11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2022/638 E. , 2023/4470 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalının 2017 yılı Eylül ayında 500 ton kömür alımı konusunda anlaştıklarını, müvekkilinin söz konusu anlaşmaya ilişkin olarak toplam 500.000,00 TL değerinde 5 adet çek verdiğini ve vade tarihinde çek bedellerini ödediğini, bunun dışında anlaşmanın yapıldığı tarih ile 2018 yılının Nisan ayına kadar olan süreçte Dolar kuru arttığı için karşı tarafa kur farkı ödemesi 10.587,99 TL karşılığı 2.593,06 USD ödeme yapıldığını, anlaşmanın Amerikan Doları üzerinden yapıldığından, davalı taraftan toplam 87.082,10 USD bedel karşılığında 339.76 ton kömür alındığını, anlaşmaya göre davalının teslim etmemiş olduğu 160.24 ton kömürün teslim edilmediğini, teslim edilmeyen kömürün değerinin 44.765,96 USD olduğunu, ihtarnamesiyle karşı tarafa durumun bildirildiğini, karşı tarafın da böyle bir borcunun olmadığını beyan ettiğini, davalının 18.03.2019 tarihinde 153.683,19 TL ödeme yaptığını, müvekkilinin bakiye 16.839,46 USD alacaklı olduğunu ileri sürerek 16.839,46 USD'nin 30.04.2018 tarihinden itibaren dövize uygulanan en yüksek mevduat faiziyle birlikte müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıdan parça parça alacağı kömürlere avans olmak üzere ileri tarihli 5 adet çek verdiğini, davacının iddia ettiği gibi, 500 ton kömür karşılığında verildiği ve 2018 Nisan ayı sonuna kadar kömürlerin teslim edilmesi gerektiğine dair sözlü sözleşme bulunmadığını, davalı davacının tonaj taleplerini parça parça yerine getirdiğini, her kömür tesliminde o günkü kur üzerinden fiyatlandırma yapılarak işçilik ve nakliye bedeli de eklenerek fatura kesildiğini ve fatura bedelinin avanstan düşüldüğünü, kömürlerin teslimi tarihindeki kur üzerinden ödenmesi kararlaştırıldığından kur farkı faturası düzenlendiğini, taraflar arasındaki bu ticari ilişkinin, davacının kötü niyetle düzenlediği ihtarnamenin tebliğ tarihine kadar sürdüğünü, davacı tarafın art niyetli tutumunu arabuluculuk görüşmelerinde de sürdürmesi üzerine kömür alışverişinin sona erdiğini tespit eden davalının, avans artığı olan 153.683,19 TL’yi davacının banka hesabına ödeyerek, taraflar arasındaki cari hesabı sıfırladığını, davalının ödediği avans artığı yönünden, davalının temerrüdünün sözü konusu bulunmadığını, davacının faiz talebinin yerinde olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında önceki dönemde yapılan alımlarla ilgili işlemlerin döviz cinsinden yapıldığı ve dava konusu alımla ilgili de davalı tarafından kur farkı faturası düzenlendiği, akdi ilişkinin yabancı para cinsinden olduğu ve faturaların mevzuat gereği TL cinsinden düzenlendiği hususları sabit görüldüğünden davacının avans ödemesinden kalan alacağının dava tarihi itibariyle 16.565,44 USD olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 16.565,44 USD'nin 30.04.2018 tarihinden itibaren devlet bankalarının USD cinsinden açılan 1 yıl vadeli mevduata uyguladığı en yüksek orandaki faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; tarafların ticari defterlerine göre davalının davacıya hiçbir borcunun bulunmadığını, davacının davalıya 2018 yılı Nisan ayı sonuna kadar teslim edilmek üzere 500 ton kömür satışının döviz cinsinden yapıldığı hususunu ispat edemediğini, önceki dönemde satışların döviz cinsinden dolayı yapılmış olmasından dolayı dava konusu satışın da döviz cinsinden yapıldığı varsayıma dayalı olduğunu, anlaşmanın 500 ton olduğu ve 2018 yılı sonuna kadar teslim edileceği iddiasının gerekçesiz olarak kabul edildiğini, kur farkı faturasını ticari hayatın akışı gereği düzenlediklerini, kur farkı faturasının kömürlerin teslim tarihindeki kur ile çeklerin tahsil tarihindeki kur arasındaki farktan kaynaklandığını, temerrüt tarihi olarak 30.04.2018 tarihinin kabul edildiğini, bu konuda davalının tek taraflı iddiasından başka bulgu olmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda daha önceki dönemde yapılan alımlarla ilgili satış sözleşmesi/sipariş başlıklı sözleşmede işlemlerin döviz cinsinden yapıldığı ve dava konusu alımla ilgili de davalı tarafından kur farkı faturası düzenlendiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekilince, istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve re’sen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istenmiştir. C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, davacının davalıya avans olarak verdiğini iddia ettiği çeklerden kaynaklanan alacak davasıdır.
2.İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.5098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 207 nci ve devamı maddeleri.
3.Değerlendirme
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gerek hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Dava, davacının davalıya avans olarak verdiğini iddia ettiği çeklerden kaynaklanan alacak davasıdır. İlk Derece Mahkemesince dava tarihi itibariyle davacının 16.839,46 USD alacağı olduğu belirlenip bu miktara 30.04.2018 tarihinden itibaren temerrüt faizine hükmedilmiştir. Davacı tarafından kömür teslim tarihi usulüne uygun ispat edilemediğine ve taraflar arasındaki uygulamada, davalının kur farkı faturası düzenlemesi nedeniyle, taraflar arasındaki sözleşmenin USD üzerinden olduğunun kabul edilmesine göre, dava konusu alacağa temerrüt tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken ve dava tarihinden önce davalıdan dava konusu alacağın ödenmesinin talep edildiği bir ihtarname tebliği ve davalıyı temerrüte düşürme söz konusu olmadığından, dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un 4/a maddesi uyarınca faize karar verilmesi gerekirken ödeme tarihinden itibaren faize karar verilmiş olması bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinde yer alan “... ödeme tarihi olan 30.04.2018 tarihinden” ibaresinin çıkartılarak yerine “dava tarihinden” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının davalıya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.07.2023 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olmasına, davalının 30.04.2018 tarihi itibariyle teslim etmediği kömür bedelleri yönünden 6098 sayılı T.B.K 117 maddesi gereğince sebepsiz zenginleşmiş bulunmasına, 30.04.2018 tarihi itibariyle davalının temerrüdünün gerçekleşmesine göre davalı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazınında reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmesi gerekirken T.B.K 117 maddesi hükümlerinin göz ardı edilerek kararın yazılı gerekçe ile düzeltilerek onanmasına ilişkin sayın çoğunluk görüşüne karşıyım.