12. Ceza Dairesi
12. Ceza Dairesi 2023/3756 E. , 2023/4138 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında Dairemizin bozma ilamı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Antalya 28.Asliye Ceza Mahkemesinin 27.06.2016 tarihli 2015/1181 Esas 2016/947 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesi uyarınca 3000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2.Antalya 28.Asliye Ceza Mahkemesinin 27.06.2016 tarihli 2015/1181 Esas 2016/947 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 08.02.2022 tarihli ve 2021/7517 Esas 2022/873 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında eksik cezaya hükmolunması ve bilinçli taksir hükümlerinin uygulanmaması nedeniyle sanığın kazanılmış hakkı saklı tutularak bozulmasına karar verilmiştir.
3.Antalya 28. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.01.2023 tarihli 2022/243 Esas 2023/70 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrası, 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesi ve CMUK'un 326 ıncı maddesinin son fıkrası uyarınca 3000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
4.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 18.04.2023 havale tarihli ve 2023/25313 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın Temyiz Sebepleri Kusur durumuna, ceza miktarına, bilinçli taksir koşullarının oluşmadığına, hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmamasına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR
1.Yerel Mahkemenin Kabulü: "Sanığın sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyoneti ile bölünmemiş iki yönlü trafiğin işlediği 519 sokak üzerinde seyir halinde iken ... Bulvarının kesiştiği kavşağa geldiği, kavşak girişinde köprü üstü ve köprü altına giden yol ayırımında trafik dubaları ile belirlenmiş refuj olduğu, sanığın trafik dubalarını dikkate almadan plastik dubaların üzerinden sağa dönüş yaptığı esnada sol arka köşe kısımndan ... Bulvarı üzerinden gelen katılanın idaresindeki ... plakalı motosikletin duramayarak çarptığı, motorsiklette bulunan katılan ve mağdurun düşerek basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandıkları anlaşılmıştır.
Olayda sanığın geçilmesi yasak olan bölünmüş refuj niteliğindeki trafik dubalarının üzerinden geçmeye çalıştığı esnada kazaya sebebiyet verdiği, bilirkişi raporlarına göre sanığın olayda asli kusurlu olduğu anlaşılmış böylece sanığın taksirle birden fazla kişinini yaralanmasına neden olmak suçundan TCK'nın 89/4.maddesi gereğince sanığın meydana gelen kazada asli kusurlu olması nedeniyle alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle mahkumiyetine karar verilmiş, sanığın trafik dubalarıyla üst geçit yönüne geçiş kapatılmış olmasına rağmen dubaların üzerinden üst geçide geçmeye çalıştığı esnada kazaya sebebiyet vermesi nedeniyle, sanığın bilinçli taksirle hareket ettiği anlaşılmakla sanık hakkında ek savunma hakkı tanınarak TCK’nın 22/3. maddesinin uygulanarak cezasında takdiren 1/3 oranında artırım yapılmış, sanığın yargılama aşamasındaki tutumu lehine değerlendirilip TCK 62 maddesine göre cezası taktiren 1/6 oranında indirilmiş, sanığa verilen hapis cezasının TCK’nun 49/2 maddesi uyarınca kısa süreli hapis cezası olması nedeniyle, sanığın kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna, suçun işlenmesindeki özelliklere göre TCK 50/1-a maddesi uyarınca seçenek yaptırımlardan adli para cezasına çevrilmesine karar verilmiş, sanık hakkında Antalya (Kapatılan) 28. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/1181 Esas ve 2016/947 Karar sayılı kararı ile daha önce verilen mahkumiyet kararının sanık tarafından temyiz edilmiş olduğu, aleyhe temyiz bulunmadığından sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur." şeklindedir.
2.... ve ...'ın basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandıklarına dair raporları dosya içerisinde olup sanıktan şikayetçidirler.
3.27.07.2015 tarihli raporda sanığın asli kusurlu olduğu, 15.02.2016 tarihli raporda sanığın asli kusurlu, sürücü Cengiz Demiryay'ın tali kusurlu olduğu belirtilmiştir.
