Esas No
E. 2021/9826
Karar No
K. 2023/3757
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

12. Ceza Dairesi         2021/9826 E.  ,  2023/3757 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI: 2019/87 E., 2020/257 K.
DAVA: Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM: Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, aynı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.

Davacı vekili 31.03.2017 tarihli dava dilekçesinde özetle; "Müvekkilin beraatine karar verilen ceza dava dosyası kapsamında 5607 sayılı yasaya muhalefet suçundan 11.10.2013 tarihinde... plakalı araca ve 3.100 kg çaya el konulmuştur. Müvekkile ait ... 25.04.2014 tarihinde yediemin sıfatıyla şerhli olarak müvekkile teslim edilmiş olup; müvekkil aracı kullanılmadığından gelir kaybına uğramış ve araçta değer kaybı meydana gelmiştir. ... çekim ücreti ve otopark ücreti için ödeme yapılmıştır. Yine müvekkile ait olan 3.100 kg çay 03.07.2014 tarihinde yediemine teslim edilmiş, kararın kesinleştiği tarihe kadar çayların kullanma süresi geçtiğinden müvekkil zarara uğramıştır. ... yönünden, aracı kullanamamadan kaynaklanan gelir kaybı ve değer kaybı için 100.000,00 TL, ... çekim ücreti ve otopark ücreti için 2.000,00 TL; çaylar yönünden, çayların fatura bedeli olan 31.500,00 TL, çaylara el konulduğu tarihten kararın kesinleştiği tarihe kadar müvekkilinin uğradığı kar kaybına karşılık 100.000,00 TL tazminatın el koyma tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini arz ve talep ederiz." şeklinde beyanda bulunmuştur.

2.

Davalı vekili 21.04.2017 tarihli cevap dilekçesinde özetle; "Davanın süresinde ve yetkili mahkemede açılıp açılmadığı, davacının bir işle gerçekten iştigal edip etmediği, davaya muvafakatinin olup olmadığı araştırılmalıdır. Haksız olduğu iddia edilen el koyma işlemi için manevi tazminat talebinde bulunulamaz. Davacının eylemleri ve oluşan suçun niteliği itibariyle el koyma işlemi haksız değildir. Hukuken geçerli bir avukatlık sözleşmesi bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır." şeklinde beyanda bulunmuştur.

3.Van 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.09.2018 tarihli ve 2017/111 Esas, 2018/217 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

4.Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 31.01.2020 tarihli ve 2019/87 Esas, 2020/257 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

5.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 07.12.2021 tarihli ve 2020/30010 sayılı, bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Davacı vekilinin temyiz istemi; davacının çayları kullanma imkanının olduğu tarihte çayların kullanım ömrü dolduğundan ekonomik bir değeri kalmadığına, sadece ... değer kaybına ilişkin talebimizden vazgeçtiğimiz halde gelir kaybına ilişkin talebimizden de vazgeçtiğimiz yönünde değerlendirme yapılmasına, hükmedilen vekalet ücretinin az olduğuna, ilişkindir.

III. DAVA KONUSU

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

Yapılan yargılama neticesinde tüm dosya kapsamından; Van Cumhuriyet Başsavcılığının 2013/11398 soruşturma sayılı soruşturması doğrultusunda "5607 Sayılı Yasaya Muhalefet" suçu nedeniyle 11.10.2013 tarihinde davacıya ait ... plakalı araca ve ... içerisinde ele geçirilen 3100 kg çaya el konulduğu, davacı hakkında Van 1. Asliye Ceza Mahkemesinde 2014/149 esas sayılı dosya ile dava açıldığı, Van 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.07.2014 tarih ve 2014/149 E., 2014/468 K. sayılı kararıyla davacı hakkında üzerine atılı suçtan beraat kararı verildiği, davacı hakkında verilen beraat kararının Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 2016/19040 E., 2017/583 K. sayılı kararı ile 26.01.2017 tarihinde onandığı ve 20.02.2017 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Davacı vekili aracılığıyla açtığı davada özetle; üzerine atılı 5607 sayılı yasaya muhalefet suçundan dolayı 11.10.2013 tarihi itibariyle, Van Cumhuriyet Başsavcılığının 2013/11398 sayılı soruşturma dosyası doğrultusunda ... plakalı aracın ve 3.100 kg çayın alıkonulduğunu, Van 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/149 Esas sayılı dosyasında beraat ettiğini, verilen kararın 20.02.2017 tarihinde kesinleştiğini, aracın kullanılmadığından dolay gelir kaybına uğradığını ve araçta değer kaybı olduğunu, 3.100 kg çayın kullanma süresi geçtiğinden çayları satamadığını bu nedenle maddi zarara uğradığını ve mağdur olduğunu, maddi zararlarının karşılanmasını talep ederek dava açtığı anlaşılmıştır.

