2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN
T.C.
ANKARA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
BİRLEŞEN ..
BİRLEŞEN ...
BİRLEŞEN...
...
GEREKÇELİ KARARIN
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin 20.05.2013 tarihli dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında akdedilen 22.03.2012 tarihli yüklenici sözleşmesi ile... arsa üzerine.... Merkezi projesi kapsamında AVM inşaatının yapılması işinin müvekkili şirket tarafından üstlenildiğini, söz konusu sözleşme ile 3.000.000,00 TL teminat kararlaştırılmış olmasına karşın müvekkilince davalı şirket hesabına 1.000.000,00 TL ve ... hesabına ise 300.000,00 TL havale gönderilmek sureti ile toplamda 1.300.000,00 TL tutarında nakit teminat verildiğini, söz konusu teminatın ödenmesiyle birlikte gecikmeli de olsa yer tesliminin yapılarak imalata başlanıldığını, Sözleşmenin 17. maddesinde işin süresinin işyerinin yükleniciye teslimi ile başlayacağı ve işin teslim tarihinin 30.12.2012 olacağının kararlaştırıldığını, davalı şirketin yer teslimini geç yaptığını, söz konusu gecikmeden dolayı taraflar arasında akdedilen 15.09.2012 tarihli mutabakat protokolü işyerinin yükleniciye geç teslim edilmesi sebebi ile davalı şirket tarafından 42 gün süre uzatımı verilerek işin bitim tarihinin 10.02.2013 olarak değiştirildiğini, müvekkilinin sözleşme kapsamında 03.09.2012 tarihinde 11.682.121,89 TL' lik (1) numaralı hak edişi tanzim ettiğini ve davalı şirketin onayına sunduğunu, hakedişin davalı tarafça 10.09.2012 tarihinde onaylandığını, takiben bu hak ediş bedelinin davalı şirkete fatura edilerek faturanın davalı şirketçe teslim alındığını, 15.09.2012 tarihinde davalının keşide ettiği yazısında özetle (1) nolu hak edişi kabul ettiklerini, ancak kendilerinin yer teslimini geç yapmaları nedeni ile 42 günlük süre uzatımı verdiklerini, bu kapsamda işin bitim tarihinin 10.02.2013 tarihine kadar uzadığını, bu durumun sözleşmeyi yıllara sari sözleşme haline getirdiğini, bu nedenle (1) numaralı hak edişin ve 14.09.2012 tarihli faturanın iptal edilmek üzere taraflarına iade edildiğini bildirerek, (1) numaralı hak edişin yeniden tanzim edilmesini istediklerini, bunun üzerine 15.09.2012 tarihli akdedilen mutabakat protokolünde (1) numaralı hakedişin 01.11.2012 tarihinde tanzim edileceği 3 takvim günü içerisinde işveren tarafından onaylanacağı ve en geç 07.11.2012 tarihinde işveren tarafından yükleniciye ödeneceğinin hüküm altına alınmış olması sebebiyle müvekkili şirketin iş bu protokole de itibar ederek (1) numaralı hak ediş ve buna dayalı olarak tanzim edilen faturayı iptal ettiğini, yerine 01.11.2012 tarih ve 7.752.725.00 TL tutarında (1) numaralı hak edişi ve faturasını tanzim ederek davalıya imza karşılığında teslim ettiğini, buna karşın davalı şirketin hiçbir ödemede bulunmadığını, 15.09.2012 tarihli mutabakat ile (1) numaralı hak edişin ödeneceği tarihin 07.11.2012 olarak belirlendiğinden davalının temerrüde düştüğünü, bunun üzerine ... Esas numaralı takip dosyası ile davalı şirket aleyhine takibe geçildiğini, davalının icra takibine vaki itirazı üzerine takibin durduğunu, dolayısıyla hak ediş bedelinin halen ödenmediğini, taraflar arasındaki sözleşmenin 4708 sayılı Yapı Denetim Kanunu'na tabi olduğunu, 08.10.2012 tarihinde ... tarafından işyerinde yapılan denetimde "Yapı Denetim Kuruluşu'nun denetim faaliyetinin geçici olarak durdurulması ve yapı ile ilişiğinin kesilmesi nedeni ile" inşaatın durdurulduğunu, aynı tutanakta inşaatın seviyesinin %38 olduğu, yeni bir yapı denetim kuruluşu ile sözleşme imzalanıp yeni ruhsata bağlanana kadar inşaat faaliyetine devam edilemeyeceğinin belirtildiğini, bunun üzerine davalı tarafından yeni bir yapı denetim kuruluşu ile sözleşme imzalanması ve yeni yapı ruhsatının temin edilerek inşaatın devamının sağlanması yükümlülüğünün yerine getirilmediğini, bu yükümlülüğün münhasıran davalıya ait olduğunu, bunun da inşaattaki faaliyetin devamlılığını engelleyerek müvekkili şirketin zarara ve sıkıntıya uğratıldığını, taraflar arasında 30.12.2012 tarihinde, asıl sözleşmenin mütemmim cüzü niteliğinde ikinci defa süre uzatımına ilişkin yeni bir mutabakat protokolü daha akdedilerek inşaatın bitim süresinin 30.05.2013 olarak değiştirildiğini, 08.01.2013 tarihinde 5.700.550.00 TL bedelli ikinci hak edişin tanzim edilerek imza karşılığında davalıya teslim edildiğini, davalının onayı üzerine 14.01.2013 tarihinde anılan hak edişe ilişkin faturanın tanzim edilerek davalı şirket yetkilisine imza karşılığında teslim edildiğini, davalı şirkete tanzim edilen söz konusu faturaların davalı şirket tarafından teslim alındığı, hatta bu faturaların ...şubesine ibraz edilerek kredi kullanıldığı halde ve itiraz süresi dolduktan sonra, davalı yanca ... Noterliği' nin 28.01.2013 tarih ve... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile faturalara itiraz edildiğini, ihtarname ekinde faturaların iade edildiği bildirildikten sonra 45 adet senet karşılığı ödenen 5.400.000,00 TL ile bankadan ödenen 300.000,00 TL'nin de derhal iadesinin talep edildiğini, bu ihtarnameye hukuksal değer atfedilmesinin kabul edilemez olduğunu, davalının sözleşmenin başından beri sözleşme ve mevzuata aykırı hareket ettiğini, önce yer teslimini geciktirerek, sonra yapı denetim kuruluşu ve yeni yapı ruhsatı tanzimi hakkında gerekli tedbir ve girişimleri zamanında yapmayarak ve nihayet müvekkili şirkete ısrarlı bir şekilde ödeme yapmayarak sözleşme konusu işin yapılmasından öte adeta yapılamamasını ve işin yargıya intikal etmesini hedefleyerek işi içinden çıkılmaz bir hale sürüklemeye çalıştığını, bu maksatla sözde kendi lehine delil teşkil etmesi amacıyla .... Mahkemesine müracaat ederek tespit talebinde bulunduğunu, davalının talebinde; ayıplı imalatlar ve inşaatın geldiği seviyenin, inşaatın bitirilebileceği muhtemel sürenin ve tespit anına kadar yapılan imalatın toplam bedelinin tespitinin istenildiğini, ... D. iş sayılı dosyası ile yaptığı keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu dosyaya sunulan raporda bilirkişinin özetle; söz konusu inşaatta ayıplı imalata rastlanılmadığını, inşaat imalatları seviyesinin %38,73, elektrik imalatları seviyesinin %2,25, mekanik imalatların seviyesinin %1.86 ve inşaatın genel seviyesinin %42,84 olduğunu, kalan imalatların 100 günde tamamlanabileceğini, inşaat imalatları toplam bedelinin 8.270.463,71 TL, elektrik imalatları bedelinin 101.250,00 TL, mekanik imalatları toplam bedelinin ise 77.190.00 TL olmak üzere toplam imalat bedelinin 8.448.903.71 TL olduğunu, ihzarat bedelinin bir ek raporda tespit edeceğini beyan ettikten sonra ayrıca bir rapor tanzim ederek 2.473.738,12 TL'lik ihzarat malzemesi bulunduğunu tayin ve tespit ettiğini, bu anlatımlardan da görüldüğü üzere, davalı tarafın kendi lehine delil teşkil etmesi amacıyla yaptırdığı tespitin, tümüyle aleyhine sonuçlandığını, bilirkişi tarafından tespit edilen bedele KDV eklendiğinde müvekkilinin hak edişine yansıyan imalatların ve ihrazatın gerçekçiliğinin ortaya çıktığını, müvekkilinin herhangi bir ayıplı imalat yapmadığının da ayrıca tespit edilmiş bulunduğunu, davalı şirketin .... Noterliği' nin 15.03.2013 tarih ve... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile taraflar arasında imzalanan 22.03.2012 tarihli sözleşmeyi, tamamen bahane üretme çabasına yönelik gerçek dışı iddialarla feshettiğini, iş bu ihtarnamenin müvekkili şirkete 16.03.2013 tarihinde tebliğ edildiğini, feshin haksız, hukuka, fiili duruma ve taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı olduğunu, davalının fesih ihtarnamesinde, ekli ihtar metninden anlaşılan ve tekrara girmemek adına burada zikredilmeyen gerçek dışı ve tümüyle haksız bazı gerekçeler ileri sürdüğünü, bu ihtarnameye karşı müvekkili şirketçe tanzim edilen .... Noterliği' nin 21.03.2013 tarih ve ... yevmiye numaralı cevabi ihtarnamesinde, feshin haksızlığına ve davalının gerçek dışı, sözleşme ve fiili duruma aykırı beyan ve iddialarına sırasıyla cevap verdiğini, feshin, hukuk sistemimizde terk taraflı, ulaşmakla sonuç doğuran, bozucu yenilik doğurucu ve ileriye etkili irade açıklaması olduğunu, bu nedenle feshin hukuksal ilişkiyi haklı ya da haksız olmasına bakılmaksızın sona erdirdiğini, bir başka deyişle hukuk sistemimizde iş hukukuna ilişkin sınırlı uygulamalar dışında feshin geçersizliği müessesesinin kabul görmediğini, o halde fesih olgusu mevcutsa bu her durumda geçerli olduğunu, sadece haklı ya da haksız olmasına göre uygulanacak olan sonuçların farklılık arz ettiğini, bu itibarla, davalı tarafın fesih beyanının müvekkili şirkete ulaşması ile taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin son bulduğunu, bu kapsamda müvekkilinin edim yükümlülüğünün fesih anından itibaren ortadan kalkmış olduğunu, bu nedenle müvekkili şirketin fesih ile birlikte imalata son verdiğini, buna karşın müvekkilinin o ana kadar yaptığı imalatlann korunması, hem bazı yeni imalatlar yapılmasına hem de mevcudun gözetim altında tutulmasına bağlı olduğunu, davalının önce ödemede temerrüde düşerek sonrasında ise akdi haksız bir biçimde feshederek müvekkilinin koruyucu imalatları yapmasını engellemiş olsa da en azından müvekkilinin yapmış olduğu imalatı korumak adına şantiyedeki varlığını sürdürdüğünü, müvekkilinin baştan beri gösterdiği iyi niyetini sürdürdüğünü, aradan geçen zaman içerisinde mevcut imalatın görmesi muhtemel zararı da gidermeyi hedeflediğini, bu nedenle mevcut imalatları koruyucu imalatların yapılamamış olmasımn tümüyle davalının kusuru ve haksız feshine dayalı olduğundan zamana bağlı ortaya çıkabilecek tüm zararlardan da (örneğin aşınma, paslanma gibi) davalının sorumlu olduğunu, edimlerin süreklilik arz ettiği sözleşme ilişkilerine son verilmesinin kural olarak dönme iradesi ile değil, fesih iradesi ile mümkün olduğunu, dönme, bir borç ilişkisini en başından itibaren sona erdireceğinden evvelce ifa edilmiş edimlerin iadesi sorununun gündeme geleceğini, bu yüzden dönme iradesi ani edimli, bir defa ifa edilmekle tükenen sözleşme ilişkilerine uygulanır iken, fesih sürekli borç ilişkisi yaratan sözleşmelerde uygulandığını, feshin ileriye etkili olması meselesi fesih anma kadar ifa edilen edimlerin geçerliliğini koruması şeklinde kendini göstermekte ve sadece fesih anından sonrası için tarafların edim yükümlülüğünden kurtulmakta olduğunu, somut olay bakımından davalının haksız fesih iradesinin de geleceğe etkili olduğunu, müvekkilinin fesih anına kadar yaptığı tüm imalatların bedelinin müvekkiline ödenmesi gerektiğini, eser sözleşmelerinde yüklenici edimlerini ifa ettiği halde, iş sahibi tarafından sözleşmenin haksız şekilde feshedilmesi halinde yüklenicinin kar kaybından doğan zararını talep etmesinin yasal mevzuatın, Yargıtay içtihatlarının ve hakkaniyetin gereği olduğunu, bu konuda sözleşme ile belirlenen ayrı bir yaptırım var ise bunun da ayrıca uygulanacağını, keza sözleşmenin 33. maddesine göre işverenin zamanında ödemeleri yapmaması, yer teslimini sağlayamaması, avans ödemesi yapmaması vs. şekilde sözleşmeye aykırı davranması hallerinde fesih hükümlerinin yüklenici lehine uygulanacağını, ayrıca bu hallerde teminatın işveren tarafından kullanılamayacağını, davalının haksız feshi nedeni ile sözleşmeden doğan tüm haklarını bu aşamada saklı tuttuğunu, ayrıca dava edeceklerini beyan ettiklerini, dilekçelerinde bahsedilen sözleşme teminatı olan 1.300.000,00 TL’ lik bedel için, davalının haksız feshini müteakiben ... E. sayılı dosyaları ile icra takibine girişildiğini, davalının vaki itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, iş bu takip ve teminatları ile ilgili olarak da itirazın iptali yahut alacak davası açma haklarını saklı tuttuklarını beyan ettiklerini, açıklanan nedenler yanında resen dikkate alınacak nedenlerle; davalının 15.03.2013 tarih ve ...yevmiye numaralı ihtarnamesi ile gerçekleştirdiği feshin HAKSIZ OLDUĞUNUN TESPİTİNE, müvekkilinin iş bu haksız fesih nedeni ile uğradığı ve hali hazırda HMK 107. maddesi kapsamında belirsiz nitelikte olan kar ve kazanç kaybından doğan zararının hesaplanması sonucu artırılmak üzere ve fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydı ile şimdilik 10.000,00 TL'nin davalıdan tahsili ile müvekkile ödenmesine, davalının haksız feshi nedeni ile müvekkili şirketin uğradığı itibar kaybını karşılığı olmak üzere 50.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak müvekkile verilmesine, yukarıda talep edilen tüm tutarlara davalının temerrüt tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
CEVAP
