Esas No
E. 2014/42021
Karar No
K. 2014/32257
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KALDIRILMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

4. Ceza Dairesi         2014/42021 E.  ,  2014/32257 K.

"İçtihat Metni"Esas No : 2014/42021

Karar No: 2014/32257
Tebliğname No: KD - 2014/329404

Yaralama ve hakaret suçlarından sanık G.. P.. hakkında yapılan yargılama sonunda sanığın mahkumiyetine dair, Merzifon Sulh Ceza Mahkemesince verilen 20/04/2011 tarih ve 2010/748 esas, 2011/421 karar sayılı hükmün sanık tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 21/05/2014 gün ve 2013/33625 esas, 2014/17731 karar sayılı kararıyla; "Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;

1.Sanığa yükletilen yaralama eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı, Anlaşıldığından sanık G.. P..'ın ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,

2.Sanık hakkında hakaret suçundan kurulan hükme yönelik temyize gelince; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak;

Hakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kamu görevlileri veya sivil vatandaşa yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref, ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövmek fiilini oluşturması gerekmektedir. Olay günü adliyeye ifade vermek için gelen sanığın katılanı görünce söylediği kabul edilen "beni sen mi çağırttın lan" şeklinde ve kaba hitap tarzı niteliğindeki sözlerin, müştekinin onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmaması nedeniyle hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, mahkumiyet kararı verilmesi, Kanuna aykırı ve sanık G.. P..'ın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle HÜKMÜN BOZULMASINA" karar verilmiştir.

I-İTİRAZ NEDENLERİ Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 23/10/2014 tarih ve 2014/329404 sayılı yazısı ile; “Mahalli mahkemenin yukarıda belirtilen kararı ile sanık G.. P..'ın basit yaralama ve hakaret suçlarından hapis cezalarıyla cezalandırılmasına karar verilmiş, karar sanık tarafından süresi içerisinde temyiz edilmiştir.

Dosya ile ilgili olarak Başsavcılığımızca 04/10/2012 tarihinde tebliğname düzenlenmiş, dosyanın incelenmesinden katılan T.. A.. tarafından mahalli mahkemeye verilen şikayetten vazgeçme dilekçesinin 25/04/2013 tarihinde Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği, ancak dilekçenin, dosyanın 3. Ceza Dairesinde olduğundan bahisle mahalline iade edildiği, bu kez de dilekçenin 13/06/2013 tarihinde 3. Ceza Dairesine gönderildiği anlaşılmıştır. Hal böyle iken, katılan daha önceden, hüküm kesinleşmeden şikayetinden vazgeçmiş iken, muhtemelen ilgili dilekçe dosyasına ulaşmadan Yüksek Dairenizce esasla ilgili hüküm kurulmuş, hüküm kısmen onanmıştır.

Yukarıda belirtilen anlatımlar doğrultusunda belirtilen Yüksek Daireniz kararın kaldırılarak, sanık hakkındaki davanın her iki suç yönünden de şikayetten vazgeçme nedeniyle TCK'nın 73/4,

CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE karar verilmesi talep ve tebliğ olunur.” isteminde bulunulması üzerine dosya Dairemize gönderilmekle, incelenerek gereği düşünüldü: II- İTİRAZIN KAPSAMI İtiraz, yaralama ve hakaret suçlarından, sanık G.. P.. hakkında verilen mahkumiyet kararının onanmasına ve bozulmasına dair, Dairemizin 21/05/2014 tarihli kararına ilişkindir. III- KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itiraz gerekçeleri yerinde görülmekle, 6352 sayılı Kanunun 99. maddesiyle eklenen 5271 sayılı CMK'nın 308. maddesinin 3. fıkrası uyarınca İTİRAZIN KABULÜNE, Dairemizce verilen 21/05/2014 tarih ve 2013/33625 esas, 2014/17731 karar sayılı onama ve bozma kararının KALDIRILMASINA,

Merzifon Sulh Ceza Mahkemesince verilen 20.04.2011 tarih ve 2010/748 esas, 2011/421 karar sayılı hükümlerin yeniden incelenmesi sonucu: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, sanığın, müştekinin şikayetten vazgeçmesine ilişkin itirazı bulunmadığının, şikayetten vazgeçme doğrultusunda düşme kararı verilmesi talebini içerir 12.09.2014 tarihli dilekçesi de dikkate alınarak yapılan incelemede:

Takibi şikayete bağlı olan hakaret ve yaralama suçları nedeniyle şikayetçinin temyiz aşamasında verdiği 10/05/2013 havale tarihli dilekçe ile şikayetinden vazgeçmesi karşısında, TCK'nın 73/4, CMK'nın 223/8. madde ve fıkraları uyarınca kamu davasının düşürülmesi yerine sanığın hakaret ve yaralama suçlarından cezalandırılmasına karar verilmesi,

Kanuna aykırı ve sanık G.. P..'ın temyiz iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılık, yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktası itiraz yazısına uygun olarak, hakaret ve yaralama suçlarından ceza verilmesine dair kısımların hüküm fıkrasından çıkarılması, yerlerine "şikayetten vazgeçme nedeniyle sanık hakkında hakaret ve yaralama suçlarından açılan kamu davalarının TCK’nın 73. ve CMK’nın 223/8. maddeleri gereğince ayrı ayrı düşmesine" ibaresinin eklenmesi biçiminde DÜZELTİLMEK ve başkaca yönleri Kanuna uygun bulunan hükümler, bu bağlamda ONANMAK suretiyle 5320 sayılı Kanunun 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesi uyarınca davanın esasına, 06/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.