Esas No
E. 2022/13205
Karar No
K. 2023/3235
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

10. Hukuk Dairesi         2022/13205 E.  ,  2023/3235 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2021/892 E., 2022/1777 K.

...

...

KARAR: Esastan Ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 16. İş Mahkemesi

SAYISI: 2019/193 E., 2021/14 K.

Taraflar arasındaki rücuan tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalıların istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi ve davalılar vekillerinin her ikisi tarafından da duruşma talep edilmesi üzerine dosya incelenerek, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 28.03.2023 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü duruşmalı temyiz eden davalı ... ... Asansör San ve Tİc. AŞ. adına Av. ... ile davalı ...İnşaat ve Proje Yön. A.Ş. adına Av. ... ile davacı ... adına Av. ... geldi. Duruşmaya başlanarak, hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verilerek aynı günde Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesi ile; Kurum sigortalısı ...'in ... ... Asansör San ve Tic AŞ işyerinde çalışırken 19.11.2015 tarihinde sabit duran asansörün üstünde çalıştığı sırada üzerine cisim düşmesi nedeniyle geçirdiği kaza sonucunda vefat ettiğini, işverenin gerekli önlemleri almamasından dolayı kazaya sebebiyet verdiğini, kaza nedeniyle sigortalının murisi ...'e 68.970,51 TL, ... 'e 349.336,52 TL peşin sermaye değerli gelir bağlandığını, ayrıca 6.663,65 TL tedavi gideri ile cenaze masrafı ödendiğini, hak sahipleri tarafından ...

2.İş Mahkemesi'nin 2016/313 esas sayılı dosyası ile tazminat davası açıldığını, Kurum müfettişleri tarafından düzenlenen raporda olayın iş kazası olduğunun, asıl işverenin % 70, işverenin ise % 30 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiğini belirterek, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak hükümlerine göre şimdilik 9.500,00 TL peşin sermaye değerli gelir, 500,00 TL tedavi, cenaze ve diğer giderlerin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı ...İnşaat ve Proje Yön. A.Ş. vekili cevap dilekçesi ile; kazazede işçi ...'in diğer davalı ... ... Asansör San. ve Ticl A.Ş.'nin çalışanı olduğunu, müvekkili şirket ile herhangi bir işveren-işçi ilişkisi bulunmadığını, görev, husumet ve zamanaşımı itirazında bulunduklarını, müvekkili şirket tarafından iş sağlığı ve güvenliği konularında tüm tedbirlerin alındığını, kazanın yaşandığı yerin tesliminin diğer davalı şirkete yapıldığını, bu nedenle yaşanan kazadan dolayı müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğu ve kusuru bulunmadığını, işyerinde meydana gelebilecek her türlü kaza sonucunda ortaya çıkan mali mesuliyetlerin sigortalandığını, bu nedenle davanın... Sigorta'ya ihbarı gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalı ... ... Asansör San. ve Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesi ile; müvekkili şirkette sigortalı ...'in 01.12.1987 tarihinde asansör montaj personeli olarak belirsiz süreli sözleşme ile çalışmaya başladığını, emekliliğinden sonra uzman montaj teknisyeni olarak çalışmaya devam ettiğini, sigortalının müvekkili ile davalı ...İnşaat arasında imzalanan ... Konut Projesi Asansör Temini ve Montajı İşleri Sözleşmesi ile üstlenilen asansör temini ve montaj işlerinin yerine getirilmesi için müvekkili tarafından görevlendirildiğini, kazanın ... İnşaat'a ait şantiyede meydana geldiğini, asansörün montajının hazırlanan proje ve teknik şartnamelere, sektör bazında yürürlükte bulunan mevzuatlara uygun biçimde tamamlandığını, ancak inşaattaki eksiklikler nedeniyle asansörün faaliyete açılmadığını, davacı tarafından belirsiz alacak davası açılmasının hukuka aykırı olduğunu, müvekkili şirketn iş sağlığı ve güvenliği konusunda azami özenin gösterildiğini, davada kaçınılmazlık ilkesinin geçerli olmaması nedeniyle kurumun rücu hakkı bulunmadığını, müvekkili şirketin kazanın meydana gelmesinde herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, kazanın meydana gelmesine sebep olan asansör kuyusunun inşası ve asansörün faaliyete açılabilmesi için elverişli hale getirilmesinin diğer davalı ...İnşaat'ın yükümlülüğünde olduğunu, müvekkili şirket tarafından iş güvenliğine ilişkin tüm tedbirlerin alındığını, ...

