Esas No
E. 2023/459
Karar No
K. 2023/3092
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Adam Öldürme

12. Ceza Dairesi         2023/459 E.  ,  2023/3092 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI: 2022/1539 E., 2022/2646 K.
SUÇ: Taksirle öldürme
HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Suça sürüklenen çocuk hakkında dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Aydın Çocuk Mahkemesinin, 11.04.2018 tarihli ve 2015/653 Esas, 2018/150 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

2.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 12.02.2020 tarihli ve 2019/2170 Esas, 2020/181 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik suça sürüklenen çocuk müdafii ve katılanlar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile suça sürüklenen çocuk hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin dördüncü fıkrası delaletiyle aynı maddenin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikici ve dördüncü fıkraları uyarınca 12.100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

3.İzmir Bölge Adliyesi Mahkemesi 19. Ceza Dairesi kararının sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 12.04.2022 tarihli ve 2021/9141 Esas, 2022/2864 Karar sayılı kararı ile özetle bilinçli taksir koşullarının gerçeklemesi nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

4.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 17.11.2022 tarihli ve 2022/1539 Esas, 2022/2646 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında, taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca 2 yıl 2 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

5.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 02.02.2023 tarihli 2022/163961 sayılı tebliğnamesi ile hükmün onanması talep edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Suça sürüklenen çocuk müdafinin temyiz isteği; alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayini ve 5237 sayılı Kanunun 22 nci maddesinin üçüncü fıkrasına göre cezadan artırım yapılmasının hukuka aykırı olduğuna, erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmamasına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

1.Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesinde "17.10.2015 günü saat 18.30 sıralarında, idaresindeki... plakalı traktör ile ve traktörün arkasına takılı ızgara tabir edilen tarım aleti ile İncirliova, Atatürk Mahallesi, 29. Sokağa giren suça sürüklenen çocuk ...'in, sokak üzerindeki yaya 2 yaşındaki ...'e çarpması sonucu yayanın hayatını kaybettiği, ehliyeti olmayan ancak daha önce traktör kullanması nedeniyle traktör kullanmayı bilen 15 yaşındaki suça sürüklenen çocuk ...'in, seyrini, görüş alanını kontrol altında bulunduracak şekilde sürdürmesi, mahalde bulunan yayaları dikkate alıp kaplama üzerindeki küçük yaştaki yayaya çarpmadan önce etkili fren tedbiri alması gerekirken tedbirsizce çarpması nedeniyle yayayla eş değer kusurlu olduğunun kabul ve tespit edildiği, dosyada bulunan keşif sırasında çekilen fotoğraflara göre, suça sürüklenen çocuğun kullandığı ve arkasında ızgara denilen tarım aleti takılı traktörün, kazanın gerçekleştiği 4,80 metre genişliğindeki sokağı, başka bir ... geçemeyecek kadar kapattığı, arkasında bu denli büyük bir tarım aleti takılı traktörün şehir içi trafiğinde dar bir sokakta sürülmesi ile gerçekleşen kazada bilinçli taksirin yasal koşulları oluştuğundan suça sürüklenen çocuk ...'in sabit olan bilinçli taksir ile bir kişinin ölümüne neden olmak suçundan,

TCK'nın 85/1. maddesi gereğince cezalandırılmasına, olayda bilinçli taksirin yasal koşulları oluştuğundan cezasından TCK'nın 22/3. maddesi uygulanmak suretiyle artırım yapılmasına, suça sürüklenen çocuk suç tarihinde 15 yaşını bitirmiş, 18 yaşını bitirmemiş olduğundan TCK’nın 31/3. maddesi gereğince cezasından taktiren 1/3 oranında indirim yapılmasına, suça sürüklenen çocuğun yargılama sürecindeki tutum ve davranışları dairemizce lehine taktiri indirim sebebi olarak kabul edildiğinden cezası TCK’nın 62/1. maddesi gereğince taktiren 1/6 oranında indirim yapılmasına, suça sürüklenen çocuğun atılı suçu bilinçli taksirle işlediği anlaşıldığından TCK’nın 50/4-son cümlesi gereğince SSÇ hakkında hükmedilen hürriyeti cezanın TCK’nın 50/1-a maddesinde belirtilen tedbirlere çevrilmesine yer olmadığına, suça sürüklenen çocuğun olaydaki kusur durumu, olayın oluş şekli, yargılama sürecinde pişmanlık göstermemesi nedeniyle yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaat oluşmadığından, SSÇ hakkında TCK'nın 51. maddesinin uygulanmasına takdiren yer olmadığına, suça sürüklenen çocuğun, katılanların zararlarını gidermediği anlaşıldığından suça sürüklenen çocuk hakkında CMK’nın 231/5 maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." denilmiştir.