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; müvekkili hakkında açılan davanın haksız olduğunu, davalının taraflar arasında düzenlenen sözleşme kapsamında teminat mektubu sunmaması, izinsiz temlik yapılması, yapılan işten fazla hak ediş düzenlenmesi, gerçeğe aykırı fatura düzenlenmesi, şantiye alanında çalışma yapılmaması, işin geciktirilmesi, AVM kiracılarına ileride tazminat ödemek zorunda kalmaları, yapılan ödemeleri şantiye taşeronlarına vermeyip gizli şirketleri olan .... nin borçlarını ödemesi, ... Taahhüt Limited Şirketi'nin borçları yüzünden ...’ ne ait ihrazatların haczedilmesi, sözleşmeye aykırı olarak taşeron işçilerin maaş ücret ... prim vs. ödenmemesi ve burada sayılamayan, sözleşmede bulunan birden çok maddenin ihlali ve fesih ihbarnamesinde belirtilen, diğer haklı sebeplerle sözleşmenin fesih edildiğini, davacının müvekkilin firmadan alacağının bulunmadığını, aksine müvekkilinin alacağının bulunduğunu, .... nolu arsa üzerinde AVM yapımı işi ile ilgili taraflar arasında imzalanan sözleşmenin devir veya temliki maddesinin açık ve net olduğunu, sözleşme veya herhangi bir kısmının işverenin yazılı müsaadesi olmadıkça devir veya temlik edilemeyeceğini, aynı şekilde işverenin yazılı müsaadesi olmadıkça yüklenicinin istihkaklarında herhangi bir meblağı başka bir kimseye devir veya temlik edemeyeceğini, temlik işleminin izinsiz yapılmasının haklı fesih sebebi olduğunun sözleşmenin 21. maddesinde belirtilmiş olmasına rağmen dava dışı ...e izinsiz temlik veren davacıya karşı hiçbir sözleşmesel ve yasal sorumluluğunun bulunmadığını, temlik alan ....’ in vekili tarafından ... Esas sayılı dosyasında 05.06.2013 tarihli dilekçesiyle haksız bir alacak davasının açıldığını, davacıya ödenen paraların işçilerine ödenmediğini, şantiye personelinin maaşları, ... primleri, su ve elektrik faturaları, şantiyedeki alt yüklenicilere vs. ödeme yapmaları için 22.11.2012 tarihinde 45 adet toplam 5.400.000,00 TL tutarında senet verdiğini ve bu senetleri vadesinden önce ödediğini, ayrıca davacının acil ihtiyaçları için talep ettiği 296.109,53 TL’nin banka hesaplarına yatırıldığını, ayrıca şantiyenin acil ihtiyacı için şantiye ... adına 20.000,00 TL’nin banka hesaplarına yatırıldığını, davacıya verilen 5.400.000,00 TL tutarındaki 45 adet senedin yüklenicinin asıl şirketi olan....’nın borçlarının ödendiğini, dolayısı ile şantiye için vermiş oldukları ödemelerin başka amaçla kullanıldığını, şirketlerinin ...’da ki itibarının da zedelendiğini, inşaatın zamanında teslim edilemediği için AVM kiracılarına karşı taahhütlerini zamanında yerine getiremediklerini ve çok yüksek tutarlarda tazminat talepleri ile karşılaştıklarını, imzalanan sözleşme gereği müvekkili firmanın uğradığı zararlar sebebi ile davacıdan milyonlarca lira alacaklı olduklarını, davacıya borçlu bulunmadıklarını, bu muvazaalı temlik işleminin temlik veren ..’ nin borçlarından kurtulmak için yapıldığını, taraflar arasında imzalanan sözleşmede teminat mektubu ile ilgili maddesinin açık ve net olduğunu, davacının müvekkili firmaya teminat mektubu vermediğini, teminat mektubu vermeleri gerektiği hususunun davacıya defaten bildirilmiş olmasına rağmen bu sorumluluğun yerine getirilmediğini, tacirler ve tacir sayılan kişiler arasındaki ilişkilerin kanunla düzenlendiğini, bu meblağdaki bir inşaat işinde sözleşme şartlarının zımnen değiştiği ve teminat mektubundan vazgeçtikleri iddiasının davacıya keşide edilen ihtarlarda belirtildiği gibi kabul edilemez olduğunu, sözleşmenin 33.3. maddesine göre teminatın nakit ödenen 1.000.000 TL’ lik kısmının irat kaydolunduğunu, bakiye 2.000.000 TL’nin ise sözleşme gereği ilk hakedişten mahsup edileceğini, müvekkilinin alacak miktarının davacıya yapılacak ödemeden fazla olduğundan dolayı, aradaki farkın borç hanesine yazıldığının fesih ihbarında bildirildiğini, ihbarnamenin davacıya 16.03.2013 tarihinde tebliğ edildiğini, fesih ihbarnamesinde davacıya sözleşmenin 33.4.maddeye göre sözleşmenin feshinin bildiriminden itibaren 7 gün içinde yani 23.03.2013 tarihine kadar müvekkiline ulaşarak ölçümleme tutanağının tanzim edilmesi gerektiğinin belirtildiğini, aksi takdirde 5.965.646,53 TL bedelle tutanak tanzim edileceğinin ihtar edildiğini, bu hususun ihtarda ayrıca ve açıkça belli edilmesine rağmen davacının yazılı başvurusu olmadığı için ihtarda daha önce belirttikleri gibi 5.965.646,53 TL üzerinden ölçümleme tutanağının düzenlendiğini, tutanağa ilişkin evraklarında davacıya gönderildiğini, bu meblağın da davacıya senetler ve banka hesabına nakit yapılan ödemelerle müvekkilinin davacıya hiçbir borcunun kalmadığım, yer tesliminin geç yapıldığı iddiasının da doğru olmadığını, sözleşmenin 3. maddesinde yer teslimi başlığı altında yerin teslimi için müvekkili şirketine teminat mektubunun sunulması ve teminat mektubundan itibaren 3 gün içinde yer tesliminin yapılmasının kararlaştırıldığını, müvekkili firmaya teminat mektubu sunulmadığı için yer tesliminin yapılmadığını ancak müvekkilinin kiracılarına karşı taahhütlerini yerine getirmek için yer teslimini iyi niyetle yaptığını, yüklenicinin imalattan süre kazanmak için kendi isteği doğrultusunda sadece yer teslim tutanağının geç tanzim edildiğini, (1) numaralı Şantiye Günlük Faaliyet Raporunun 23 Nisan 2012 günü taraflarına gönderildiğini, bu rapordaki inşaat durumundan dahi şantiyenin zamanında açıldığının anlaşıldığını, yapılan işin AVM inşaat işi olması sebebiyle kesinleşmiş hak edişlerden bahsetme imkânının bulunmadığını, davacının sözleşmede yer alan hak ediş ve ödeme şartlarının hiçbirine uymadığını, hakediş temlikinin sözleşmenin haklı sebeple feshi sonucu doğuracağını, faturanın iadesinde TTK 23. madde de ki sürelerle bağlı olmadıklarını, faturaların süresinde iade edildiğini ve müvekkilinin kayıtlarında bulunmadığını, davacının müvekkiline bilgi vermeden 18.10.2012 tarihinden beri şantiyedeki fiili bir çalışmayı bırakmış olup 22.11.2012 tarihinden su, 29.11.2012 tarihinden itibaren de elektriğin şantiyede kesilmiş durumda olduğunu, yapılan işin her zaman belirlenebilir nitelikte olduğunu, yapılan işin seviye ve değerinin bilirkişi raporları, yapı denetim tutanakları ile ortada olduğunu, inşaatın tamamlanma oranının % 38 olmadığını, çünkü inşaat seviyesinin %38’ lik oranı içinde imalat kalemi ile hiç ilgisi olmayan yapı denetim firmasının %10’luk payının mevcut olduğunu, işin imalat oranının kalan % 28 bile olmadığını, inşaatın banka kredisi ile yapıldığını, bu hususta değişik bankalarca ekspertiz incelemesinin yapıldığını, 08.10.2012 tarihinde Altematifbank tarafından yapılan ekspertiz oranı ve inşaatın mevcut durumunu gösteren ekspertiz raporlarının bulunduğunu, ....nin raporuna göre, bloklar seviyesinin % 26 da olduğu, içindeki % 10’ununda Yapı Denetim şirketi payı olduğunu, eksperin inşaatın mevcut