5.Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2015/268 değişik iş dosyası ve Gölbaşı 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2016/37 Esas sayılı dosyasında düzenlenen raporlarda, müvekkilinin iş sağlığı ve güvenliği konusunda tedbirleri aldığı, müteveffanın talimatlara uygun davrandığı, müteveffanın ölümüne, ...İnşaatın yükümlülüğündeki 24. katta bulunan asansör panosunun yanındaki boşlukların kapatılmaması nedeniyle düşen tuğlalarının sebebiyet verdiğini tespit edildiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk derece Mahkemesince, "...Toplanan delillerin incelenmesinden; Kurum sigortalısı ...'in 19.11.2015 tarihinde ... İli ... Mevkii adresinde bulunan ... İnşaatı Şantiyesi içinde B1 Blokta bulunan asansörün devreye alınması işi sırasında çalışırken üst katlardan düşen bims tuğla parçasının başına isabet etmesi nedeniyle ağır yaralanarak vefat ettiği, mahkememizce alınan bilirkişi kusur raporlarında; işyerinde tehlikeli alanlara girişi engelleyecek şekilde düzenleme yapılmaması, asansör kuyusunda düşme ihtimali olan sabitlenmemiş, parça, malzeme, İnşaat atığı gibi muhtemel yabancı cisimlerin kontrol edilmeden asansör kabini üzerinde çalışılmasına izin verilmesi, işveren tarafından iş güvenliği yönünden gözetim ve denetim görevinin yeterince yerine getirilmemesi nedenleri ile alt işveren ... ... Asansör San. ve Tic. AŞ'nin % 30 oranında kusurlu olduğu (bu kusurun % 2 sinin şantiye şefi ... 'a ait olduğu), asansör kuyusuna yabancı cisimlerin girebileceği boşlukların çalışma öncesinde kapatılmaması, yapılan tüm çalışmaların iş sağlığı ve güvenliği yönünden gözetim ve denetim görevinin yeterince yerine getirilmemesi nedenleri ile asıl işveren ...İnşaat ve Proje Yönetimi A.Ş.'nin % 70 oranında kusurlu olduğu ( bu kusurun % 1'inin elektrik teknikeri ...'e, % 2'sinin şantiye şefi ...'a ait olduğu), kazanın meydana gelmesinde kurum sigortalısı ...'in herhangi bir kusurunun bulunmadığının tespit edildiği, kurum teftiş raporunda asıl işveren ...İnşaat ve Proje Yönetimi A.Ş.'nin % 70 oranında alt işveren ... ... Asansör San. ve Tic. A.Ş.'nin % 30 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, Gölbaşı 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2016/37 Esas sayılı dosyasında sanıklar ...,...,... 'ın taksirle ölüme suçundan cezalandırılmalarına karar verildiği ancak kararın kesinleşmediği, ...

2.İş Mahkemesi'nin 2016/313 Esas sayılı dosyasında iş kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin açılan davanın derdest olduğu, Kurum tarafından sigortalının hak sahibi eşine 349.336,52 TL hak sahibi kızına 68.970,51 TL peşin değerli gelir bağlandığı, 6.663,65 TL tedavi gideri ödendiği ve 449,00 TL cenaze gideri ödendiği, alınan hesap raporunda; gerçek zarar hesabı ve karşılaştırılması da yapılarak Kurumun 418.307,03 TL. peşin sermaye değerli gelir, 6.663,65 TL tedavi gideri 449,00 TL cenaze gideri olmak üzere toplam 425.419,68 TL alacağının bulunduğunun tespit edildiği, davacı tarafından ıslah dilekçesi verildiği, ıslahın davalılara tebliğ edildiği anlaşılmıştır.

Tüm dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesi sonucunda, davanın iş kazası sonucu vefat eden sigortalı için yapılan ödemelerden kaynaklanan kurum zararının karşılanması amacıyla açılan rücu davası olduğu, iş yerinde meydana gelen iş kazası sonucu dava dışı sigortalının vefat ettiği, yasal, yeterli gerekçeyi içerir, denetime elverişli ve mahkememizce benimsenen kurumun teftiş kusur raporu ile de uyumlu 3 kişilik heyet kusur raporuna göre davalı ...İnşaat ve Proje Yönetimi A.Ş.'nin % 70, ... ... Asansör San. ve Tic. A.Ş.'nin % 30 oranında kusurlu olduğu, davalıların kusur oranından müteselsilen sorumlu olduğu, buna göre kusur oranı dikkate alındığında olay nedeniyle bağlanan ilk peşin değerli gelirler nedeniyle hesap raporuna göre gerçek zarardan daha düşük olduğundan 418.307,03 TL peşin sermaye değerli gelir, 6.663,65 TL tedavi gideri 449,00 TL cenaze gideri kurum zararından davalıların müteselsilen sorumlu olması gerektiği düşüncesi ile ıslah da gözetilerek davanın kabulüne, gelir için onay tarihi, masraf ve ödemeler için ödeme tarihlerinden itibaren yasal faiz yürütülmesine karar vermek gerekmiş, davanın kabulüne, gelirin ilk peşin sermaye değer toplamı 418.307,03 TL kurum zararının onay tarihinden, tedavi gideri 6.663,65 TL ile cenaze gideri 449,00 TL'nin sarf ve ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, dair karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
B. İstinaf Sebepleri