2.Suça sürüklenen çocuğun suç tarihinde 15 yaşında olduğu tespit edilmiş, suçlamaları kabul etmediği görülmüştür.

3.Tanık... ".. benim kardeşim 29. sokakta oturduğu için olay günü kardeşimin evine gitmiştim, evden çıkınca ..., ... ve küçük ... kapılarının önüne gitti, ben de peşlerinden kucağımdaki çocuğum ile onların yanına geçtim, küçük ... benim çocuğum ile oynadı, sonra ... karşı komşunun kapısından içeri bahçeye girdi, traktör o sırada sokağa girdi, sokağa evin hemen başındaki yoldan girdi, traktör tam sokağa girmeden babaanne ... küçük ...'e traktör geldiği için gelme diye bağırdı, o sırada benim sırtım dönüktü, Sevim ve babaanne ... traktöre bekle diye bağırdılar el işareti yaptılar, kısa süre sonra bağırtılar geldi, ben çarpma anını görmedim, çünkü sırtım dönüktü, traktörün hızı normaldi, hızlı değildi, yavaş da değildi, arkasında ızgara takılı idi.." şeklinde beyanda bulunmuştur.

4.Tanık ... "Ölen çocuk beni torunum olur, olay günü onunla hasta ziyaretine gitmiştik, geri döndüğümde sokakta komşu ile karşılaştım, çocuk kucağımda idi, kucağımdan indirdim elini tutuyordum, o sırada komşumu görünce el işareti yaptım, komşumun olduğu yere karşı tarafa geçtim, çocuk evin sokak kapısının önünde kaldı, o sırada sokağa arkasında ızgara takılı olan bir traktör hızlı bir şekilde girdi, ... isimli çocuk elinde telefon ile konuşurken traktör kullanıyordu, ben hızlı geldiği için duvara çarpacağını düşündüm, yavaş gelmesi için seslendim, çocuğun olduğunu söyledim, o sırada ön tekeri ile çocuğa çarptı ve üzerinden geçti, arkasından bağırdım ancak kaçıp gitti, torunum vefat etti, ben motoru görünce çocuğa kıpırdamamasını söylemiştim, çocuk duvara çok yakın duruyordu, traktörde duvara yakın bir şekilde geliyordu, sokak dardır, bir aracın geçebileceği genişliktedir. İki ... yan yana sığmaz sokakta trafik yoğun değildir." şeklinde beyanda bulunmuştur.

5.Tanık ..... "Suça sürüklenen çocuk benim arkadaşım olur, kendisiyle olay günü tarlaya gitmiştim, tarladan dönerken ...'in kullandığı traktöre bindim, traktörün arkasında ızgara takılı idi, traktörün hızını bilemiyorum ancak hızlı değildi, traktör ile ...'lerin evine gidiyorduk, biz çocuğu görmedik, sokaktan geçerken bağırma sesi duyduk, arkaya dönüp bakmadık, korktuğumuz için oradan uzaklaştık, geçtiğimiz sokak dar değildi, karşıdan gelen araba geçecek durumda değildi, motosiklet gelse geçebilir, olayı eve geldikten sonra öğrendik, normalde gideceğimiz yol kapalı olduğu için diğer sokaktan gittik" şeklinde beyanda bulunmuştur.