24.07.2017 tarihli ve 05.02.2018 tarihli bilirkişi raporlarına göre; davacıya ait el konulan 3100 kg çayın 11.10.2013 tarihi itibariyle toplam bedelinin 32.550,00 TL, davacıya ait çaya el koyma nedeniyle davacının yoksun kaldığı kazanç miktarının 78.120,00 TL olduğu, davacıya ait ... plakalı araca el konulması nedeniyle davacının yoksun kaldığı kazanç miktarının 19.400,00 TL olduğu davacının aracın iadesi için ... çekim ve otopark ücreti olarak yed-i emin otoparkına ödediği miktarın 2.000,00TL olduğu tespitinin yapıldığı anlaşılmıştır.

Yapılan yargılama neticesinde toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından, davacıya ait ... plakalı aracına ve ... içerisinde ele geçirilen 3100 kg çaya "5607 sayılı Yasaya Muhalefet" suçu nedeniyle el konulduğu, davacının üzerine atlı suçtan dolayı yapılan yargılama neticesinde Van 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.07.2014 tarih ve 2014/149 E., 2014/468 K. sayılı kararıyla beraat ettiği, kararda davacıya ait aracın ve el konulan 3100 kg çayın iadesine karar verildiği kararın 20.02.2017 tarihinde kesinleştiği, davacının davasını 31.03.2017 tarihinde kanunda öngörülen süreler içerisinde açtığı, davacının haksız koruma tedbirleri nedeniyle maddi tazminat talebinin yerinde olup yasal şartları taşıdığı, fazlaya ilişkin taleplerinin reddi ile bilirkişi raporunda belirtilen 132.070,00 TL maddi tazminatın el koyma tarihi olan 11.10.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden 4.360,00 TL vekalet ücretinin davalı kurumdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

Öncelikle davacının el konulan çayının, tasfiye edilmiş olması halinde tasfiye bedelinin iade edilip edilmediği, iade edildiğinin veya iadesinin mümkün olduğunun tespiti halinde; el koyma tarihindeki ederi üzerinden hesaplanacak, muhafaza altına alma tarihinden, iade tarihine kadarki yasal faizinin gelir kaybı olarak ödenmesine, iadesinin mümkün olmadığının tespiti halinde ise; el koyma tarihindeki ederi ile bu ederi üzerinden gelir kaybı olarak hesaplanacak, muhafaza altına alma tarihinden, iade tarihine kadarki yasal faiz toplamının maddi tazminat olarak ödenmesine karar verilmesi gerektiği,

Somut olayda; tazminata konu Van 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/149 esas, 2014/468 karar sayılı dosyanın incelenmesinde, 3.000 kg olan çaylara 11.10.2013 tarihinde el konulduğu, 03.07.2014 tarihli hüküm celsesinde ise, kararın kesinleşmesini beklemeksizin çayların sahibine iade edilmesine karar verildiği ve aynı gün olan 03.07.2014 tarihinde, çayların dava dışı ...'e teslim edildiği, çayların kullanma süresi geçmesi sebebiyle satılamadığı iddia edilmiş ise de, dosyadaki mevcut bilgi ve belgelerden haksız el konulan çayların kullanılamaz hale geldiğinin davacı tarafça ispat edilemediği hususu da gözetilerek, tazminata konu dosya içine ibraz edilen faturaya göre, el konulduğu tarihte, birim fiyatı 10,50 TL olan 3.000 kg çayın 31.500,00 TL olan ederi üzerinden, muhafaza tarihi olan 11.10.2013 tarihinden, iade tarihi olan 03.07.2014 tarihine kadarki yasal faizi olan 2.058,29 TL'nin gelir kaybı olarak ödenmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,

28.09.2017 tarihli celsede, yetkisi bulunan davacı vekilinin, el konulan ... için ödenen otopark ve çekici hizmet bedeli hariç, araçtaki gelir kaybı ve amortisman (değer kaybı) için talep edilen 100.000,00 TL'lik maddi tazminat taleplerinden feragat ettiklerini bildirdiği de dikkate alınarak, el konulan araca ilişkin olarak davacı tarafından ödenen otopark ve çekici hizmet bedeli olan 2.000,00 TL tutarındaki maddi tazminata ödeme tarihi olan 28.04.2014 tarihinden itibaren yasal faize hükmolunması gerektiğinin gözetilmemesi,

Takdirde hataya düşülerek tayin edilen maddi tazminat miktarı üzerinden vekalet ücretinin fazla tayini, hukuka aykırı bulunduğundan; hüküm fıkrasındaki maddi tazminata ilişkin (1) numaralı bendin tamamen hükümden çıkarılarak yerine, "1-A)Davacının maddi tazminat istemine yönelik davasının kısmen kabulü ile 2.058,29 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, faize faiz yürütülemeyeceği dikkate alınarak faiz isteminin reddine, B)2.000 TL tutarındaki maddi tazminata ödeme tarihi olan 28.04.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı hazineden alınarak davacıya verilmesine," ibaresi yazılmak ve vekalet ücretine ilişkin olarak "4.360,00 TL" ibaresi çıkartılarak yerine "845,00 TL" yazılmak suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

Tazminat talebinin dayanağı olan Van 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/149 E., 2014/468 K. sayılı ceza dosyası kapsamında, davacıya ait olan ... plaka sayılı araca ve 3.100 kg çaya 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan 11.10.2013 tarihinde el konulmasına karar verildiği, 25.04.2014 tarihinde aracın yediemin sıfatıyla şerhli olarak davacıya teslim edildiği, 03.07.2014 tarihinde çayların dava dışı yediemine teslim edildiği, yapılan yargılama sonunda davacının beraatine, davacıya ait ... üzerindeki şerhin kaldırılmasına ve söz konusu çayların sahibine iadesine karar verildiği, kararın 26.01.2017 tarihinde kesinleştiği, el koyma tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'da öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye dava açıldığı anlaşılmıştır.