1.Davalı ...İnş.ve Proj. Yön. vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalı ... ... Asansör San. ve Tic. A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "..İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, yasal dayanağı 5510 sayılı Kanun'un 21/1 ve 76/4 üncü maddeleri olan davada, davalı şirkette çalışan Kurum sigortalısının sabit duran asansörün üstünde çalıştığı sırada üzerine cisim düşmesi sonucu vefatıyla sonuçlanan iş kazası hakkında, mahkemece hükme esas alınan oluşa uygun kusur değerlendirmesi ve Kurum zararı ile sorumluları hakkında varılan sonuçta, davanın kabulüne dair kararın vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davalı ...İnşaat ve Proje Yönetimi A.Ş. vekilinin ve davalı ... ... Asansör San. ve Tic. A.Ş. vekilinin istinaf istemlerinin 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 inci maddesi uyarınca esastan reddine" karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekillerince temyiz isteminde bulunulmuştur.
B. Temyiz Sebepleri

1.Davalı ...İnşaat ve Proje Yön. A.Ş. vekili müvekkilinin kazada bir kusurunun bulunmadığını, davalının işveren sıfatının bulunmadığını, davanın husumetten reddi gerektiğini, buna göre kabule dair kararın bozulmasını talep etmiştir.

2.Davalı ... ... Asansör San. ve Tic. A.Ş. vekili temyiz dilekçesi ile; dava konusu iş kazası nedeniyle rücuan tazminat istemine ilişkin davada aldırılan kusur ve hesap raporlarının hatalı olduğunu, esasen kazanın meydana gelmesinde kendisinin dahi kusurunun bulunmadığını, kararın bu yönleri ile hatalı olduğunu, belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, rücuan tazminat istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 Sayılı Kanunun 21 inci maddesi hükümleridir.

3.Değerlendirme

1.Davacı Kurum, 19.11.2015 tarihinde meydana gelen iş kazasında vefat eden sigortalısının hak sahiplerine bağlanan gelilrer ve yapılan sosyal sigorta yardımları nedeniyle oluşan kurum zararının tahsili istemli eldeki davayı açmış olup, davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Kanunu'nun 21 ve 76 ncı maddeleridir.

2.5510 sayılı Kanun'un “İş Kazası ve Meslek Hastalığı İle Hastalık Bakımından İşverenin ve Üçüncü Kişilerin Sorumluluğu” başlıklı 21 inci maddesine göre; İş kazası ve meslek hastalığı, işverenin kastı veya sigortalıların sağlığını koruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırı bir hareketi sonucu meydana gelmişse, Kurumca sigortalıya veya hak sahiplerine bu Kanun gereğince yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri toplamı, sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı olmak üzere, Kurumca işverene ödettirilir. Anılan madde ile işveren davalının, Kurumun rücu alacağından sorumluluğu ancak kusurunun varlığı halinde mümkündür.

3.Kusurun belirlenmesinde ise; zararlandırıcı sigorta olayının ne şekilde oluştuğunun, dosya içeriğindeki tüm deliller takdir olunarak belirlenmesi ve kabul edilen maddi olgular doğrultusunda, konusunda uzman sayılacak kişilerden oluşturulacak bilirkişi heyetinden, aynı olay nedeni ile daha önce açılmış ve kesinleşmiş tazminat ve ceza davaları varsa, tazminat davasında verilen kararın güçlü delil oluşturduğu hususu ile ceza davasında belirlenen maddi olguların bağlayıcı olacağı hususu da gözetilmek suretiyle sigortalı ile davalının ve varsa dava dışı kişilerin kusur oran ve aidiyetleri konusunda rapor alınması gereklidir.

