1. Ceza Dairesi
1. Ceza Dairesi 2023/3501 E. , 2023/5649 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 ... maddesinin birinci fıkrası gereğince temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Gaziantep 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.02.2021 tarihli ve 2020/251 Esas, 2021/52 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 ... maddesinin birinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 54 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, müsadereye ve mahsuba karar verilmiştir.
2.Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 13.05.2022 tarihli ve 2022/962 Esas, 2022/490 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan ... vekili ile sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 ... maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri;
Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesiz olduğuna, istinaf aşamasında duruşma açılarak tanıkların yeniden dinlenilmemesinin adil yargılanma hakkını ihlal ettiğine, suçun tasarlanarak işlendiğine, haksız tahrik ve takdîri indirim hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine, kabule göre de tahrik indiriminin fazla olduğuna ilişkindir.
B. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri;
sanığın öldürme kastı ile hareket etmemesi nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 87 ... maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanması gerektiğinden bahisle suç vasfına, haksız tahrik indiriminin en üst oranda uygulanması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1.Sanığın kızı ile maktulün bir dönem sevgili oldukları, ayrılmaları sonrası taraflar arasında husumet oluştuğu, olay günü sanığın iş yerinde aralarında çıkan tartışmada, sanığın tek bıçak darbesi ile maktulü sırtından bıçaklayarak öldürdüğü anlaşılmıştır.
2.Sanık savunması, katılanların ve tanıkların beyanları, olay yeri inceleme tutanağı, uzmanlık raporları, kamera kayıtları, mesaj tespit tutanakları, bilirkişi raporları, önceki husumete dair soruşturma evrakları, tutanaklar, nüfus ve adlî sicil kayıtları ile diğer tüm deliller dava dosyasında mevcuttur.
3.Maktul hakkında tanzim olunan, 14.04.2020 tarihli ölü muayene ve otopsi tutanağına göre; "Kişinin vücudunda bir adet kesici-delici alet yarası tespit edilmiş olup öldürücü nitelikte olduğu, kişinin ölümünün kesici delici alet yaralanmasına bağlı iç organ ve büyük damar yaralanmasından gelişen iç kanama sonucu meydana gelmiş olduğu," tespit edilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE
Katılanlar vekilinin; Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesiz olduğuna, istinaf aşamasında duruşma açılarak tanıkların yeniden dinlenilmemesinin adil yargılanma hakkını ihlal ettiğine, suçun tasarlanarak işlendiğine, haksız tahrik ve takdîri indirim hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine, kabule göre de tahrik indiriminin fazla olduğuna, sanık müdafiinin; sanığın öldürme kastı ile hareket etmemesi nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 87 nci maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanması gerektiğinden bahisle suç vasfına, haksız tahrik indiriminin en üst oranda uygulanması gerektiğine yönelen temyiz sebepleri yönünden;
Mahkemece Olay ve Olgular kısmında (2) numaralı paragrafta yer verilen delillerin isabetli şekilde değerlendirildiği, Dairemizce de izlenen olay anına ilişkin kamera kayıtları da dikkate alındığında, suçta kullanılan aletin elverişliliği, hedef alınan vücut bölgesi, maktulün yaralanmasının yeri ve niteliği, önceye dayalı husumetin bulunması ve sanığın eylem sonrası hareketleri karşısında sanığın öldürme kastı ile hareket ettiğinin kabulünde ve suçun buna göre kasten öldürme olarak vasıflandırılmasında bir isabetsizlik bulunmadığı; sanığın öldürme kararını ne zaman aldığının ve belli bir hazırlıkla eylemini gerçekleştirdiğinin kesin olarak saptanamadığı, oluşan şüpheli durumun sanık aleyhine yorumlanamayacağı, bu itibarla tasarlamanın koşullarının bulunmadığı; dosya içeriğinden varlığı anlaşılan, maktulden sanığa yönelen ve haksız tahrik oluşturan eylemlerin niteliği ve ulaştığı boyut da dikkate alındığında uygulanan haksız tahrik indiriminin isabetli olduğu; takdîri indirim Mahkemenin takdîr yetkisi kapsamında olup yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına karar verildiği; Bölge Adliye Mahkemesince delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesi halinde dosya üzerinden inceleme yapılarak karar verilmesinin mümkün olduğu, her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesi kararında istinaf istemleri hususunda ayrıntılı bir gerekçeye yer verilmemiş ise de; bu bölümde, ilgili temyiz sebeplerine yönelik gerekçeli değerlendirme yapılarak söz konusu eksikliğin Yargıtay tarafından giderildiği anlaşıldığından, anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 13.05.2022 tarihli ve 2022/962 Esas, 2022/490 Karar sayılı kararında katılanlar vekili ve sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçirilen süre dikkate alınarak sanık müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Gaziantep 8. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.09.2023 tarihinde karar verildi. K A R Ş I O Y Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığının 2020/1118 Esas sayılı, 24.06.2020 tarihinde düzenlemiş olduğu iddianamesinde; sanık ...'in, maktul ...'yi kasten öldürdüğünü ve TCK'nin 81 ve 29. maddeleri uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesini kamu adına talep etmiştir.
Gaziantep 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.02.2021 tarihli ve 2020/251 Esas, 2021/52 Karar sayılı kararıyla; sanık ...'in TCK'nin 81/1, 29 ve 62. maddeleri uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Mahkemenin bu kararı; katılan vekili ve sanık müdafii tarafından istinaf edilmiştir. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 13.05.2022 tarihli ve 2022/962 Esas, 2022/490 Karar sayılı kararıyla istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Katılanlar vekili ve sanık müdafii kararı temyiz etmiştir. Dairemizin 26.09.2023 tarihli ve 2023/3501 Esas, 2023/5649 Karar sayılı ilâmın oy çokluğu ile onanmasına karar verilmiştir.
Kararın onanması yönündeki çoğunluk görüşüne katılmıyoruz. Şöyleki;
Dosya içeriğinden açıkça anlaşılan maktulden, sanığa yönelen ve haksız tahrik oluşturan eylemlerin niteliği ve ulaştığı boyut dikkate alındığında TCK'nin 29. maddesi kapsamında uygulanan haksız tahrik indiriminin isabetli olmadığı, asgarî hadde yakın (1/3) oranda bir indirimin yapılması gerekirken, makul (1/2) oranda bir indirim yapılarak eksik ceza verildiğinden, Sayın çoğunluğun onama yönündeki görüşüne katılmıyoruz.