Bölge adliye mahkemesi tarafından; 28.09.2017 tarihli celsede, yetkisi bulunan davacı vekilinin, el konulan ... için ödenen otopark ve çekici hizmet bedeli hariç, araçtaki gelir kaybı ve amortisman (değer kaybı) için talep edilen 100.000,00 TL'lik maddi tazminat taleplerinden feragat ettiğinden bahisle; yalnızca el konulan araca ilişkin olarak davacı tarafından ödenen otopark ve çekici hizmet bedeli olan 2.000,00 TL bedelin maddi tazminat olarak ödenmesine karar verilmiş ise de; 28.09.2017 tarihli duruşma zaptının incelenmesinde davacı vekilinin yalnızca değer kaybına ilişkin taleplerinden vazgeçtiklerini beyan ettiği, ancak aracın ticari faaliyette kullanıldığını ve aracı kullanamamaktan doğan zarara ilişkin iddiasını ispat edemediği anlaşıldığından, bölge adliye mahkemesi tarafından yalnızca el konulan araca ilişkin olarak davacı tarafından ödenen otopark ve çekici hizmet bedeli olan 2.000,00 TL bedelin maddi tazminat olarak ödenmesine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığından; tebliğnamede bozma öneren (1) numaralı görüşe iştirak edilmemiştir.

Bölge adliye mahkemesi tarafından; dosyadaki mevcut bilgi ve belgelerden haksız el konulan çayların kullanılamaz hale geldiğinin davacı tarafça ispat edilemediği hususu da gözetilerek, tazminata konu dosya içine ibraz edilen faturaya göre, el konulduğu tarihte, birim fiyatı 10,50 TL olan 3.000 kg çayın 31.500,00 TL olan ederi üzerinden, muhafaza tarihi olan 11.10.2013 tarihinden, iade tarihi olan 03.07.2014 tarihine kadarki yasal faizi olan 2.058,29 TL'nin gelir kaybı olarak ödenmesine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığından; tebliğnamede bozma öneren (2) numaralı görüşe iştirak edilmemiştir.

Davacı vekilinin temyiz isteği yönünden;

Bölge adliye mahkemesi tarafından; dosyadaki mevcut bilgi ve belgelerden haksız el konulan çayların kullanılamaz hale geldiğinin davacı tarafça ispat edilemediği hususu da gözetilerek, tazminata konu dosya içine ibraz edilen faturaya göre, el konulduğu tarihte, birim fiyatı 10,50 TL olan 3.000 kg çayın 31.500,00 TL olan ederi üzerinden, muhafaza tarihi olan 11.10.2013 tarihinden, iade tarihi olan 03.07.2014 tarihine kadarki yasal faizi olan 2.058,29 TL'nin gelir kaybı olarak ödenmesine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Bölge adliye mahkemesi tarafından; 28.09.2017 tarihli celsede, yetkisi bulunan davacı vekilinin, el konulan ... için ödenen otopark ve çekici hizmet bedeli hariç, araçtaki gelir kaybı ve amortisman (değer kaybı) için talep edilen 100.000,00 TL'lik maddi tazminat taleplerinden feragat ettiğinden bahisle; yalnızca el konulan araca ilişkin olarak davacı tarafından ödenen otopark ve çekici hizmet bedeli olan 2.000,00 TL bedelin maddi tazminat olarak ödenmesine karar verilmiş ise de; 28.09.2017 tarihli duruşma zaptının incelenmesinde davacı vekilinin yalnızca değer kaybına ilişkin taleplerinden vazgeçtiklerini beyan ettiği, ancak aracın ticari faaliyette kullanıldığını ve aracı kullanamamaktan doğan zarara ilişkin iddiasını ispat edemediği anlaşıldığından; bölge adliye mahkemesi tarafından yalnızca el konulan araca ilişkin olarak davacı tarafından ödenen otopark ve çekici hizmet bedeli olan 2.000,00 TL bedelin maddi tazminat olarak ödenmesine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

05.08.2017 tarihli 694 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişik, 5271 sayılı Kanun'un 142 nci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca, tazminat davaları nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan nisbî avukatlık ücreti ödeneceği, ancak, ödenecek miktarın tarifede sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten az, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olamayacağı hususu dikkate alınarak, bu aralıktan az hesaplanan nisbî avukatlık ücreti yerine sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücrete hükmedilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 31.01.2020 tarihli ve 2019/87 Esas, 2020/257 Karar sayılı kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Van 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.10.2023 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.