seviyesinin değerinin 20.512.000,00 TL olduğunu belirtmekle birlikte bu oran ile inşaatta yapılan işin toplamının 5.333.120,00 TL olduğunu, şantiyede 15.10.2012 tarihinden beridir çalışılmadığını, ... ile kredi kullanmak üzere görüşüldüğünde ...Bankası eksperlerinin 15.12.2012 tarihi itibariyle inşaatın gerçekleşme oranını % 26 bulup, arsa değerini 14.800.000,00 TL, inşaat olarak da 7.000.000,00 TL değer belirttiğini, bankalarca yapılan inceleme şpnucunda yapılan işin fahişliği ve fiyatlardaki şişkinliğin ortaya çıkmış olduğunu, en son işin devri sırasında .... Esas ile tespit yaptırılmış olup bu tespitte çıkan bitim oram ve inşaat değerinin taraflarını doğruladığını, bilirkişinin hesabının rakamsal değer ile 5.474.751,79 TL olduğunu, sözleşmenin ayrıntılı olarak incelenmesi halinde sözleşme bedeli içinde (proje müelliflik bedelleri, yapı denetim vs.) gibi inşaat imalatı ile ilgili olmayan bedellerin bulunduğunu, yapılan işin TL karşılığı bulunurken bu bedellerin sözleşme bedellinden ayrılması gerektiğini, sözleşme bedelinin tamamı üzerinden yapılan işin değerlendirilmesinin hatalı sonuç vereceğini, bu hesap ile işin sözleşme bedelinin 30.000.000 TL değil 23.500.000 TL olduğunu, iddialarının hesabın bu rakam üzerinden yapılması şeklinde olduğunu, dava dilekçesinde belirtilen yapı denetim kuruluşu ile ilgili sorunun derhal çözülmüş olmasına rağmen davacının yine de imalata başlamadığını, çünkü davacının borca batık durumda olduğunu, ... Mahkemesinin tespitine itirazlarının ilgili mahkeme dosyasına sunulduğunu, davacının ihzarat raporu talebinden sonra dosyanın son derece ilginç bir hal aldığını, dosya içinde inşaata ait fotoğraflar ve video kaydının bulunduğunu, inşaatta hiçbir işçinin çalışmadığının ilgili video kaydında belli olduğunu, mahkemenin keşif zaptına inşaat bitirilemedi devam ediyor anlamındaki beyanını inşaatta çalışma devam ediyor şeklinde lanse etmek istediklerini, halbuki inşaatta 2012 Ekim ayından beri çalışma olmadığını, tespit esnasında o gün tespit yapılacağını duyup gelen inşaat mühendisi dışında tek bir işçi dahi olmadığının video kayıtlarında görüldüğünü, tek kişilik bilirkişinin inşaatın bitim oranını % 42 bulmuş olmasına rağmen temlik alan...ile açılan alacak davasında dahi bu fahiş % 42’ lik oranın açıklanamayacağı anlaşılarak oranın % 38 olarak değiştirildiğini, yine bu tek kişilik bilirkişi inşaatın % 26 kabası 6 ayda bittiği halde tamamının 100 günde biter diyerek bir skandala imza attığını, neyse ki hem banka ekspertiz raporları, hem de .... aylar sonra yapılan tespit dahi inşaatın bitim oranının % 25’lerde olduğunu gösterdiğini, yine ... Mahkemesince yapılan tespitle ayıplı imalatların da ortaya konulduğunu, zaten sözleşme gereği yapılan ve davacı firmanın da sözleşme gereğince itiraz etmediği ölçümleme tutanağının tek kabul edilecek rakam olduğunu, davacının 16.03.2013 tarihli fesihten sonra imalata son verdiği şeklindeki beyanının gerçek dışı olup şantiyede imalatın 2012/Ekim ayından beri yapılmadığını, ancak inşaat için yeni bir firma ile anlaşılarak ve ruhsat çıkarılarak imalata başlandığını, davacının feshe rağmen şantiye alanını terk etmediklerinin kendi kabullerinde olduğunu, şirket hakkındaki hacizlerden dolayı koruyacakları bir imalatlarının olmadığım, hakediş raporlarının gerçeği yansıtmadığına ilişkin bir diğer hususunda ihzaratlar olduğunu, davacıya ait saha içindeki ihzarat kabul edilebilecek tüm malların 3. kişi alacaklılar tarafından dava dışı...’ nin borçlarından dolayı haczedildiğini, davacının kendisine gönderilen ihtarlara rağmen şantiyedeki çalışmalarını sözleşmede ve keşide edilen yazılarında belirtildiği gibi basiretli tacir niteliklerine uymayarak yerine getirmediğini, sözleşmeye aykırı olarak tüm bilgilendirmelere rağmen sözleşmenin 3, 4, 5.1.8, 5.1.12, 5.1.15, 5.1.14, 5.1.16, 6.1, 8, 11, 12, 14, 15, 17, 19, 20.2, 20.6, 22, 28. maddelerini ihlal ettiğini, müvekkiline bilgi vermeden 18.10.2012 tarihinden beri şantiyede fiili bir çalışma yapmadığını, davalının bütün uyanlara rağmen bahaneler ileri sürerek işi yapmayarak müvekkilini zarara uğrattığını, sözleşme gereği yapılması gereken, ancak yapılmayan iş kalemlerinin fesih yazısında tek tek belirtildiğini, davacının namı hesabına yaptırılan işlere ilişkin davacı adına tanzim edilen 750.347,29 TL tutarlı faturanın haksız olarak kayıtlara alınmayıp... yevmiye ihtarname ile müvekkiline iade edildiğini, bu sebepten sözleşmenin feshedildiğini ve sonuçlarının da fesih ihbarnamesinde açıklandığını, sözleşme şartlarının tam olarak uygulanması gerektiğini ve davacının imalat alacağının ölçümleme tutanağında belirlenen bedeli aşamayacağını kabul etmesi gerektiğini, bu bedelden fazla bir alacağı kabul etmenin söz konusu olmadığını, dava dilekçesi ekinde sunulan hakediş raporlarının davacıya iade edildiği ve geçersiz olduğunun da davacının kabulünde olduğunu, davacı tarafından bahaneler ileri sürerek iş yapılmadığını ve müvekkilinin manevi zarara uğratıldığını, AVM’nin yapılacağı Akhisar ilçesinde şantiye için ödenen paralarla ilçe işçisine, tüccarına, esnafına, sanayicisine vs. olan borçlar ödenmek yerine .. firmasının borçları ödendiği için AVM'nin faaliyet göstereceği bu ilçede büyük itibar kaybının yaşandığını, inşaatın uzun süre durmasından dolayı AVM hakkında dedikodular ortaya çıktığını ve AVM daha açılmadan sorunlu olarak adlandırıldığını, bu sebepten 1.000.000 TL manevi tazminatım talep ettiklerini, sözleşmenin 33.9.maddeye göre sözleşmenin feshine ilişkin bildirimin ulaşmasından itibaren iş yerini emin ve güvenilir bir konuma getirip makul olan en kısa sürede (en fazla 5 gün) iş yerini terk etmedikleri için 500.000 TL zararlarının olduğunu, 1 yıllık kira gelir kaybının 8.925.000 TL olduğunu, inşaat şartnamesinde tavanlar, kolon ve perde yüzeyler brüt yüzey olarak düşünülmüş olup beton sonrası boyaya hazır yüzeyler olması gerektiğini, ancak yüklenici tekniğine uygun çalışmadığı için, söz konusu yüzeyleri oluşturamadığmı, bu nedenle lokal yama yapıldığım, bunun da kötü bir görünüm oluşturduğunu, tüm bozuk yüzeylerin tümünde özel tamir harcı ile tamirat yapılmasının gündeme geldiğini, bu imalat yapılmaz ise brüt yüzeylerde ton farkları ve yüzeylerde dalgalanmaların görüleceğini, tüm yüzeyler özel tamir harcı (beton yüzeye yapışacak düzgün yüzey oluşturacak malzeme) uygulamalarının tüm işçilik ve malzeme giderleri ek maliyet oluşturduğunu, daha önce bu konu resimlerle tespit