4.Kusur raporlarının, 5510 sayılı Kanun'un 21 inci maddesi ile birlikte iş kazası tarihinde yürürlükte bulunan 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununa uygun olarak düzenlenmesi gerekir. Anılan Kanunlarda; İşverenler işyerlerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması için gerekli her türlü önlemi almak, araç ve gereçleri noksansız bulundurmak, işçiler de iş sağlığı ve güvenliği konusunda alınan her türlü önleme uymakla yükümlüdürler. İşverenler, işyerinde alınan iş sağlığı ve güvenliği önlemlerine uyulup uyulmadığını denetlemek, işçileri karşı karşıya bulundukları mesleki riskler, alınması gerekli tedbirler, yasal hak ve sorumlulukları konusunda bilgilendirmek ve gerekli iş sağlığı ve güvenliği eğitimini vermek zorundadırlar, denilmekte, böylece, işçiyi gözetim ödevi ve insan yaşamının üstün değer olarak korunması gereğinden hareketle; salt mevzuatta öngörülen önlemlerle yetinilmeyip, bilimsel ve teknolojik gelişimin ulaştığı aşama uyarınca alınması gereken önlemlerin de işveren tarafından alınmasını zorunlu kılmaktadır;

5.Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) ile Dünya Sağlık Örgütü'nün (WHO) ortak Komisyonunda işçi sağlığının esasları: Bütün işkollarında işçinin fiziksel, ruhsal ve sosyo-ekonomik bakımdan sağlığını en üst düzeye çıkarmak ve bunun devamını sağlamak; çalışma şartları ve kullanılan zararlı maddeler nedeni ile işçi sağlığının bozulmasını engellemek; her işçiyi kendi fiziksel ve ruhsal yapısına uygun işte çalıştırmak; özet olarak işin işçiye ve işçinin işe uyumunu sağlamak olarak tanımlanmaktadır. Belirlenen amaçlara ulaşmak, dolayısıyla iş kazalarını ve meslek hastalıklarını önlemek temel sorumluluktur. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08.11.2006 gün ve E: 2006/10-696, K: 2006/704 sayılı kararı).

6.6331 sayılı Kanunun "Risklerden korunma ilkeleri" başlıklı 5. maddesinde, İşverenin yükümlülüklerinin yerine getirilmesinde; "a)Risklerden kaçınmak. b)Kaçınılması mümkün olmayan riskleri analiz etmek. c)Risklerle kaynağında mücadele etmek. ç) İşin kişilere uygun hale getirilmesi için işyerlerinin tasarımı ile iş ekipmanı, çalışma şekli ve üretim metotlarının seçiminde özen göstermek, özellikle tekdüze çalışma ve üretim temposunun sağlık ve güvenliğe olumsuz etkilerini önlemek, önlenemiyor ise en aza indirmek. d)Teknik gelişmelere uyum sağlamak. e)Tehlikeli olanı, tehlikesiz veya daha az tehlikeli olanla değiştirmek. f)Teknoloji, iş organizasyonu, çalışma şartları, sosyal ilişkiler ve çalışma ortamı ile ilgili faktörlerin etkilerini kapsayan tutarlı ve genel bir önleme politikası geliştirmek. g) Toplu korunma tedbirlerine, kişisel korunma tedbirlerine göre öncelik vermek. ğ) Çalışanlara uygun talimatlar vermek." ilkelerinin göz önünde bulundurulması gerektiği belirtilirken,

Anılan Kanunun "Çalışanların yükümlülükleri" başlıklı 19 uncu maddesinde, "Çalışanların, iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili aldıkları eğitim ve işverenin bu konudaki talimatları doğrultusunda, kendilerinin ve hareketlerinden veya yaptıkları işten etkilenen diğer çalışanların sağlık ve güvenliklerini tehlikeye düşürmemekle yükümlü oldukları ve çalışanların işveren tarafından verilen eğitim ve talimatlar doğrultusunda; a) İşyerindeki makine, cihaz, araç, gereç, tehlikeli madde, taşıma ekipmanı ve diğer üretim araçlarını kurallara uygun şekilde kullanmak, bunların güvenlik donanımlarını doğru olarak kullanmak, keyfi olarak çıkarmamak ve değiştirmemek. b) Kendilerine sağlanan kişisel koruyucu donanımı doğru kullanmak ve korumak. c) İşyerindeki makine, cihaz, araç, gereç, tesis ve binalarda sağlık ve güvenlik yönünden ciddi ve yakın bir tehlike ile karşılaştıklarında ve koruma tedbirlerinde bir eksiklik gördüklerinde, işverene veya çalışan temsilcisine derhal haber vermek. ç) Teftişe yetkili makam tarafından işyerinde tespit edilen noksanlık ve mevzuata aykırılıkların giderilmesi konusunda, işveren ve çalışan temsilcisi ile iş birliği yapmak. d) Kendi görev alanında, iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması için işveren ve çalışan temsilcisi ile iş birliği yapmak" yükümlülüğü bulunduğu belirtilmiştir.

