4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İSTANBUL
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket Bölünme İşleminin İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ... A.Ş. ile aralarında akdedilen 20/01/2003 tarihli Otogaz Bayilik Sözleşmesi ile bu sözleşmenin yenilendiği 16/01/2008 tarihli sözleşmenin yenilenmesi sözleşmelere istinaden ... markası adı altında ..., ..., ... mahallesi ... istasyonu yanı, ... numara adresli istasyonda otogaz satımına yönelik bayilik yaptığını, sözleşmeye göre otogazın ...'tan ... teslimli olarak satın alma maliyet bedeli fiyatı ile perakende satış fiyatı arasındaki dağıtım payı olarak adlandırılan kazanç miktarının %93,9 oranındaki kısmına tekabül eden kısmı bayi olarak müvekkili şirkete %6,1 oranına tekabül eden pay miktarı ise dağıtıcı şirket olarak ....'ye ait olduğunu, otogazın bayi olarak müvekkili şirketin istasyonundaki tanklara teslim edilme anına kadar gerekli tüm nakliye giderinin dağıtıcı şirket konumundaki ...'ye ait olduğunu, davalılardan ... bayisi olan müvekkili şirkete satışını yaptığı otogazın satış bedelini belirlerken otogaz satın alma maliyet bedelini baz alarak bu bedeli ile perakende satış fiyatı olarak belirlenen fiyat arasındaki farkın % 6,1 oranına tekabül eden kısmının ... teslimli satın alma maliyet bedeli üzerine ekleme yapmak sureti ile satış bedelini hesaplaması gerekirken satın alma maliyet bedelinden çok daha fazla olan rafineri tavan fiyatı baz alınarak dağıtım payı tespiti yaptığını, sözleşmeye aykırı olarak nakliye bedelini de dahil etmek suretiyle müvekkili şirketin dağıtım payını azaltacak şekilde uyguladığını ve satış yaptığını, müvekkili şirket ....'nin genel müdürü ...'un isteği ile 2011 yılı aralık ayının başında görüşmeye davet edildiğini, bu görüşmede müvekkili şirket yetkilisi tarafından birleşme ile ilgili sözlü açıklamanın yeterli olmayacağı konu hakkında bilgi ve belgelerin yazılı olarak tebliğinin gerektiği .... Yetkililerine şifahen bildirildiği, müvekkili şirket tarafından cevabi ihtarnamenin gönderimini takiben 2012 yılı ocak ayı başından itibaren otogaz satımını ... markası altında yapan ... A.Ş.'den otogaz alımlarını ihtirazı kayıt beyanı altında almaya başladığını, bu aşamada davalıların birleşmesi ile ilgili genel kurul kararları bölünerek birleşme sözleşmesi ticaret sicil gazete ilanı gibi hiçbir iş ve işleme müvekkili şirketin muhatap olmadığını, taraflarınca davalılara keşide olunan ...
16.Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi gönderildiği, ihtarnameye karşılık davalılardan ... A.Ş tarafından keşide olunan, taraflarına 26/03/2012 tarihinde tebliğ edilen ...
17.Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye numaralı cevabi ihtarnamesi ile taleplerin sadece iddiadan ibaret olduğunu, sözleşme hükümleri ve mevzuata aykırı bir işlemin yapılmadığını, sözleşme hükümlerinin hatalı yorumlandığını, müvekkili şirketin hem birleşme öncesi hem de birleşme sonrası ... A.Ş.'den herhangi bir alacağının olmadığını bildirdiğini, açıklanan nedenlerle müvekkili şirketin bölünerek birleşme işlemine vaki haklı itirazlarının kabulüne, 3.000.000,00 TL'nin üzerinde olduğu düşünülen hak ve alacaklarının hesaplanarak kendisine ödenmemesi ya da teminat altına alınmaması halinde birleşmenin yapılamayacağına karar verilmesini, yargılama masrafı ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacının davasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, usul yönünden reddinin gerektiğini, müvekkili şirket .... dışındaki faaliyetlerini bölünerek birleşme suretiyle ... A.Ş.'de birleştirme kararı aldığını, ...
