Esas No
E. 2021/24086
Karar No
K. 2023/2773
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

7. Ceza Dairesi         2021/24086 E.  ,  2023/2773 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2018/562 E., 2019/29 K.
SUÇ: 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.(Kapatılan) Kocaeli Muharebe Hizmet Destek Eğitim Komutanlığı Askerî Mahkemesinin, 10.10.2011 tarihli ve 2011/386 Esas, 2011/218 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 18.06.2011-26.06.2011 tarihleri arasında izin tecavüzü suçundan, 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, 73 üncü maddesi ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi uyarınca 5 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

2.(Kapatılan) Kocaeli Muharebe Hizmet Destek Eğitim Komutanlığı Askeri Mahkemesinin, 10.10.2011 tarihli ve 2011/386 Esas, 2011/218 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine (Kapatılan) Askerî Yargıtay 1. Dairesinin 05.12.2012 tarihli ve 2012/1376 Esas, 2012/1257 Karar sayılı ilâmı ile; "...Askerî Mahkemece, sanığa hükmolunan kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezanın, ertelenmemesi, seçenek yaptırımlara çevrilmemesi gerekçesi olarak, ASCK’nın 47, EK 8 ve EK 10’uncu maddelerinin yasaklayıcı hükümleri gösterilmiş ise de;

Anayasa Mahkemesinin 05.07.2012 tarihli, 2012/9-103 E.K. sayılı kararıyla; ASCK’nın 47/1-A madde, fıkra ve bendinin birinci ve ikinci cümleleri ile Ek 8’... maddesinin ikinci fıkrasının “Sırf askerî suçlar ile bu Kanunun Üçüncü Babının Dördüncü Faslında yazılı suçlar hakkında, kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar ile …” bölümünün ve Ek 10’uncu maddesinin ikinci fıkrasının, izin tecavüzü suçu yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilerek, gerekçesinin 21.11.2012 tarihli ve 28474 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmış olması karşısında;

Sanığa hükmolunan, kısa süreli hapis cezasının, diğer şartların da mevcudiyeti hâlinde;

TCK’nın 50’... maddesi gereğince adlî para cezasına veya maddede yazılı diğer seçenek yaptırımlardan birine çevrilebilmesi veya TCK’nın 51’... maddesi gereğince ertelenmesi, yahut CMK’nın 231’... maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi mümkün hâle geldiğinden; Sanığın TCK’nın 50 veya 51 yahut CMK’nın 231’... maddeleri hükümlerinden yararlanıp yararlanmayacağının değerlendirilmesi gerektiği,..." nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

3.Bozma üzerine (Kapatılan) Gölcük Donanma Komutanlığı Askerî Mahkemesinin, 01.10.2013 tarihli ve 2013/783 Esas, 2013/542 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında 18.06.2011-26.06.2011 tarihleri arasında izin tecavüzü suçundan, 1632 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, 73 üncü maddesi ve 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun'un 231 ... maddesinin beşinci fıkrası uyarınca sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, aynı maddenin sekizinci fıkrası uyarınca 5 yıllık denetim süresine tabi tutulmasına karar verilmiş, söz konusu karar yasal süresi içerisinde taraflarca itiraz edilmemek suretiyle 23.01.2014 tarihinde kesinleşmiştir.

4.Sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 23.01.2014 tarihinde kesinleşmesinin ardından 5 yıllık denetim süresi içerisinde 17.12.2017 tarihinde birden fazla kişi tarafından gece vakti birlikte yağma suçunu işlediğinin İzmir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.06.2018 tarihli ve 2018/17 Esas, 2018/180 Karar sayılı kararı ile ihbar edilmesi üzerine dosyanın yeniden ele alınarak yapılan yargılama sonucunda, Kocaeli 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.01.2019 tarihli ve 2018/562 Esas, 2019/29 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında (Kapatılan) Gölcük Donanma Komutanlığı Askerî Mahkemesince açıklanması geri bırakılan 01.10.2013 tarihli ve 2013/783 Esas, 2013/542 Karar sayılı hükmünün açıklanmasına, sanığın 18.06.2011-26.06.2011 tarihleri arasında izin tecavüzü suçundan, 1632 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, 73 üncü maddesi ve 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi uyarınca 5 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

5.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 24.09.2021 tarihli ve 2019/61074 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği; zaruri sebeplerden dolayı bu suçu gerçekleştirdiğine, kendisine verilen cezayı cezaevinde değil de kamuya yararlı bir işte çalışarak geçirmek isteğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR

1.Askerlik hizmetini yerine getirmekte iken 01.06.2011 tarihinde 2 gün yol süresi de verilerek toplam 12 gün izne gönderilen ve talebi üzerine izni 5 gün daha uzatılan sanığın, en geç 18.06.2011 tarihinde izninden dönerek Birliğine katılması gerekirken 26.06.2011 tarihinde kendiliğinden Birliğine katıldığı anlaşılmıştır.

