10. Ceza Dairesi
10. Ceza Dairesi 2021/5065 E. , 2023/6438 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.06.2019 tarihli ve 2019/95876 Esas, 2019/35569 Soruşturma sayılı iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 181 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ile 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
B. İstanbul Anadolu 11.
Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.02.2020 tarihli ve 2019/353 Esas, 2020/50 Karar sayılı kararı ile sanığın eyleminin değişen suç vasfı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğu gerekçesiyle sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve tedaviye tabi tutulmasına karar verilmiştir.
C. İstanbul Anadolu 11.
Ağır Ceza Mahkemesi kararına, Cumhuriyet savcısı tarafından itiraz edilmesi üzerine İstanbul Anadolu 12.Ağır Ceza Mahkemesinin 02.06.2020 tarihli ve 2020/762 Değişik iş sayılı kararı ile; "1-Cumhuriyet Savcısı ...'un itirazının KABULÜNE,
2.İstanbul Anadolu 11. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 13/02/2020 tarih ve 2019/353 Esas 2020/50 Karar sayılı HAGB kararının KALDIRILMASINA
3.Esas yargılama yapma yetkisinin İstanbul Anadolu 11. Ağır Ceza Mahkemesine ait olması ve aleyhe verilen karar nedeni ile savunma alınması gerektiğinden karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine" Karar verilmiştir.
D. İstanbul Anadolu 11.
Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.09.2020 tarihli ve 2020/196 Esas, 2020/265 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ithal etme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 20 yıl 10 ay hapis ve 83.320,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
E. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5.
Ceza Dairesinin, 29.12.2020 tarihli ve 2020/3178 Esas, 2020/3364 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1.Suçun unsurlarının oluşmadığına,
2.Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
3.Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına,
4.Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
20.12.2018 tarihinde Uluslararası Posta İşleme Merkezi'nde İstanbul Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat Müdürlüğü Narkotik görevlileri tarafından yapılan rutin kontroller sırasında, Hollanda'dan gönderilen ve göndericisi yazmayan, alıcı olarak "..." yazılı olan, adres bölümünde sanığın adresi yazılı olan posta gönderisine narkotik dedektör köpeklerin tepki vermesi üzerine posta gönderisinin açıldığı ve içerisinden 206 adet MDMA etken maddesini içeren uyuşturucu maddenin tespit edildiği, gönderinin Cumhuriyet savcısından alınan talimat uyarınca posta görevlisine teslim edilerek takibinin sağlandığı, sanığın adresine gidildiğinde sanık tarafından imza karşılığında gönderinin teslim alındığı; yine 03.01.2019 tarihinde yapılan kontrollerde sanığın adresine gönderilen ve göndericisi bulunmayan posta gönderisinin tespit edildiği, gönderi açıldığında 202 adet 2C-B etken maddesini içeren uyuşturucu maddelerin bulunduğunun tespit edildiği,
Cumhuriyet savcısının talimatı ile bu gönderinin posta görevlisi ile sanığın adresine götürüldüğü ancak kapının açılmadığı, bunun üzerine usulüne uygun şekilde alınan arama emri uyarınca sanığın adresinde yapılan aramada 2 parça esrar ile göndericisi ....., olan yurt içi kargoya ait ambar tesellüm fişlerinin ele geçirildiği, sanığın ikametinde ele geçirilen kargo tesellüm fişlerinde yazılı olan henüz alıcılarına teslim edilmediği anlaşılan 2 adet gönderi açılıp bakıldığında amfetamin ve LSD etken maddesini içeren uyuşturucu maddelerin ele geçirildiği; sanığın 04.01.2019 tarihinde tutuklanmasından sonra 15.01.2019 tarihinde yapılan kontrollerde yine sanığın adresine Hollanda'dan gönderildiği anlaşılan göndericisi yazmayan paketin bulunduğu ve içerisinde 38 adet 2C-B etken maddesini içeren uyuşturucu maddelerin tespit edildiği olaylarda; ilk gönderiyi sanığın teslim aldığı, ikinci gönderinin aynı yöntemle sanığın yaşadığı ikamet adresine gönderildiği, sanığın evinde ele geçen maddeler, ".....," sahte isimle düzenlenmiş kargo poşetleri, sanığın kargo gönderimine