31.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı ... karar sayılı dosyasında yapılan başvuru ile bilirkişi heyeti tarafından inceleme yapıldığını, bilirkişi raporu neticesinde kısmi bölünme talebinde herhangi bir sakınca olmayacağına karar verildiğini, birleşme işleminde önce gerekli izinlerin alındığını, müvekkili şirketin sermayesinde herhangi bir azalmanın olmadığını, söz konusu bölünerek birleşme işleminde üçüncü kişilerin haklarına herhangi bir şekilde menfi bir sonuç doğuracak işlem yapılmadığını, davacı şirkete birleşme öncesi ....'nin ve birleşme sonrası ... A.Ş.'nin bir borcunun bulunmadığını, davacı tarafın bayilik sözleşmesi devam ederken hiçbir şekilde alacak iddiasında bulunmamasına rağmen var olmayan bir alacaktan dolayı haklarına halel geldiği ya da geleceği iddiasıyla müvekkili şirkete dava açmasının hakkı kötüye kullanması olduğunu, açıklanan nedenlerle davanın usul ve esas yönünden reddine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Bilirkişi raporu, tarafların ticari defter ve kayıtları, ... 12 ATM'nin ... esas (... 28.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ...E.) sayılı dosyası, ticaret sicil kayıtları, müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı.
11.10.2013 tarihli bilirkişi raporunda; " 1. Kısmi bölünme yolu ile birleşme, devralan şirketin ayni sermaye paylarının devralan şirketin pay sahiplerine verilmesi suretiyle gerçekleştirilmiştir.2. Bu yöntemde devreden şirketin 6762 sayılı TTK m. 396 ve 397 hükümlerine göre, sermayesini azaltması gerekirken, buna uyulmamıştır.
3.Ancak kısmi bölünme suretiyle birleşmeye davacıdan başka karşı çıkan olmamıştır. Davacının ise, kısmi bölünme suretiyle birleşmenin gerçekleştiği anda, davalı şirketten alacaklı olduğunu gösteren delil ve belgeler bulunmamaktadır. Alacaklı olduğunu sadece davacı iddia etmektedir. Bu ise yargılama sonucu belli olacaktır.
4.Dava sonucu, davacının alacaklı olduğu anlaşılır ise, TTK m. 150 hükmünün kıyasen olaya uygulanması düşünülebilir. Bu nedenle Istanbul 28. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/159 esasına kayıtlı davanın sonucunun beklenmesi, davacının davanın her aşamasında talep ettiği bekletici mesele sayılması talebinin dikkate alınması en uygun çözümdür" 29/05/2023 tarihli bilirkişi raporunda; "1- Davalı şirketin bölünme suretiyle sermaye azaltımına gittiği; ancak üçüncü kişilerin haklarına halel gelmemesi için bölünme sonrası azaltım miktarınca iç kaynaklardan sermaye artırımında bulunduğu, 2- Bu durumda bölünme işlemi sonrasında şirketin sermayesinde reel bir azalma meydana gelmediği, bölünme öncesi ve sonrası şirket sermayesinin aynı kaldığı, 3- Davacının söz konusu bölünme işlemini iptal ettirebilmesi için alacak hakkına halel gelmesi gerektiği, yukarıda da izah edildiği üzere, bölünme sebebiyle azalan sermaye miktarı kadar sermaye artırımı yapıldığı için herhangi bir zarar ya da kayıp tespit edilemediği, 4- Ayrıca ...
28.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ...E. sayılı dosyasında kesin karar çıkmadığı (ya da dosyaya sunulmadığı) için, davacının alacak miktarının, dolayısıyla muhtemel zararının da tespitinin mümkün olmadığı, 5- Bununla birlikte davacının bir alacağı bulunsa (mahkeme kararı sunulsa) dahi, şirketin esas sermaye miktarı değişmediği (sermaye önce azaltım sonra artırım yapılarak tekrar aynı seviyeye geldiği) için bir zararın varlığından da bahsedilemeyeceği, zira bir an için davacının alacaklı olduğu ve bölünme sebebiyle alacağına kavuşamadığı iddia olunsa dahi, şirketin sermayesinde bir değişiklik olmaması sebebiyle, bölünme olmasaydı dahi alacağına kavuşamayacağı gerçeği karşısında, bölünme işleminin iptali kabil olmadığı, " Tespitlerine yer verilmiştir.
GEREKÇE
Dava, davacının davalı AŞ den şirketin bölünerek diğer davalı ile birleşmesi nedeni ile alacağına kavuşamadığından, alacağının kendisine ödenmemesi halinde bölünerek birleşme işleminin iptali istemine ilişkindir.
