8. Hukuk Dairesi
8. Hukuk Dairesi 2022/5120 E. , 2023/5076 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının davacı vekili ve davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
1.... ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) Geçici 8 inci maddesi uyarınca yapılan kadastro çalışması sırasında, 282 ada 42 parsel sayılı 8.365,36 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve ekonomik yarar sağlaması mümkün olan yerlerden olup 1996 yılından beri ...'ün kullanımında olduğu belirtilerek, tarla vasfıyla, davalı Hazine adına tespit edilmiştir.
2.Davacı ... vekili dava dilekçesinde; ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 282 ada 42 parsel sayılı taşınmazın, müvekkili olan davacının babası tarafından 1950-1960 yıllarından vefat ettiği 1995 yılına kadar komşu 282 ada 37, 38, 39, 40 ve 43 parsellerle birlikte tarımsal amaçlı olarak kullanıldığını, vefatından sonra ise yapılan taksim neticesinde davacının taşınmazı tarımsal amaçlı olarak kullanmaya devam ettiğini belirterek, kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın davacı adına tespit ve tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmaz üzerinde davacı lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, keşifte dinlenilen mahalli ve tespit bilirkişilerinin, dava konusu taşınmazın, davacının babası tarafından ekin ekilmek suretiyle kullanılırken 20 yılı aşkın bir süre önce vefatı sonrası yapılan taksimle davacıya düştüğünü, o zamandan beri de davacı tarafından tarımsal faaliyet yapılmak suretiyle kullanıldığını, bilirkişi raporunda (A) ile gösterilen taşınmazın kuzeyindeki çalılık alanın eskiden beri mevcut olduğunu beyan ettikleri; bilirkişi heyet raporunda, hava fotoğrafları ve uydu görüntüleri ve toprak yapısının incelenmesinde, taşınmazın çalılık olan (A) bölümünün imar ihya edilmediği, ocaklar halinde yapraklı çalıların bulunduğu, ortasından kuru dere yatağının geçtiği, (B) bölümünün ise 1963 tarihli hava fotoğrafında çalılık iken 1971 ve sonraki yıllardaki hava fotoğrafının incelenmesinde çalılardan temizlenerek tarım yapılmaya başlandığının anlaşıldığı ve keşif tarihine kadar tarımsal üretim yapıldığı, imar ihyasının tamamlanarak tarım toprağı sıfatının oluştuğu yönünde görüş belirtildiği, bu haliyle taşınmazın (B) bölümü üzerinde davacı lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluştuğu, (A) bölümü üzerinde ise zilyetlikle iktisap koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 282 ada 42 parsel sayılı taşınmazın 3402 sayılı Kanun'un Geçici 8. Madde gereğince yapılan kadastro çalışmasında 02.09.2021 tarihli müşterek bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen 4.787,70 metrekare yüzölçümündeki kısmı yönünden kadastro tespitinin iptaline, iptal edilen (B) harfi ile gösterilen 4.787,70 metrekare kısmın 282 ada son parsel numarasında tarla vasfı ile ... adına, ifraz sonrası geriye kalan ve bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 3.577,66 metrekarelik kısmın 282 ada 42 parsel sayısında tarla niteliği ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, 02.09.2021 tarihli bilirkişi heyeti raporunun mahkeme kararının eki sayılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararına karşı davacı vekili ve davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; taşınmazın bilirkişi raporunda (A) harfiyle gösterilen bölümü yönünden, kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, 282 ada 42 parselin tamamını tarım arazisi olduğunu, taşınmazın imar ihyasının davacının babası tarafından yapıldığını ve davacının 1995 yılından beri taşınmaza zilyet olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde; taşınmazın bilirkişi raporunda (B) harfiyle gösterilen bölümü yönünden, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna aykırı olduğu gibi eksik araştırma ve inceleme yapıldığını ve davacı lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşmadığını belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, taşınmazın, 1956 yılında yapılan ilk tesis kadastrosu çalışmalarında devlet ormanı (fundalık) olarak tapulama harici bırakıldığı; (A) bölümünün eğiminin % 12-15, (B) bölümünün eğiminin ise % 2-3 olduğu, 6831 sayılı Orman Kanunu’na göre yapılarak 1991 yılında kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması çalışmaları sonucunda tarım arazileri olarak gösterilen alanda kaldığı ve orman sayılmayan yerlerden olduğu ve 4999 sayılı Orman Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (4999 sayılı Kanun) çalışmalarında bu durumunun değişmediği; hava fotoğrafları, memleket haritaları, uydu fotoğrafları ve toprak yapısına göre (B) harfli 4.787,70 metrekarelik kısmı üzerinde imar ihyanın dava tarihine göre en az 50 yıl önce tamamlandığı ve ıslah edilerek tarım toprağı sıfatı oluştuğu ve davacı yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz kazanma koşullarının oluştuğu, (A) harfiyle gösterilen 3.577,66 metrekarelik kısmı üzerinde ise imar ihyanın tamamlanmadığı ve ıslah edilerek tarım toprağı sıfatı oluşmadığı, bu nedenle ilk derece mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekili ile davalı Hazine vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, davacı vekili ile davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçelerle, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
2.Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçelerle, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, çekişmeli taşınmaz üzerinde davacı taraf lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) 14, 17 ve Geçici 8 inci maddeleri,
3.Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 189,15 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.