3. Hukuk Dairesi
3. Hukuk Dairesi 2011/18143 E. , 2011/17981 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 4.556,22 TL alacak için itirazın iptali, inkar tazminatının masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davada, davacı ile davalı arasındaki ticari ilişki nedeniyle kalan 5.522,40 TL tutarlı faturanın tebliğ edildiği, itiraz edilmeyerek kesinleşmesi üzerine ödenen 1.500,00 TL’nin mahsubu ile kalan 4.022,40 TL alacağın tahsili için başlatılan takibe vaki haksız itirazın iptali istenilmiş; mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. HUMK'nun 73.maddesi uyarınca; kural olarak Hakim, her iki tarafı usulüne uygun şekilde davet etmedikçe hüküm veremez.
Uyuşmazlığın taraflarından davalıya dava dilekçesi ve duruşma günü davetiyesi kendisinin ikamet etmediği, Eyüp adresine tebliğe çıkarılmış, il dışında olduğu belirtilerek muhtara bırakılmıştır. Yapılan bu tebligat TK.nun 21. ve Tüzüğün 28. maddesine uygun değildir. Bu nedenle davalı usulüne uygun davet edilmeden yokluğunda karar verilmiştir. Taraf teşkili sağlanmadan yargılama yapılarak hüküm verilmesi savunma hakkını kısıtlamakla bozmayı gerektirmiştir.
Ayrıca, herkes iddiasını dayandırdığı olguları ispatla yükümlü olup (TMK.md.6), ispat külfeti öncelikle davacı taraftadır. Davalı hukuki ilişkiyi kabul etmemektedir. Alacağın HUMK 288.madde belirtildiği üzere yazılı delille ispatı gerekir. Davacı fatura sunmuş ise de, irsaliyeli faturada malın teslimine dair davalının imzası yoktur. Bu nedenle fatura tek başına alacağın varlığını ispata yeterli olmadığı gibi, davalı tacir olmadığı, davacı defterleri de usulüne uygun tutulmadığından TTK.nun 85. maddesi uyarınca davacı lehine delil kabul edilemeyeceği gözetilmeden, salt davacı defterinde alacağın kayıtlı olması nedeniyle davanın kabulü doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 17.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.