10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
DAVA:
Davacı vekili 27/03/2023 harç tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin aralarındaki ticari ilişki sebebiyle davalıya hizmet ve ve mal vererek ticari ilişki sebebiyle faturalar tanzim ettiğini, davalının söz konusu fatura bedelini müvekkiline ödemediğini, davalıya karşı faturalı alacağa istinaden -----İcra Müdürlüğü ---- esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine borçlunın itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, arabuluculuk görüşmeleri sonucunda anlaşma sağlanamadığını belirterek davalının icra takibine yapmış olduğu itirazın iptaline ve yapılan takibin devamına, davalının %20'den aşağı kalmamak kaydıyla İcra İnkar Tazminatına Mahkum edilmesine, her türlü yargılama gideri ve ücret-i vekaletin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ettikleri ile dilekçeleri ekindeki Arabuluculuk Son Tutanağı, Vekaletname görülmüştür.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;
Davalı vekilinin 06.04.2023 tarihinde sunduğu cevap dilekçesinde özetle; Davacı dava dilekçesinde müvekkilinin fatura bedelini ödemediğini fakat hangi fatura bedelini ödemediğine dair dilekçesinde açıklama yapmadığını, davacının müvekkiline gönderdiği ödeme emrinden de borcun nedeninin belli olmadığını, müvekkili şirketin davacıya döviz cinsinden bir borcunun bulunmadığını, davacının dava dilekçesinde döviz cinsinden talep ettiği alacağın dayanağı ile ilgili dosyaya delil sunmadığını, müvekkili şirketin davacıyla yaptığı sözleşmelerin Türk Lirası cinsinden olduğunu, döviz cinsiden yaptığı bir sözleşmenin bulunmadığını, davacının döviz cinsi talep ettiği alacağın nedenine ve dayanağına itiraz ettiklerini, Sözleşmenin 7.2. maddesinde "Bu sözleşme uyarınca tahakkuk edecek bütün ücretler, fatura tarihindeki ---- Efektif Satış Kuru üzerinden Türk Lirası'na çevrilir" düzenlemesinin bulunduğunu fatura tarihindeki ---- Efektif Satış Kuru üzerinden Türk Lirası'na çevrilerek düzenlenen tüm fatura tutarlarının müvekkili şirket tarafından davacıya ödendiğini belirterek davanın reddine, davacı alacağı olmadığı halde müvekkiline karşı icra takibi başlattığından, davacı aleyhine %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleriyle vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep ettikleri ile dilekçeleri ekindeki Sözleşme görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, donanım hizmet sözleşmesine dayalı genel haciz yolu ile takipte ödeme emrine itirazın iptali ve takibin devamı istemine ilişkindir. İtirazın iptali davası İcra İflas Kanunun 67. Maddesinde düzenlenmiştir. İcra dosyası celp edilmiş, borçlunun ödeme emrine süresi içerisinde itiraz ederek takibi durdurduğu tespit edilmiştir. Ticari defterlerin sahibi lehine olması için HMK m. 222/2’de öngörülen şartlar; defterlerin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olması, defterlerin açılış ve kapanış onaylarının yaptırılmış olması ve ticari defterlerin birbirini doğrulamış olması gerekmektedir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (TMK) 6. maddesi uyarınca kural olarak, aksi kanunca belirlenmedikçe iki taraftan her biri iddiasını ispata mecburdur. Bu hüküm, kaynak İsviçre Medeni Kanunu’ndaki şekli gibi, “bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran taraf, o vakıayı ispat etmelidir” şeklinde anlaşılmalıdır.
Davacı taraf, bedeli ödenmeyen faturalara dayalı alacak talebinde bulunmaktadır.
Somut olayda; davacı davalıdan olan alacağının tahsili amacıyla davalı aleyhine icra takibi başlattığı, davalının itirazı ile icra takibinin durmuş olduğu, davacı tarafın asıl alacağına yönelik itirazın iptali talebiyle mahkememizde süresi içerisinde huzurdaki davayı ikame etmiş olduğu, taraflara ticari defter ve belgelerini sunması için süre verildiği, yapılan yargılama sırasında tarafların ticari defter ve kayıtlarının bilirkişi marifetiyle incelenmesinde taraf kayıtlarının alacak ve borç bulunmadığı ve kümüle cari hesabın kapalı olduğu şeklinde tespite varıldığı bununla birlikte davacının 2020, 2021 ve 2022 yıllarına ilişkin ticari defterlerinin sahibi lehine delil teşkil etmediği, davacının kendi kayıtlarına göre davalıdan alacağının bulunmadığının bildirildiği raporda görülmüştür.HMK 222/2.maddesinin " Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır." şeklinde düzenlendiği, davacının 2020,2021,2022 yıllarına ilişkin ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulmadığı, ticari defterin faturaya dayalı alacağın varlığı bakımından delil olarak kullanılamayacağı ancak sahibi aleyhine delil olabileceği ve hem davacı hem davalı kayıtlarına göre alacak borç bulunmadığı ayrıca davacı taraf bir kısım alacak için USD üzerinden talepte bulunmuş ise de taraflar arasında ki sözleşmenin 7.2. maddesinde ‘bu sözleşme uyarınca tahakkuk edecek bütün ücretler, fatura tarihinde ki-----efektif kuru üzerinden Türk Lirasına çevrilir’ şeklinde düzenleme olduğu da dikkate alındığında kur farkı talebi yönüyle de yerinde olmadığı anlaşılmakla davacı tarafça alacağın ispatlanamadığından mahkememize açılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı taleplerinin ayrı ayrı reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. Davacının takipte haksız ve kötü niyetli olduğu ispatlanmadığından davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Hüküm; Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1.Davanın ve icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE,
2.Davalının kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE,
3.Peşin alınan 767,78 TL harçtan, alınması gerekli 269,85 TL peşin harcın düşümü ile geri kalan 497,93 TL harcın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
4.Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına ,
5.Davacı tarafça peşin yatırılmış olan gider avansından artan kısmın, karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
6.Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ye göre 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7.1.560,00 TL Arabulucu ücretinin davacıdan tahsiliyle hazineye irad kaydına,Dair; Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.