edilip, yazılı olarak yükleniciye ihtar edildiğini, (E) Blok bodrum kat çevre perde yüzeyindeki tekniğe uygun olarak gerçekleşmeyen sürme tip su yalıtımı bulunduğunu, yüklenici söz konusu sürme tip su izolasyonunu 2-3 mm kalınlığında taahhüt ederek işverenin onayım alarak gerçekleştirdiğini, kontrollüğün değişik tarihlerdeki ikazlarına rağmen taahhüt ettiği kalınlığı sağlamadan imalatı yaptığını ve sonrasında ısı yalıtım levhası ile koruma levhasını uyguladığını, söz konusu imalatların açıkta hatta bazı yerlerde ısı yalıtım levhaları tekniğe uygun bir şekilde yapılmadığı için yüzeyden ayrılmış vaziyette dökülmüş durumda olduğunu, bu yüzeylerde kalınlık kontrolü yaparak ayıplı imalatın tespit edilebilir durumda olduğunu, E Blok çevre betonarme perde yüzeyleri tüm yüzeylerde ileride oluşacak olan su sızıntıları bodrum mahalline sızacak ve büyük tamirat gerekeceğini, yine gündeme gelecek olan tamirat imalatlarının tüm işçilik ve malzeme giderleri ek maliyet oluşturacağım, maliyetinin 65.000,00 TL olduğunu, (H) Blok endüstriyel zemin uygulamalarındaki kusurlar bulunduğunu, kiracı firmalara sonlanmış yüzeyler olarak taahhüt edilen, zemindeki endüstriyel zemin uygulamasındaki genleşme derzleri düzgün olması gerekirken kusurlu yapıldığını, buralarda gündeme gelecek tamirat imalatlarının tüm işçilik ve malzeme giderlerinin ek maliyet oluşturduğunu, maliyetinin 40.000,00 TL olduğunu, (H) Blok çatı kotunda parapetlerde yeterince antipas ve yağlı boya ile boyanmadığı için pas kusan, kapatıldığında ileride korozyon sonucunda eriyecek olan kutu profil imalatlarının tespit edildiğini, açıklanan sebeplerden dolayı haksız ve mesnetsiz açılan davanın reddine, davanın .... alacaklılarına ihtarına, cevap dilekçesinde kalem kalem açıklanan 12.690.000 TL alacaklarının fesih tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte takas ve mahsubuna, yargılama gideri ve ücreti vekaletin karşı taraf üzerine bırakılmasına, davacının % 40’ dan az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, karar verilmesini talep etmişlerdir.
2.BİRLEŞEN ... ESAS SAYILI DOSYASINDA:
Davacı vekili 30.06.2016 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı arasında 22.03.2012 tarihli eser sözleşmesi imzalandığını, sözleşme uyarınca müvekkilinin ...arsa üzerine A... Merkezi projesi kapsamında AVM inşaatımn yapılması işini üstlendiğini, sözleşmenin 17. maddesi uyarınca inşaat süresinin yer teslimi ile birlikte başlayacağı ve teslim süresinin 30.12.2012 tarihi olarak kararlaştırıldığını, iş sahibinin yer teslimini geciktirmesi nedeniyle teslim tarihinin taraflarca 30.02.2013 tarihi olarak değiştirildiğini, müvekkili yüklenicinin sözleşmeden kaynaklana edimlerini ifa etmeye başladığını, yapılan imalatların karşılığı olarak 03.09.2012 tarihinde 11.682.121,89 TL bedelli (1) numaralı hakedişin düzenlendiğini, 10.09.2012 tarihinde davalı tarafa tebliğ edildiğini ve onaylandığını, tanzim edilen faturanın teslim alındığını ancak yer tesliminin 42 gün geç yapılması nedeniyle davalı tarafından süre uzatımı verildiğini, bu durumun sözleşmeyi yıllara sâri sözleşme haline dönüştürdüğü gerekçesiyle 14.09.2012 tarihli faturanın iptal edilmek üzere davalı şirket tarafından kendilerine iade edildiğini, daha sonra yapılan görüşmeler uyarınca, (1) nolu hakediş için düzenlenen faturanın iptal edildiğini, (1) nolu hakedişin 01.11.2012 tarihinde 7.752.725,00 TL olarak yeniden düzenlendiğini, ödeme tarihinin 07.11.2012 olarak taraflarca kesin vadeye bağlandığını, buna rağmen ödemenin gerçekleştirilmediğini, yapı denetim kurulu tarafından inşaat seviyesinin % 38 olduğunun tespit edildiğini, yapı denetim şirketinin faaliyetinin geçici olarak durdurulması ve yapı ile ilişiğinin kesildiğini yeni bir yapı denetim firmasıyla sözleşme yapma görev ve yetkisinin davalıya ait olduğunu, yapılan imalatlar nedeniyle 08.01.2013 tarihinde 5.700.550,00 TL bedelli (2) nolu hakedişin düzenlendiğini, faturaya bağlandığını davalı tarafa tebliğ edildiğini ve (2) nolu hakediş bedelinin davalı tarafça ödendiğini, (1) nolu hakedişten kaynaklanan ödemenin yapılmadığını, buna rağmen ... Noterliğinin 15.03.2013 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile davalı tarafın sözleşmeyi fesih ettiğini bildirdiğini, fesih anına kadar (1) nolu hakedişten kaynaklanan 7.752.725,00 TL alacağın davalı tarafça ödenmediğini, ... sayılı dosyasında 30.05.2016 tarihinde icra takibi başlatıldığını, icra takibine davalı tarafın haksız itirazı üzerine takibin durduğunu, bu nedenle itirazın iptaline, alacağın %20 'den aşağı olmamak üzere hesaplanacak inkâr tazminatının davalı taraftan tahsiline, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine, dava konusu muaccel alacak için uygun teminat karşılığında ihtiyati haciz karan verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; asıl dosyadaki itirazlarını tekrar edip, dava konusu edilen faturalara itiraz edildiğini, bu nedenle şirket kayıtlarına alınmadığını, dava konusu faturaların sözleşmeye aykırı olarak tanzim edildiğini, fatura içeriğine uygun davacının iddia ettiği miktarda yapılmış bir imalat söz konusu olmadığını, bu nedenle iade edildiğini, usulüne uygun şekilde düzenlenen hak edişlerin ödendiğini, taraflar arasında kurulan sözleşmenin, haklı nedenle fesih edildiğini, müvekkilinin davacıdan alacakları bulunduğunu, açılan davanın haksız olduğunu, ihtiyati haciz karannın işleme konulması için yasada öngörülen sürenin geçtiğini, bu nedenle bu kararın infaz kabiliyetinin kalmadığını ve hükümsüz hale geldiğini, açılan davanın haksız olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
3.BİRLEŞEN ... ESAS SAYILI DOSYASINDA:
Davacı vekilinin 31.12.2013 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı ... arasında 22.03.2012 tarihinde yüklenici sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmeye göre müvekkili şirketin yüklenici olarak ’’götürü usulü" .... arsa üzerine inşa edilecek ...Projesini üstlendiğini, Sözleşmenin 17.maddesi uyarınca inşaatın 30.12.2013 tarihinde teslim edileceğini, ancak yer tesliminde davalının 42 günlük gecikmesi nedeniyle bu sürenin 10.02.2013 olarak belirlendiğini, davalının seçmiş olduğu yapı denetim firmasının faaliyetine son verilmesi neticesinde sürenin yine 30.05.2013 tarihine tarafların mutabakatı ile uzatıldığını, müvekkili firmanın basiretli bir tacir olarak edimine başladığını ve sözleşme kapsamında yüklendiği işi düzenli şekilde ifa etmeye devam ettiğini, ancak baştan beri kötü niyetli davalı ...Şti.’nin müvekkiline bir çok zorluk çıkarttığını, ilk olarak (1) nolu hak edişin davacıya ödenmediğini, 7.752.725,00 TL olan (1) nolu hak ediş için sözleşme süresi uzadığı için sözleşmenin yıllara sari sözleşme haline geldiğinden ve her iki tarafında kabulünde olduğundan bahis ile tekrar hak ediş yapılması gerektiğinin davacı müvekkiline iletildiğini, bunun üzerine müvekkilinin tekrar hak ediş yaptığını ve yeniden tanzim edilen faturanın gönderildiğini, nihayetinde bu hak edişin de davalı... tarafından ödenmediğini, daha sonra yapılan imalat bedellerinden kaynaklı hak edişlerinde ödenmediğini, bilahare davalının 15/03/2013 tarihinde sözleşmeyi tek taraflı olarak feshettiğini, sözleşmenin haksız feshedildiğine dai... esasında açılan davanın devam ettiğini, tüm aşamalar sürecinde davacımn 500.000,00 TL tutarlı olmak üzere iki adet havale ile toplam 1.000.000,00 TL'yi davalı ...' ye ve diğer davalı ...'a (.... teslim amacıyla) havale olarak 300.000,00 TL olmak üzere toplam 1.300.000,00 TL nakit para gönderdiğini, iş bu meblağların teminata istinaden gönderildiğini, bu paralarında davalılar uhdesinde olduğunu, (davalının asıl davaya verdiği cevap dilekçesinde söz konusu paranın irat kaydedildiğinin ifade edildiğini), huzurdaki davadaki taleplerinin davalılardan ...'a gönderilen paraya yönelik olduğunu, bu nedenle sözleşmenin haksız feshinden kaynaklı olarak davacı şirketçe ödenen teminatların iadesi, sebepsiz zenginleşmeye dayalı olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davalı ... yönünden ihtar tarihinden itibaren işleyecek en yüksek faizi ile diğer davalı .... açısından dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faizi ile birlikte şimdilik (bilirkişi raporundan sonra ıslah etmek üzere) 10.000,00 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davalılann mal varlıkları üzerine yargılama neticelenene kadar ve alacağın semeresiz kalmaması açısından önleyici ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
4.BİRLEŞEN ... ESAS SAYILI DOSYASINDA:
Davacı vekilinin 31.12.2013 tarihli dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 22.03.2012 tarihinde yüklenici sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmeye göre müvekkilinin götürü usulü Akhisar alışveriş merkezi projesini üstlendiğini, sözleşmenin 17.maddesi uyarınca inşaatın 30.12.2013 tarihinde teslim edileceğini, ancak yer tesliminin gecikmesi üzerine tarafların muvafakati ile yer teslim tarihinin uzatıldığını, müvekkilinin sözleşme kapsamında edimine başlayıp ifa etmeye devam ettiğini, ancak davalının baştan itibaren birçok zorluk çıkarıp (1) nolu hak edişi müvekkiline ödemediğini, tekrar yapılan hak edişin yine ödenmediğini, davalının hiç bir ödeme yapmamasına rağmen müvekkilinin işini ifa ettiğini, arada oluşan ihtilafa delil olması açısından davalı şirketin Akhisar Sulh Hukuk Mahkemesi kanalıyla tespit yaptırdığını, tam olarak olmasa dahi bu tespitin müvekkili lehine sonuç doğurduğunu, süreç içerisinde müvekkilinin davalıya ve davalı şirket adına ...’a toplam 1.300.000,00 TL nakit para gönderdiğini, bu meblağların teminata istinaden gönderildiğini, bu meblağın 300.000,00 TLTik kısmının müvekkili tarafından başkasma temlik edildiğini, davalı tarafın haksız 15.03.2013 tarihinde sözleşmeyi tek taraflı olarak fesih ettiğini, sözleşmenin haksız fesh edildiğine dair davanın ... esas sayılı dosyası ile devam ettiğini, sözleşmenin haksız feshinden kaynaklı olarak müvekkili şirketçe ödenen teminatların iadesi için bu davanın açıldığım beyanla, davanın kabulü ile fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL'nin ihtar tarihinden işleyecek en faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
5.BİRLEŞEN ... ESAS SAYILI DOSYASINDA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davalı firma ile müvekkili arasında "....,...." üzerinde AVM yapımı ile ilgili yapılan inşaat ve imalat sözleşmesinden dolayı ... esas sayılı dosyasında yürütülen dava dosyasına sundukları 21.11.2016 tarihli .... Tarafından hazırlanan YMM raporunda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere; sözleşmenin feshine neden olan ve inşaatı yarım bırakan davalı firmanın eksik bıraktığı işlem nedeniyle müvekkili firmanın anılan YMM raporuna göre fark olarak 6.450.897,29 TL fazladan ödeme yaptığının mütalaa edildiğini, bu miktara sözleşmenin 18.maddesinde zikredilen gecikme cezaları ile yoksun kalınan kira gelirlerinden kaynaklanan zarar miktarlarının dahil olmadığını, .... Esas sayılı dosyasında delillerin toplandığını ve dosyanın bilirkişi inceleme aşamasına geldiğini, davalı firmanın ödeme yapmayacağını taraflarına beyan ettiğini belirterek öncelikle iş bu dava ile ... Esas sayılı dosyasının birleştirilmesini, bu talepleri yerinde görülmediği taktirde sözleşmenin müvekkili firma bakımından haklı olarak feshine neden olan davalı firmanın eksik bıraktığı işlerin tamamlanması için harcanan fark miktarının tespiti ile fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50.000,00 TL'nin , sözleşmenin 18.maddesine göre oluşan gecikme tazminatının tespiti ile fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 25.000,00 TL'nin, inşaatın süresinde bitirilmemiş olması nedeniyle yoksun kalınan kira kayıplarının tespiti ile fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 25.000,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLER
...İş sayılı dosyası, 22.03.2012 tarihli Eser Sözleşmesi, tarafların ticari defter ve belgeleri, ihtarnameler, hakediş raporları, bilirkişi raporu ve ek raporu ile tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE
Asıl dosya ve birleşen dosyalar bakımından taraflar arasındaki uyuşmazlık eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır.
1.Mahkememizin iş bu asıl dosyasında... vekili özetle; davalının 15.03.2013 tarih ve 09549 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile gerçekleştirdiği feshin HAKSIZ OLDUĞUNUN TESPİTİNE, müvekkilinin iş bu haksız fesih nedeni ile uğradığı ve hali hazırda HMK 107. maddesi kapsamında belirsiz nitelikte olan kar ve kazanç kaybından doğan zararının hesaplanması sonucu artırılmak üzere ve fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydı ile şimdilik 10.000,00 TL'nin, ayrıca davalının haksız feshi nedeni ile müvekkili şirketin uğradığı itibar kaybının karşılığı olmak üzere 50.000,00 TL manevi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir.