6.Tanık..... beyanında:"müştekiler akrabam olurlar 29. Sokak üzerinde oturanlar akrabadır, olayın olduğu sokağın girişi 3 metre, çıkışı 4 metre genişliğindedir. Trafiğe açıktır, ancak bizden başka kimse ihtiyacı olmadığı için bu sokağı kullanmaz, olay günü saat 18:00 sıralarında evde idim, duyduğum, çığlık üzerine sokağa çıktım, ...'in kullandığı arkasında ızgara takılı olan traktör hızlı bir şekilde gidiyordu, traktör dönüş yaparken ızgara duvara çarptı, traktör de bir çocukta daha vardı, ben arkalarından bağırdım ancak beni duymasına rağmen durmadan gitti, küçük ... kanlar içindeydi, ben çarpma anını görmedim, ben suça sürüklenen çocuğun daha önce traktör kullanırken görüyordum hatta para karşılığı traktör ile işe gidiyordu, sokak arkasında alet takılı iken traktörün geçebileceği genişlik de değildir, iki ... yan yana geçemez" şeklinde beyanda bulunmuştur.

7.Sanık hakkındaki şikayetin devam ettiği görülmüştür.

8.İstanbul Adli Tıp Kurumunca düzenlenen 27.06.2016 tarihli raporda suça sürüklenen çocuğun yol içerisinde bulunan yayaları dikkate alıp hızını azaltması, görüş alanını yeterince kontrol altında bulundurarak ve yayaların uzağında emniyetli mesafede seyrini sürdürmesi gerekirken bu hususlara riayet etmeyip yola gereken dikkati vermediği ve önlemsiz şekilde yol içerisinde bulunan yayaya çarptığı anlaşıldığından meydana gelen kazada dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışlarıyla eşdeğer oranda kusurlu olduğu, müteveffa yayanın da yol içerisinde bulunduğu sırada kendisine doğru gelip yaklaşmakta olan traktörün mesafesini ve seyir durumunu gözetmeyip gerekli ve yeterli korunma tedbirini almadığı, traktörün uzağında durmayıp kendi can güvenliğini tehlikeye atacak şekilde traktörün hareket alanı içerisinde bulunduğu ve bu suretle traktörün sadmesine maruz kaldığı anlaşıldığından meydana gelen kazada yaşı nedeniyle davranışlarının eşdeğer oranda etken olduğu yönünde görüş bildirildiği görülmüştür.

IV. GEREKÇE

1.Sevk ve idaresindeki arkasında ızgara (tarım aleti) takılı traktörle, gündüzün meskun mahal içerisindeki 4,80 metre genişliğindeki çift yönlü parke taş döşeli sokakta seyreden suça sürüklenen çocuğun, yol içinde bulunan iki yaşındaki yayaya çarpması sonucu yayanın hayatını kaybettiği, suça sürüklenen çocuğun, seyrini görüş alanını kontrol altında bulunduracak şekilde sürdürmesi ve mahalde bulunan yayaları dikkate alıp, kaplama üzerindeki küçük yaştaki yayaya çarpmadan önce etkili fren tedbiri alması gerekirken, tedbirsizce çarpması nedeniyle yayayla eşdeğer kusurlu olduğunun kabulü ile suçun işleniş biçimi, kusurun ağırlığı ile hak ve nesafet ölçüsünde alt sınırdan uzaklaşılarak temel ceza tayininde isabetsizlik görülmemiş, kaza mahalli olan sokağı bir başka ... geçemeyecek kadar kapatarak arkasında bu denli büyük bir tarım aleti takılı traktörün şehir içi trafiğinde dar bir sokakta sürülmesi nedeniyle bilinçli taksir koşullarının oluştuğu anlaşılmakla suça sürüklenen çocuğun cezasından 5237 sayılı Kanunun 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince 1/3 oranında artırım yapılmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2.Suça sürüklenen çocuğun olaydaki kusur durumu, olayın oluş şekli, yargılama sürecinde pişmanlık göstermemesi nedeniyle yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaat oluşmadığı şeklindeki mahkeme takdirinde isabetsizlik görülmemiştir.

3.Suça sürüklenen çocuk tarafından zararın tanzim edildiğine dair bilgi veya belge bulunmaması karşısında yasal koşulları oluşmayan 5237 sayılı Kanunun 231 nci maddesinin uygulanmaması hukuka uygun bulunmuştur. V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 17.11.2022 tarihli ve 2022/1539 Esas, 2022/2646 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuk müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Aydın Çocuk Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.09.2023 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.