dair kamera görüntüleri ile sanığın aşamalardaki savunmaları dikkate alındığında bu kargoların sanığa ait olduğunun anlaşıldığı, paketin kısa süre aralıklarla aynı ülkeden aynı alıcıya ve aynı adrese gönderildiği, bu şekilde eylemin aynı kasıt altında birden çok kez yapıldığı, 3 ayrı kargo ile sanığa gönderilen suça konu haplar, ikamette ele geçen uyuşturucu madde ile sanığın başka yerlere kargolama yaptığı gözetildiğinde sanığın kullanım sınırının çok üzerinde olan uyuşturucu maddeyi yurt dışından ülkeye soktuğu, bu şekilde üzerine atılı uyuşturucu madde ithal etme suçunun sübut bulduğu gerekçesiyle mahkûmiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince, isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 29/12/2020 tarihli ve 2020/3178 Esas, 2020/3364 karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul Anadolu 11. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.07.2023 tarihinde karar verildi. (Karşı Oy) KARŞI OY GEREKÇESİ
20.12.2018, 03.01.2019 ve 15.01.2019 tarihlerinde Uluslararası Posta İşleme Merkezi'nde kolluk görevlilerince yapılan rutin kontrollerde, Hollanda'dan sanık adına gönderilen paketlerin içerisinde suç konusu uyuşturucu maddelerin ele geçirildiği;
Cumhuriyet savcısının talimatıyla, 20.12.2018 tarihli olayda, içerisinde MDMA ihtiva eden 206 adet hapın bulunduğu gönderinin posta görevlisi tarafından sanığın adresinde imza karşılığı teslim edildiği, 03.01.2019 tarihli olayda 202 adet suç konusu hapın bulunduğu paket sanığın evde bulunmaması nedeniyle teslim edilmediği, yine aynı yöntemle yurt dışından gönderildiği anlaşılan uyuşturucu maddenin sanık tutuklandıktan sonra 15.01.2019 tarihinde görevlilerce ele geçirildiği anlaşılmıştır.
Yargılama konusu olaylarda; yurt dışından posta yoluyla gönderilen uyuşturucu maddeler, rutin kontroller sırasında sanık teslim almadan önce kolluk görevlilerince ele geçirildiğinden, görevlilerin müdahalesiyle sanığın uyuşturucu maddeleri fiili hâkimiyetine almasına ve ülkeye sokmasına engel olunmuş; dolayısıyla sanığın zincirleme şekilde işlediği uyuşturucu veya uyarıcı madde ithal etme suçları tamamlanmamış ve teşebbüs aşamasında kalmıştır.
Cumhuriyet savcısının talimatıyla, uyuşturucu maddeler posta görevlisi tarafından sanığa teslim edilmiş ise de, bu işlemler delil tespitine yönelik işlemler olup, somut olaylarda sanığın gerçek anlamda uyuşturucu maddeleri teslim aldığından söz edilemez.
Kanaatimce; gümrük kapısı, havalimanı, uluslararası posta gönderi merkezi gibi, ülkeye getirilen eşyanın yetkili kurum personelince kontrol edildiği yerlerde, uyuşturucu veya uyarıcı madde ithal etme suçunun tamamlanması için, uyuşturucu maddenin ülke sınırlarının içine girmiş olması tek başına yeterli olmayıp, maddenin failin "fiili hâkimiyetine" girmiş olması gerekmektedir. Zira uyuşturucu veya uyarıcı madde ithal etme, esas itibariyle ülkeye sokulan maddenin satılması, satışa arz edilmesi ya da başkalarına verilmesi gibi kullanmak amacı dışındaki eylemlerin icrasına yönelik olarak işlenen bir suç olup, uyuşturucu veya uyarıcı maddenin ülkeye girişi esnasında yapılan kontrol işlemleri sırasında yakalanması halinde, elverişli hareketlerle doğrudan doğruya ithal suçunun icrasına başlayan failin; elinde olmayan nedenlerle, uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri fiili hâkimiyetine almasına engel olunarak ithal suçunun tamamlanması, böylece maddenin ülke içinde satışa, satışa arz edilmesi ve başkalarına verilmesi gibi tasarruflarda bulunması önlenmektedir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle; sanığın zincirleme şekilde işlediği uyuşturucu veya uyarıcı madde ithal etme suçları teşebbüs aşamasında kaldığından, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi gerekirken, sanığın eylemleri tamamlanmış suç olarak kabul edilmek suretiyle fazla ceza tayin edilmesinin hukuka aykırı olduğu düşüncesinde olduğumdan, sanık hakkında ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 2020/3364 K. Sayılı kararının bozulması yerine, temyiz isteminin esastan reddine yönelik sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum. 13.07.2023