2.Birleşen ...Esas sayılı dosyasında davacı ..... vekili 30.06.2016 havale tarihli dava dilekçesinde özetle;... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile davalı tarafın sözleşmeyi fesih ettiğini bildirdiğini, fesih anına kadar (1) nolu hakedişten kaynaklanan 7.752.725,00 TL alacağın davalı tarafça ödenmediğini, buna istinaden ... sayılı dosyasında 30.05.2016 tarihinde icra takibi başlatıldığını, icra takibine davalı tarafın haksız itirazı üzerine takibin durduğunu, bu nedenle davalı tarafça yapılan söz konusu itirazın iptaline, alacağın %20 'den aşağı olmamak üzere hesaplanacak inkâr tazminatının davalı taraftan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
3.Birleşen ...Esas sayılı dosyasında davacı ....... vekilinin 31.12.2013 tarihli dava dilekçesinde özetle; dava konusu sözleşme hükümleri gereğince teminat olarak davacı tarafından davalı ...'a (... teslim amacıyla) havale yoluyla gönderilen ve sözleşmenin davalı şirket tarafından feshi üzerine davalı şirket tarafından irat kaydedilen 300.000,00 TL nakit teminatın sebepsiz zenginleşmeye dayalı olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davalı ... yönünden ihtar tarihinden itibaren işleyecek en yüksek faizi ile diğer davalı ...Şti. açısından dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faizi ile birlikte şimdilik (bilirkişi raporundan sonra ıslah etmek üzere) 10.000,00 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
4.Birleşen ... Esas sayılı dosyasında davacı ..... vekilinin 31.12.2013 tarihli dava dilekçesinde özetle; dava konusu sözleşme hükümleri gereğince teminat olarak davacı tarafından davalı şirkete nakit olarak gönderilen ve sözleşmenin davalı şirket tarafından feshi üzerine davalı şirket tarafından irat kaydedilen 1.000.000,00 TL nakit teminat bakımından davanın kabulü ile fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL'nin ihtar tarihinden işleyecek en faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
5.Birleşen ... Esas Sayılı dosyasında davacı... vekili dava dilekçesinde özetle, dava konusu sözleşmenin feshine neden olan ve inşaatı yarım bırakan davalı firmanın eksik bıraktığı işler nedeniyle müvekkili firmanın fark olarak 6.450.897,29 TL fazladan ödeme yaptığını, bu miktara sözleşmenin 18.maddesinde zikredilen gecikme cezaları ile yoksun kalınan kira gelirlerinden kaynaklanan zarar miktarlarının dahil olmadığını, sözleşmenin müvekkili firma bakımından haklı olarak feshine neden olan davalı firmanın eksik bıraktığı işlerin tamamlanması için harcanan fark miktarının tespiti ile fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50.000,00 TL'nin, sözleşmenin 18.maddesine göre oluşan gecikme tazminatının tespiti ile fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 25.000,00 TL'nin, inşaatın süresinde bitirilmemiş olması nedeniyle yoksun kalınan kira kayıplarının tespiti ile fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 25.000,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Tüm dosya kapsamı incelendiğinde;
1.Davalı ... Esas sayılı dosyada davacı) işveren ... Alışveriş Merkezi Projesi kapsamı konusunda 22.03.2012 tarihli “Yüklenici Sözleşmesi“ başlıklı eser sözleşmesi imzalandığı, Sözleşmeye göre; işin toplam bedelinin 30.000.000,00 TL olduğu, Sözleşmenin 3. maddesine göre, davalı işverenin edimleri arasında yer alan “iş yeri teslimi“ nin yapılması gerektiği, yer tesliminin yapılması için sözleşmenin “kesin teminat“ başlıklı 22. maddesine göre, yüklenicinin işin % 10’u tutarında 3.000.000,00 TL kesin, süresiz, şartsız teminat mektubu vereceği, “işyerinin teslimi“ başlıklı 3. maddesine göre ise, yüklenicinin teminat mektubunu işverene teslim etmesini müteakip 3 (üç) iş günü içinde işyerinin teslimi yapılacağının hüküm altına alındığı anlaşılmaktadır.
2.Davalı işverenin, davacı yükleniciye iş yeri teslimini sözleşmenin 3 ve 22. maddesine göre ön şart olan teminat alınması karşılığında yapması gerektiği halde, *Davacı yüklenici tarafından iş sahibi davalıya banka teminat mektubu yerine nakit olarak İngbank aracılığı ile 04.04.2012 tarihinde... numaralı hesabına ... dekont numarası ile 500.000,00 TL, 04.04.2012 tarihinde ise.... dekont numarası ile 500.000,00 TL olmak üzere toplam 1.000.000,00 TL teminat ödemesinde bulunduğu, bu kapsamda sözleşmenin 22. maddesindeki yükümlülüğü kısmen yerine getirdiği, *Teslimden sonraki tarihte ise davalı şirket ortağı ve yetkilisi ... adına İngbank aracılığı ile 17.08.2012 tarihinde .... dekont numarası ile 150.000,00 TL, 11.07.2012 tarihinde ... dekont numarası ile 150.000,00 TL olmak üzere toplam 300.000,00 TL nakit para gönderildiği anlaşılmıştır. *Diğer yandan, davalı işverenin davacıya gönderdiği 15.09.2012 tarihli yazısında, sözleşmenin eki sayılan 15.09.2012 tarihli “Mutabakat Protokolü“ başlıklı ek sözleşmelerde kabul ile bertildiği üzere 42 gün sonra işyeri teslimatı yaptığı, yer teslimine ilişkin tutanak taraflarca sunulmamakla birlikte, sözleşme tarihi olan 22.03.2012 tarihinden 42 gün sonrasının 03-04.05.2012 tarihinde yer tesliminin yapılmış olması gerektiği, diğer yandan davalının cevabında belirtildiği üzere, “kiracılarına karşı taahhütlerini yerine getirmek için yer teslimini iyi niyetle yaptığını” beyan ettikleri,
Buna göre, işverenin kısmi ve nev’i farklı teminatı almak suretiyle yükleniciye yer teslimi yapmış olduğu, bu durumda işverenin teminat miktar eksikliği nedeniyle işyeri teslimi yapmama ve işe başlatmama hakkını kullanmayarak iş yeri teslimini gerçekleştirmekle, sözleşmenin teminatla ilgili hükmünün tarafların iradeleriyle değiştirilmiş olduğu kabul edilmiştir.
3.Yer teslimini alan yüklenicinin imalata başladığı, inşaat seviyesini belirli bir aşamaya getirdiğinde 10.09.2012 tarihli I. hakediş raporunu hazırladığı, raporda işveren, yüklenici ve proje kontrollük firma yetkilisi ...nin imzasının bulunduğu, hakediş miktarının 11.682.121,89-TL olduğu, hak ediş raporunun davalı işveren tarafından onaylanması nedeniyle yüklenicinin 14.09.2012 tarih ve... sıra numaralı 11.682.121,89 TL miktarlı fatura tanzim ederek davalıya teslim ettiği, ancak davalı işverenin 15.09.2012 tarihli yazısında, (I) numaralı hakedişin taraflarınca onaylanarak kabul gördüğünü, ancak yer tesliminin kendilerince geç yapılması sebebi ile 42 gün süre uzatımı verilerek işin bitim tarihinin 10.02.2013 olarak değiştirildiğini, süre uzatımı sebebiyle sözleşmenin yıllara sari sözleşme kapsamına girdiğini, bu nedenle (I) numaralı hakedişin yeniden düzenlenmesi ile 14.09.2014 tarihli faturanın iptalini istediği, bunun üzerine yüklenici davacının tanzim ettiği 14.09.2014 tarihli faturayı iptal ettiği,
4.Daha sonra, tarafların eser sözleşmesinin eki sayılan 15.09.2012 tarihinde “Mutabakat Protokolü“ başlıklı sözleşmeyi imzaladıkları, bu sözleşmenin 2.2.21.3 maddesinde “(I) numaralı hakediş 01.11.2012 tarihinde tanzim edilecek olup, 3 ( üç ) gün içinde işveren tarafından onaylanacak ve en geç 07.11.2012 tarihinde işveren tarafından yükleniciye ödenecektir.” hükmünü getirdikleri ve işin teslim tarihinin de 10.02.2013 günü olarak değiştirdikleri, davacı yüklenicinin yapılan değişikliği de dikkate alarak son yapılan protokol hükümlerine uygun bir şekilde 01.11.2012 tarihli hak ediş raporunu hazırladığı, raporda yükleniciye ödenecek tutarın 7.752.725-TL olduğu, yüklenicinin 26.12.2012 tarih, ... sıra numaralı KDV dahil 7.752.725,00 TL miktarlı fatura tanzim ettiği, ancak davalı işverenin son hakediş raporunu imzalamadığı ve işin yürütülmesi açısından ciddi önem arz eden ödeme yükümlülüğünü yerine getirmediği,
5.Davalı iş sahibinin 10.09.2012 tarihli hakediş raporunu kabul etmesi, davalının nezdinde çalışan proje kontrollük firmasının hakediş kabul tarihine kadar yüklenicinin kusurlu ve eksik imalatları ile sözleşmeye aykırı işlemlerine ilişkin bir tutanak/tespitinin bulunmadığı, bu şekli ile iş sahibinin direnime düştüğü, her ne kadar davalı işverenin 22.11.2012 tarihli para makbuzundan anlaşılacağı üzere vadeleri 30.01.2013 tarihli değişik miktarlı 45 adet toplamda 5.400.000-TL miktarlı kambiyo senedi tanzim edip davacı yükleniciye vermiş ise de, 15.09.2012 tarihli mutabakat protokolüne göre hakediş bedelinin vadesinin 07.11.2012 tarihi olması karşısında, senetlerinin ödeme gününün 30.01.2013 olması sebebiyle ve hakediş faturasının 26.12.2012 olması da dahil olmak üzere davalı işverenin temerrüde düşmesinin önüne geçemediği, buna göre yüklenicinin iş/imalat yapma edimini yerine getirdiği halde davalı işverenin ödeme edimini yerine getirmediği,
6.08.01.2013 tarihinde 5.700.550,00-TL bedelli II. numaralı hakedişin düzenlendiği, faturaya bağlandığı ve davalı tarafa tebliğ edildiği, Halkbank’ın 05.10.2016 tarih ve 652 sayılı yazı ve eklerinden anlaşılacağı üzere, davalı iş sahibinin, davacı yüklenicinin I. hakediş gereği tanzim ettiği 7.752.725,00-TL, II. nolu hakediş gereği tanzim ettiği 5.700.550-TL miktarlı her iki faturayı ibraz ederek bankadan kredi kullandığı ve fakat bu hak ediş bedellerini süresinde ve tam olarak ödemediği, bu durumda davalı işverenin Ankara 38. Noterliğinin 15.03.2013 tarih ve 09549 yevmiye numaralı ... imzalı ihtarnamesi ile yapmış olduğu sözleşmeyi feshinin haklı nedene dayanmadığı kanaatine ulaşılmıştır.
