12. Ceza Dairesi
12. Ceza Dairesi 2021/10633 E. , 2023/3765 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.
Davacı vekili 07.05.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; "müvekkilinin silahlı terör örgütüne üye olma 01.12.2016 tarihinde gözlem altına alındığını, 17.12.2016 tarihinde gece geç saatlerde salıverildiğini, yapılan yargılama ile beraat ettiğini, haksız koruma tedbiri uygulanması nedeniyle 70.000 TL maddi, 80.000 TL manevi tazminatın yakalama/gözaltına alınma tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini" talep etmiştir.
2.Davalı vekili 22.06.2018 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; "CMK'nın 142 maddesindeki şartların gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılmasını, eğer gerçeklememiş ise davanın reddinin gerektiğini, davacı vekilinin müvekkilinin 70.000 TL zarara uğradığını belirttiği, maddi tazminata itiraz ettiklerini, manevi olarakta 80.000 TL lik bir zararın oluşmasının mümkün olmadığından manevi tazminat isteminin haksız olduğunu, manevi tazminat istemini kabul etmediklerini, davanın reddi gerektiğini" beyan etmiştir.
3.Ceyhan Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.07.2018 tarih ve 2018/194 Esas, 2018/315 Karar sayılı kararı ile "davacının Adana 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/143 Esas, 2018/105 Karar sayılı dava dosyasında 01.12.2016-16.12.2016 tarihleri arasında gözaltında kaldığı, yapılan yargılama sonunda davacının üzerine atılı Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçundan beraatine karar verildiği, beraat kararının kesinleştiğine dair mahkemenin göndermiş olduğu evraklar üzerinden yapılan incelemede kesinleşme şerhinin bulunmadığı, beraat hükmünün ... müdafii tarafından istinaf edildiğine ilişkinin dilekçenin mevcut olduğu, Uyap sistemi üzerinden Hakim ekranı "Başka Birimden Gerekçeli Karar Sorgulama" ekranından yapılan sorgulamada da kesinleşme şerhinin bulunmadığı hususları dikkate alındığında 5271 Sayılı CMK.nın 142 - "(1) Karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde tazminat isteminde bulunulabilir." de belirtilen dava şartını taşımadığı anlaşıldığından şartları oluşmayan davanın reddine karar" verilmiştir.
4.Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 24.04.2019 tarihli 2018/3100 Esas, 2019/1025 Karar sayılı kararı ile PKK/KCK Terör Örgütüne Üye Olmak suçundan 01.12.2016-16.12.2016 tarihleri arasında gözaltında kalan, Adana 11. Ağır Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, bu mahkemenin 07.03.2018 tarih 2017/143 Esas 2018/105 Karar sayılı kararı ile Silahlı Terör Örgütüne Üye Olmak suçundan beraat eden, Terör örgütü propagandası yapmak suçundan mahkumiyetine ve gözaltında geçirdiği sürelerin mahsubuna karar verilen davacının, hakkında verilen beraat kararının istinaf edilmeksizin, karar tarihinden önce 15.03.2018 tarihinde kesinleştiği halde, davacının gözaltına alınmasına neden olan suçtan beraat etmesi ve gözaltında kaldığı sürelerin mahsup edilmiş olması nedeniyle, davacıya sembolik maddi ve manevi tazminat verilmesi gerekirken, beraat kararının kesinleşmediği gerekçesiyle dosya ile uyumlu olmayacak şekilde davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
5.Ceyhan Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.11.2019 tarihli ve 2019/241 Esas 2019/390 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
6.Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 23.06.2020 tarihli ve 2020/394 Esas 2020/881 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
7.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 18.12.2021 tarihli, davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi görüşünü içerir tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi; hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının düşük olduğuna, davacı lehine hükmedilen vekalet ücretine ilişkindir. III. DAVA KONUSU Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince; PKK/KCK Terör Örgütüne Üye Olmak suçundan 01.12.2016-16.12.2016 tarihleri arasında gözaltında kalan, Adana 11. Ağır Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, bu mahkemenin 07/03/2018 tarih 2017/143 Esas 2018/105 Karar sayılı kararı ile Silahlı Terör Örgütüne Üye Olmak suçundan beraat eden, Terör örgütü propagandası yapmak suçundan mahkumiyetine ve gözaltında geçirdiği sürelerin mahsubuna karar verilen davacının, hakkında verilen beraat kararının istinaf edilmeksizin, karar tarihinden önce 15.03.2018 tarihinde kesinleştiği halde, davacının gözaltına alınmasına neden olan suçtan beraat etmesi ve gözaltında kaldığı sürelerin mahsup edilmiş olması nedeniyle, davacıya Yerleşik Yargıtay ve istinaf ilamları doğrultusunda sembolik maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği anlaşılmakla; davanın kısmen kabulü ile; gözaltında geçirdiği sürelere göre takdir edilen 100,00 TL maddi, 100,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihi olan 01.12.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte Hazine'den alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince; mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu anlaşıldığından, istinaf başvurusunda bulunan davacı vekili ve davalı kurum vekilinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan Adana 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/143 Esas 2018/105 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 01.12.2016-16.12.2016 tarihleri arasında gün gözaltında kaldığı, yapılan yargılama sonunda silahlı terör örgütüne üye olma suçundan beraatine, beraat hükmünün 15.03.2018 tarihinde kesinleştiği, gözaltına alınma tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.
Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden;
Somut olayda;
İlk derece Adana 11. Ağır Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, mahkemenin 07.03.2018 tarih 2017/143 Esas 2018/105 Karar sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan beraat eden, terör örgütü propagandası yapmak suçundan mahkumiyetine ve gözaltında geçirdiği sürelerin mahsubuna karar verilen davacının, hakkında verilen beraat kararının istinaf edilmeksizin, karar tarihinden önce 15.03.2018 tarihinde kesinleştiği halde, davacının gözaltına alınmasına neden olan suçtan beraat etmesi ve gözaltında kaldığı sürelerin mahsup edilmiş olması nedeniyle, davacıya Yerleşik Yargıtay ve istinaf ilamları doğrultusunda sembolik maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile; gözaltında geçirdiği sürelere göre takdir edilen 100,00 TL maddi, 100,00 TL manevi tazminata hükmedilmiştir.
Dosya kapsamına göre; davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 01.12.2016-16.12.2016 tarihleri arasında 15 gün gözaltında kaldığı, davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olmak ve terör örgütü propagandası yapmak suçlarından kamu davası açıldığı, yargılama neticesince Adana 11. Ağır Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, mahkemenin 07.03.2018 tarih 2017/143 Esas 2018/105 Karar sayılı ilamı ile davacı sanığın üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçundan beraatine, terör örgütü propagandası yapmak suçundan 1 yıl 6 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve TCK'nın 51 inci maddesi gereğince cezanın ertelenmesine karar verildiği, hükmün istinaf edilmesi üzerine Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 14.01.2019 tarihli 2018/1993 Esas 2019/22 Karar sayılı ilamı ile davacı sanığın 1 yıl 3 ay hapis cezası ile mahkumiyetine ve TCK'nın 51 inci maddesi gereğince denetim süresi olarak ceza miktarı olan 1 yıl 3 ay belirlenme suretiyle hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği ve hükmün 14.01.2019 tarihinde kesinleştiği, TCK'nın 51 inci maddesinin 7 nci fıkrasına göre hükümlünün denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi veya kendisine yüklenen yükümlülüklere, infaz hâkiminin uyarısına rağmen, uymamakta ısrar etmesi halinde; ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine infaz hâkimliğince karar verileceği husususun hüküm altına alındığı, somut olayda davacı hakkında tazminata esas ceza dosyasında terör örgütü propagandası yapmak suçundan mahkumiyetine ve gözaltında geçirdiği sürelerin verilen cezadan mahsubuna karar verilmiş ise de bu suçtan verilen erteleme kararı gereğince davacının denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlemesi veya kendisine yüklenen yükümlülüklerine uymaması halinde ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verilmesi halinde beraat ettiği suç bakımından haksız olarak tutuklulukta geçirdiği sürelerin mahsup edilebilirliği söz konusu olacağından temyiz inceleme aşamasında davacı hakkında verilen denetim süresinin de dolmuş olduğu gözetilerek; davacı hakkında verilen erteleme kararı açısından, davacının denetim süresine uygun hareket edip etmediğinin ve haksız tutuklu kaldığı sürenin bu mahkumiyetinden veya başka bir suçtan almış olduğu mahkumiyeti varsa ondan mahsup edilip edilmediğinin araştırılması gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 23.06.2020 tarihli ve 2020/394 Esas 2020/881 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Ceyhan Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,09.10.2023 tarihinde karar verildi.