2.Sanığın 05.09.2011 tarihli savunmasında özetle; annesinin hasta, ailesinin mağdur durumda olduğunu, çalışması gerektiğini, 4-5 gün çalışıp para kazandığını sonra 26.06.2011 tarihinde birliğine katıldığını beyan ettiği belirlenmiştir.

3.Sanık bozma sonrası alınan 13.05.2013 tarihli ifadesinde; bozma ilamına uyulmasını talep ettiğini, önceki savunmalarını tekrar ettiğini, beraatını, şayet Mahkeme aksi kanıda olursa hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını kabul ettiğini beyan etmiştir.

4.Sanık ihbar sonrası alınan 17.01.2019 tarihli ifadesinde de; "Gölcük Askeri Mahkemesinden izin tecavüzü suçu nedeniyle verilen hapis cezası hükmünün açıklanması geri bırakılmıştı, bu olaydan sonra İzmir 1 Ağır Ceza Mahkemesine konu suçu işledim, pişmanım" şeklinde beyanda bulunmuştur.

5.Birliği Komutanlığınca düzenlenen 18.06.2011 ve 20.06.2011 tarihli tutanaklarda; sanığın gönderildiği kanuni izinden 18.06.2011 tarihinde dönmesi gerekirken dönmediği belirtilmiştir.

6.Sanığın 01.06.201-13.06.2011 tarihleri arasında iki günü yol süresi olmak üzere toplam 12 gün süre ile kanuni izne gönderildiğine dair erbaş-er izin belgesi ile 13.06.2011-18.06.2011 tarihleri arasında 5 gün daha izin verildiğine dair izin belgesi dava dosyasında mevcuttur.

7.Birliği Komutanlığınca düzenlenen 27.06.2011 tarihli tutanakta; sanığın 26.06.2011 tarihinde kendiliğinden Birliğe katılış yaptığı belirtilmiştir.

8.Selçuk ... Hastanesi Baştabipliğinin 15.09.2011 tarihli yazısında; sanığın annesi Hülya Ok'un sadece 10.06.2011 tarihinde Hastanenin Acil Servisine müracaatının bulunduğu belirtilmiş, ilgili evraklar onaylanarak Mahkemeye gönderilmiştir.

9.Sanık hakkında (Kapatılan) Gölcük Donanma Komutanlığı Askerî Mahkemesinin, 01.10.2013 tarihli ve 2013/783 Esas, 2013/542 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının açıklanması için ihbarda bulunan İzmir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.06.2018 tarihli ve 2018/17 Esas, 2018/180 Karar sayılı kararı dava dosyasında mevcuttur.

10.Sanığa ait güncel adlî sicil kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir. IV. GEREKÇE

1.Sanığın gönderilmiş olduğu izinden 18.06.2011 tarihine kadar dönmesi gerekirken dönmediği, 26.06.2011 tarihinde kendiliğinden Birliğine teslim olduğu, savunmasında beyan ettiği hususların araştırıldığı ancak gelen cevabi yazı içeriğine göre annesinin suç tarihlerinde Hastaneye müracaatının olmadığı, yine (Kapatılan) Askerî Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarında da vurgulandığı üzere, maddi durumu ... olmadığı için zamanında dönemediğine ilişkin özürlerin askerlik hizmetine tercih edilebilecek bir mazeret olarak kabulüne imkan bulunmadığı, buna göre "Olay ve Olgular" başlığı altında ayrıntılarına yer verilen delillere ve tüm dosya kapsamına göre, Mahkemece, geçerli bir özrü bulunmayan sanık hakkında, izin tecavüzüne konu eylemin sabit görülmesinde bir isabetsizlik bulunmamıştır.

2.5271 sayılı Kanun'un 231 ... maddesinin ikinci fıkrası uyarınca açıklanması geri bırakılan hükmün, sanığın denetim süresi içinde yeni bir suç işlemesi sebebiyle yeniden ele alınıp hükmün açıklanmasına karar verildiğinde, aynı Kanun'un 231 ... maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca önceki hükümde değişiklik yapılmadan aynen açıklanması, ancak kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirlenecek bir kısmının infaz edilmemesi ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesi veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine dair cezanın bireyselleştirilmesi hükümlerinin tatbik edilebileceği, bunun dışındaki hususlarda hükmün değiştirilemeyeceği gözetildiğinde, denetim süresi içinde yeniden kasten suç işlediği anlaşılan sanık hakkında önceki hükmün aynen açıklanmasında bu nedenle bir isabetsizlik görülmediğinden hükümde bu yönüyle de hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3.5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanması ile ilgili olarak; hükümden sonra 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'la yapılan değişikliklerin, infaz aşamasında gözetilebileceği değerlendirilmiştir.

4.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların ... biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kocaeli 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.01.2019 tarihli ve 2018/562 Esas, 2019/29 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

23.03.2023 tarihinde karar verildi. Yazı İşleri Müd. Y. B.Ö.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.