4.Ankara Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 11.05.2016 tarihli raporda kusur dağılımı; "Kamyonet sürücüsü ..., yönetimindeki ... ile 519.Sokak yönünden olay yeri bağlantı yoluna çıkış yaptıktan sonra mecburi yön olan sağa dönmeyip, trafik dubalarıyla üst geçit yönüne geçiş kapatılmış olmasına rağmen sola dönüş yapıp bağlantı yolunda ters yönde seyrederek üst geçide çıkmak istemekle kural ihlali yapmış olup, bölünmüş yolda seyretmekte olan motosiklet ile çarpışması sonucu meydana gelen olayda, dikkatsizliği, tedbirsizliği ve kurallara aykırı hareketiyle asli kusurludur
Motosiklet sürücüsü ..., yönetimindeki ... ile Bulvar üzerinde kavşak bulunmayan mahalde seyri sırasında, bağlantı yolundan ters yönde seyredip üst geçide çıkış yapan kamyonet ile çarptığı olayda, olayın oluşu üzerine etken herhangi bir kural ihlali görülmediğinden, sonuçta atfı kabil kusuru yoktur." şeklindedir.
5.Sanığın savunması "Bozma ilamındaki aleyhe olan hususları kabul etmiyorum, ben bu konu ile ilgili daha önce savunmamı yapmıştım o savunmamı aynen tekrar ederim, ben bilerek ve kasti olarak bu suçu işlemedim, duba üzerinden geçmedim, dubaların üzerinden daha önce defalarca geçilmiştir, ben düzgün bulunan dubaların üzerinden geçmedim, ben tali yoldan ana yola çıkacaktım yol kalabalık olduğu için beklediğim yolun boşaldığı anda ana yola çıkmak için hareket ettiğimde bana bir şeyin çarptığını hissettim ancak motosiklet olduğunu görmedim. İnince gördüm benim kusurum yoktur motosiklet bana çarpmıştır, hakkımda basit yargılama usulü uygulanmasını kabul ederim, dedi. Beraatimi istiyorum, Mahkeme aksi kanatte ise lehe olan hükümlerin uygulanmasını istiyorum, dedi." "Tarafıma okunan iddianameyi, yargıtay bozma ilamını anladım. Bozma ilamındaki aleyhe olan hususları kabul etmiyorum. Ben olayla ilgili olarak daha önce aşamalarda ve talimat mahkemesinde savunmada bulunmuştum. Aynen tekrar ederim. Atılı suçu kabul etmiyorum. Olayda kusurum yoktur. Beraatimi talep ediyorum dedi." şeklindedir.
IV. GEREKÇE
Yapılan inceleme neticesinde yerel mahkemenin kararında, oluş ve kabulde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı görülmüştür. Sanığın Temyiz Sebepleri Yönünden;
1.Dosya içeriğine göre, sanık sürücünün sevk ve idaresindeki kamyonet ile olay günü, gece vakti, aydınlatmanın bulunduğu, meskun mahalde, bölünmemiş iki yönlü tali yolda seyir halindeyken, olay yeri bağlantı yoluna çıkış yaptıktan sonra mecburi yön olan sağa dönüş yaparak Mevlana Kavşağı alt geçidine girmesi gerekirken trafik dubalarıyla üst geçit yönüne geçiş kapatılmış olmasına rağmen bulvar üzerinde ... trafiğini tehlikeye düşürecek şekilde dubaların üzerinden sağa üst geçide dönüş yapmaya çalıştığı esnada, seyrine göre solundan bölünmüş yoldan düz seyirle gelen motosiklet ile çarpışması sonucu iki kişinin basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralanmasına asli kusurlu olarak neden olduğu anlaşılmış olup mahkumiyetine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.
2.Trafik dubalarıyla üst geçit yönüne geçiş kapatılmış olmasına rağmen dubaların üzerinden üst geçide geçmeye çalıştığı esnada kazaya sebebiyet veren sanık hakkında bilinçli taksir hükümlerinin uygulanmasında isabetsizlik görülmemiştir.
3.Sanığın dosyada bulunan deliller kapsamında tayin olunan eylemi bakımından, 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesinde yer verilen, suçun işleniş biçimi, sanığın taksirinin yoğunluğu, meydana gelen zararın ağırlığı gibi ölçütler ile aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına belirtilen cezada orantılılık ilkesi dikkate alınarak asli kusurlu olarak kazaya sebebiyet veren sanık hakkında belirlenen temel ceza miktarında isabetsizlik olmadığı anlaşılmıştır.
4.Sanığın olay nedeni ile katılanın uğradığı zararı gidermediği ileride suç işlemekten çekineceği yönünde olumlu kanaate varılmadığı gerekçesiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmamasında isabetsizlik görülmemiştir.
5.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Antalya 28. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.01.2023 tarihli 2022/243 Esas 2023/70 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.10.2023 tarihinde karar verildi.