Davalı şirketlerden .... dışındaki faaliyetlerini bölünerek birleşme suretiyle davalı ...Ş.'de birleştirme kararı almıştır. Davacı; davalı ....AŞ ile aralarında akdedilen 20/01/2003 tarihli Otogaz Bayilik Sözleşmesi ile bu sözleşmenin yenilendiği 16/01/2008 tarihli sözleşmenin yenilenmesi ile bu sözleşmelere istinaden davalı ....AŞ den alacaklı olduğunu ve kısmi bölünerek birleşme nedeni ile zarara uğradığını, 3.000.000,00 TL'nin üzerinde olduğu düşünülen hak ve alacaklarının hesaplanarak kendisine ödenmemesi ya da teminat altına alınmaması halinde birleşmenin yapılamayacağına karar verilmesini talep etmiştir.
Davacının davalıdan alacaklı olduğunu iddia ettiği ve bekletici mesele yapılan ...
12.ATM nin ... Esas, ... K, sayılı (...
28.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... E.) dosyasında; davacı ...ltd.şti davalı ... Tic.ve San.a.ş arasında otogaz bayilik sözleşmesi imzalandığını, 16/01/2008 tarihinde sözleşmenin yenilenmesi başlıklı sözleşmelere istinaden otogaz satışı yapan bayilik verildiğini, sözleşme içeriğinde bayinin belirlenen fiyat üzerinde satış yapamayacağının belirtildiğini, otogazın bayi şirketin tanklarına kadar getirilmesi ve bu zaman içindeki tüm nakliye giderlerinin davalı şirkete ait olduğunu, sözleşmeye aykırı olarak davalının ... çıkış fiyatlarındaki hesaplamalarından dolayı müvekkilinin zarar ettiğini, geriye dönük hesaplama yapılarak ... şirketinin birleşmesinin müvekkilini haksız olarak zarara uğrattığından bu bedellerin tahsilini yapılan yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
...
12.ATM nin ...yılı dosyasında davanın reddine karar verilmiştir. Davanın reddine ilişkin kararın istinafı üzerine BAM İstanbul 12. Hukuk Dairesi 2018/1759-2019/1615 sayılı kararı ile davacının isninaf buşvurusunun değişik gerekçe ile reddine hükmetmiştir. Kararın temyiz incelemesini yapan Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2020/5211 E, 2022/1196 K, sayılı ilamı ile davanın reddine ilişkin hüküm onanarak kesinleşmiştir. Davacının söz konusu bölünme işlemini iptal ettirebilmesi için alacak hakkına halel gelmesi gerekmektedir.
Davalı davalı ....AŞ bölünme suretiyle sermaye azaltımına gitmiştir. Ancak üçüncü kişilerin haklarına halel gelmemesi için bölünme sonrası azaltım miktarınca iç kaynaklardan sermaye artırımında bulunmuştur. Bu durumda bölünme işlemi sonrasında şirketin sermayesinde gerçek bir azalma meydana gelmemiş, bölünme öncesi ve sonrası şirket sermayesi aynı kalmıştır. Davacının söz konusu bölünme işlemini iptal ettirebilmesi için alacak hakkına halel gelmesi gerekmektedir. Davacının alacak iddiasına ilişkin görülen ve yukarıda yer verilen davada davanın reddine karar verilmiş ve bu karar kesinleşmiştir. Böylelikle davacının davalı ....AŞ den alacağı bulunmadığı sabit olmuştur. Dolayısıyla davacının alacağı bulunmadığından zararı da söz konusu değildir. Davacının alacak iddiası ve bölünme sebebiyle alacağına kavuşamadığı iddiası sabit görülmediğinden ve bölünme işleminde şirketin sermayesinde bir değişiklik olmaması sebebiyle, bölünme olmasaydı dahi alacağına kavuşamayacağı gerçeği karşısında, bölünme işleminin iptali şartları oluşmadığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilmiştir.
1.Davanın reddine,
2.Alınması gereken 269,85 TL harçtan peşin alınan 21,15 TL harcın mahsubu ile bakiye 248,70 TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
3.Davalı vekili lehine 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı şirkete verilmesine,
4.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacılar üzerinde bırakılmasına,
5.Davacı tarafından yatırılan ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde bakiye kısmının yatıran tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karara karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 02/11/2023 Başkan ...
(e-imzalıdır)
Üye ...
(e-imzalıdır)
Üye ...
(e-imzalıdır)
Katip ...
(e-imzalıdır)