplerin zamanında yerine getirildiğini, davacı tarafın ileri sürdüğü iddialarını fesih gerekçesi yapmaya çalıştığını, şirketin kötü yönetildiğine dair iddiaların gerçeği yansıtmadığını, mahkemece verilen tedbir kararının, şirketin ticari itibarına zarar verecek nitelikte olduğunu beyan ederek 12/07/2023 tarihli ihtiyati tedbir kararına ilişkin itirazlarının değerlendirilmesine, tarafların duruşmaya davet edilmesine, haksız bir şekilde verilen tedbir kararının kaldırılmasına, aksi kanaat halinde teminat miktarının yükseltilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince verilen 08/08/2023 tarihli ara karar ile; davalı şirketin taşınır ve taşınmaz mal varlığının el değiştirmesi halinde ihtiyati tedbir talep eden davacı ortakların hakkını elde etmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı veya tamamen imkansız hale geleceğine ilişkin dosya kapsamına sunulan belgelerle yaklaşık ispat koşulunun gerçekleştiğinin anlaşıldığı, tedbirde orantılılık ve ölçülülük ilkesi ile birlikte gerek ortaklığın gerekse davacı ortakların menfaatleri, bu bağlamda davacı ortakların şirketteki payı gözetilerek, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 636/4. maddesi gereğince "Fesih davası açıldığında mahkeme taraflardan birinin istemi üzerine gerekli önlemleri alabilir." hükmü de nazara alınarak, ihtiyati tedbir isteyen davacı vekilinin ihtiyati tedbir isteminin kısmen kabulü ile aleyhine tedbir istenilen davalının taşınır ve taşınmaz mal varlığının üzerine 3. kişilere devrini önlemeye yönelik ihtiyati tedbir şerhi konulmasına karar verilmesi ve aynı nedenler ile tedbire itirazın reddine karar verilmiştir.
08/08/2023 tarihli ara karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının hiçbir iddiasını herhangi bir delille somutlaştırmadığını, somut delil bulunmadığından ihtiyati tedbirin koşullarının oluşmadığını, davacı tarafın bilgi ve belgeleri talep ve inceleme hakkının engellenmediğinin keşide edilen ihtarnameler ve tutanaklarla sabit olduğunu, şirketin kötü yönetilmediğine ilişkin belgelerin dosyaya eklendiğini, kar dağıtımının yapılmadığına ilişkin iddiaların sunulan belgeler karşısında kötüniyetli olduğunu, davacı tarafın şirkete borcu bulunduğunun gönderilen havale dekontları ve araç alım protokolleri ile sabit olduğunu, şirkete ait borçlandırıcı işlemlerin 2017 yılında yapıldığını ve bundan sonra şirket müdürünün değiştiğini, verilen tedbir kararının şirkete ait kredileri temerrüte düşürme tehlikesinin olduğu hususunun dosyaya sunulan kredi sözleşmelerinden görülebileceğini, şirketin herhangi bir mal kaçırma iddiasına yönelik girişiminin kanıtlanamadığını, şirkete ait tek taşınmaz üzerinde şirket lehine çekilen kredi nedeniyle ipoteğin mevcut olduğunu ve bu taşınmazın şirketin faaliyeti ile ilgili tek mal varlığını oluşturduğunu ve satışı için nitelikli çoğunluk gerektiğini, davacı tarafın şirketin feshi veya ortaklıktan ayrılmak için haklı neden oluşturma çabası içerisinde olduğunu ve hiçbir iddianın somutlaştırılmadığı hususlarının birlikte değerlendirildiğinde haksız bir şekilde verilen tedbir kararının kaldırılmasını ve yapılan itirazın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Talep, ihtiyati tedbirin kaldırılması istemine ilişkindir. Mahkemece yazılı gerekçeyle, ihtiyati tedbire itirazın reddine karar verilmiştir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi ara kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına,
HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, özellikle mahkemenin gerekçesinde belirtildiği gibi davacı ortağın dava sonunda hakkını elde etmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı veya tamamen imkansız hale geleceğine ilişkin dosya kapsamına sunulan belgelerle yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmesi ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 636/4 maddesi hükmü karşısında davacı vekilinin ihtiyati tedbir isteminin kısmen kabulü ile aleyhine tedbir istenilen davalı şirketin taşınmaz malvarlığının 3. kişilere devrini önlemeye yönelik ihtiyati tedbir şerhi konulması yönünde verilen ara karar usul ve yasaya uygun bulunmuştur.
Ancak; ilk derece mahkemesince davalı şirketin taşınır mallarının 3. kişilere devrinin önlenmesi yönünde ara karar verilmiş ise de; davalı şirketin faaliyet konusu gözetilip, şirketin otel işletmesinin bulunduğu hususu değerlendirildiğinde; taşınır mal kavramının içerisine şirketin banka hesapları ile otel işletmesine ait taşınır mallarının gireceği, bu taşınır malların 3. kişilere devrinin önlenmesi yönünde mahkemece verilen ara kararın davalı şirketin faaliyetini sekteye uğratacağı gibi telafisi imkansız zararlara da sebebiyet verebileceği anlaşıldığından bu hususa ilişkin istinaf başvurusunun kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Sonuç olarak, davalı vekilinin istinaf başvurusunun yalnızca az yukarıda açıklanan sebeple 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince esastan kabulüne, ilk derece mahkemesi ara kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.Davalı vekilinin ilk derece mahkemesi ara kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE,
2.6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince Alanya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas (Derdest) sayılı dosyasında verdiği 12/07/2023 tarihli davalı şirketin taşınır ve taşınmaz malvarlığının üçüncü kişilere devrinin önlenmesine yönelik ihtiyati tedbir talebinin 200.000,00 TL'lik nakdi teminatın veya kesin ve süresiz banka teminat mektubunun ibrazı halinde kabulüne ilişkin ARA KARARININ KALDIRILMASINA; a- Davacı vekilinin ihtiyati tedbir taleplerinin KISMEN KABUL KISMEN REDDİYLE, tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 393/1 maddesi gereğince, ihtiyati tedbire ilişkin bu kararın tebliğ tarihinden itibaren 1 haftalık kesin süre içerisinde takdiren toplam 200.000,00 TL'lik nakdi teminatın veya kesin ve süresiz banka teminat mektubunun ibrazı halinde; davalı şirket adına kayıtlı araçlar ile taşınmazlarının üçüncü kişilere devrinin önlenmesine yönelik İHTİYATİ TEDBİR KARARI VERİLMESİNE, davacı vekilinin sair ihtiyati tedbir taleplerinin reddine, bu konuda ilgili işlemlerin ilk derece mahkemesince yapılmasına,
3.İstinaf karar harcının talebi halinde davalı tarafa iadesine,
4.İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda davalı lehine dikkate alınmasına,
5.İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
6.İstinaf gider avansından kullanılmayan kısmının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE,
7.Kararın ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle, 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.12/10/2023 ...