7.Bu yasal düzenlemeler uyarınca iş kazasının oluşumuna etken kusur oranlarının saptanmasına yönelik incelemede; maddi olayın özellikleri dikkate alınarak, ihlal edilen mevzuat hükümleri, zararlı sonuçların önlenmesi için koşulların taraflara yüklediği özen ve dikkat yükümüne aykırı davranışın doğurduğu sonuçlar ayrıntılı olarak irdelenip, kusur aidiyet ve oranları gerekçeleriyle ortaya konulmalıdır.

Diğer taraftan, tarafları ve konusu farklı olan sigortalının açtığı tazminat dosyasında verilen karar, rücuan tazminat davalarında kesin hüküm teşkil etmez. Dolayısıyla o dosyada alınan kusur raporu da eldeki davada kesin delil teşkil etmeyecektir. Şayet, kesinleşmiş ise ancak, güçlü delil teşkil edebilir. Nitekim bu husus, Yargıtay'ın yerleşmiş ve kökleşmiş görüşleri ile de kabul edilmiş bulunmaktadır.

8.Eldeki davada ise, Mahkemece, aldırılan kusur raporu ile davalı şirketlerin müştereken %100 kusurlu fakat bu kusurun %30’unun diğer davalı ... ... Asansör San. ve Tic. AŞ'nin olduğunun belirtildiği anlaşılmakta ise de; öncelikle olay ile ilgili olarak, kazalının açtığı tazminat davası soruşturma ve ceza davasının varlığının araştırılması ve kesinleşip kesinleşmediğinin belirlenmesi, olayda davalıların hukuki konum ve sıfatlarının tayini için olayın meydana geldiği iş kolunda uzman iş güvenliği uzmanlarından oluşan heyetten yeni bir kusur raporu aldırıldıktan sonra bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde ve risk analizi bakımından bir değerlendirme yapılmayan rapora dayalı karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.

9.Olay tarihinde yürürlükte olan 5510 sayılı Kanun'un 12 nci maddesi hükmüne göre alt işveren, bir işte veya bir işin bölüm veya eklentisinde işverenden iş alan ve kendi adına sigortalı çalıştıran 3. kişidir.

10.Asıl işveren alt işveren ilişkisinin varlığı için, öncelikle, işin başka bir işverenden alınmış olması, bir başka ifade ile asıl işverenin işverenlik sıfatına sahip olması, asıl işyeri ya da işyerinden sayılan yerlerde kendi adına işçi çalıştırıyor olması gerekir.

11.İşin belirli bir bölümünde değil de tamamının bir bütün halinde ya da bölümlere ayrılarak başkalarına devredildiği, işten bu yolla tamamen el çekildiği, sigortalı çalıştırılmadığı için işveren sıfatının haiz olunmadığı durumda ise, bunları devralan kişiler alt işveren, devredenler de asıl işveren olarak nitelendirilemeyecektir. Alt işveren sıfatının kazanılmasında diğer koşullar ise, asıl işverenden istenilen işin, asıl iş, ya da, işyeriyle ilgili işin bir bölümünde veya işyeri eklentilerinde alınmış olması ve bu işte işi alanın kendi işçilerinin çalıştırılması ve bu nedenle de işveren sıfatına sahip olunmasıdır.

12.Eldeki davada ise, iş kazasının dava dışı ... Turizm ve Ticaret AŞ. Tarafından yaptırılan "..." konut projesi inşaatı iş yerinde meydana geldiği dikkate alındığında, mahkemece davalı şirketler ile dava dışı ... Turizm ve Tİcaret AŞ. Arasındaki tüm sözleşmelerin getirtilmesi ve davalı şirketler ile bu şirketin arasında nasıl bir ilişki olduğunun ve anahtar teslimi ile iş yapılıp yapılmadığının irdelenmesi ile tüm tarafların hukuki konum ve durumlarının tayini ile 5510 Sayılı Yasanın 21. Maddesi kapsamında işveren veya taşeron olup olmadığı yahut üçüncü kişi olup olmadıkları ve 3. Kişilerin de bu sıfatları nedeniyle olay üzerindeki etkileri ve kusur durumlarının tayini ve sonucuna göre kusur ve hesap raporlarının alınmasından sona bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine, Davalılar avukatları yararına takdir edilen 8.400,00 TL duruşma avukatlık ücretinin davacıya yükletilmesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

28.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. ...

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.