Davacı/yüklenici .... 09.02.2013 tarih ve 2013/2 sayılı yazı ile yapı tatil tutanağı sonrasında, firmaları tarafından alınan yapı ruhsatı kendilerine resmen verilmediği, yeni yapı denetim firması tarafından iş yeri teslim tutanağı ile yıl sonu tespit tutanağının yapılmadığı, bu hususların yerine getirilmesi gerektiği, 09.02.2013 tarih ve 2013/3 sayılı yazı ile de hak edişlerin ödenmediğinden işin süresinde yapılamayacağı ve yeni iş bitim tarihinin belirlenmesini davalı işverenden talep ettiği, yine 09.02.2013 tarih ve 2013/5 sayılı yazı ile davacı davalıya, yapı tutanağı sonrası yoğun çalışma ortamının zarar görmesi işlerin tatil edilmesi, programlanan imalatların yapılmaması ve bu nedenle malzeme ve işçilik kayıpları ile onaylanan hak ediş bedellerine ait fatura tutarlarının ödenmemiş olması, bu nedenle imalatların yapılamamış olması nedeniyle malzeme ve işçilik mağduriyetlerinin doğduğunu, mağduriyete ilişkin çözüm bulunması talebinde bulunduğu, davacı yine benzer tespit ve taleplerini 09.02.2013 tarih ve 2013/4, 06.03.2013 tarih ve 2013/6, 13.03.2013 tarih ve 2013/8 sayılı yazılan ile 28.01.2013, 27.12.2012 tarihli elektronik posta gönderimi, 27.12.2012 tarihli yazı ile, .... Noterliğinin 31.01.2013 tarihli ihtarname,.... Noterliğinin 21.03.2013 tarihli ihtarname, ... Noterliğinin 06.03.2013 tarihli ihtarname ile davalıya bildirdiği,
Sözleşmenin 32. maddesinde, “Bu sözleşme veya her hangi bir kısmı işverenin yazılı müsadesi olmadıkça devir veya temlik edilemez. Aynı şekilde işverenin yazılı müsaadesi olmadıkça yüklenici istihkaklarında her hangi bir meblağı başka bir kimseye devir veya temlik edemez.“ hükmünün yer aldığı, dosyaya sunulan “...’nin borçlusu ... esas sayılı dosyasındaki alacağı 4.650.000-TL kısmının üçüncü şahıs ...’na temlik ettiği, temlikname tarihinin 25.07.2013 olduğu, davalı iş sahibinin sözleşmeyi feshetme tarihinin ise 15.03.2013 tarihi olduğu, yani davacı yüklenicinin icra dosyasındaki alacağının tarafların sözleşme ilişkisi kalmadığı bir dönemde diğer bir deyişle sözleşmenin feshi tarihinden sonra alacağını temlik ettiği, bu nedenle... Esas sayılı dosyası ile temlikin hükümsüz olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Bu nedenle, söz konusu hususun fesih nedeni olarak kabul edilemeyeceği sonucuna varılmıştır. Yukarıda açıklandığı üzere taraflar arasındaki eser sözleşmesi, davalı iş sahibi tarafından haksız olarak feshedildiğinden davacı yüklenicinin kar ve kazanç kaybı talep edebileceği kabul edilmiştir.
Bilirkişi tarafından kök ve ek raporda kazanç ve kar kaybı 1.724.087,71 TL olarak belirlenmiştir. Asıl dava dosyasında kar ve kazanç kaybı 10.000 TL üzerinden açılmış ancak daha sonra ıslah dilekçesi ile talep 1.724.000,00 TL ye çıkarılmıştır. Sözleşmenin haksız olarak feshedilmiş olması ve davacı yüklenicinin kar ve kazanç payına uğramış olması nedeniyle asıl davada feshin haksız olduğunun tespitine ve 1.724.087,71 TL alacağın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Her ne kadar asıl da manevi tazminat talep edilmiş ise de, davalı tarafından yapılan feshin ve sözleşmeye aykırılığın davacının kişili haklarını zedeleyecek nitelikte olmadığı, manevi tazminat gerektiren bir durumun olmadığı kanaatine varılmakla manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Birleşen ...esas sayılı dosyasındaki dava yönünden yapılan değerlendirmede sunulan dekontlara göre toplam 1.000.000,00 TL'nin davacı yüklenici tarafından davalı şirkete ödendiği anlaşılmıştır.
Tarafların iddia ve savunmaların iş yeri teslimi dikkate alındığında 1.000.000,00 TL ödemenin teminat amacıyla yapıldığı, sözleşmenin haksız olarak feshedilmesi nedeniyle yüklenicinin söz konusu tutarı talep edebileceği kanaatine varılmakla birleşen ... esas sayılı dosyasındaki davanın kabulüne karar verilmiştir.
Birleşen... esas sayılı dosyasında; davacı tarafından ...'a yapılan ve teminat olduğu sürülen toplam 300.000,00 TL'nin iadesi için dava açılmıştır. Davalı ... 'a yapılan ödemeden davalı şirket sorumlu olmadığından davanın davalı şirket yönünden reddine karar verilmiştir. ...'a karşı açılan dava da ise 26/12/2018 tarihinde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmiştir. 3 aylık yasal süre içerisinde dosya yenilenmediğinden ... mirasçılarına karşı açılan davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. ... esas sayılı dosyasında; hakediş alacağından kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali için dava açılmıştır.
Anılan bilirkişi raporu ile davacı yüklenicinin yapılan ödemeler mahsup edildikten sonra toplam 3.617.933,13 TL alacağının bulunduğu tespit edildiğinden davalı şirketin icra dosyasında ödeme emrine yaptığı itirazında haksız olduğu kanaatine varılmakla, itirazın iptaline, alacak likit olmadığından icra inkar tazminat talebinin reddine, reddedilen miktar yönünden davacının kötü niyetli olduğu ispat edilemediğinden kötü niyet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. ... esas sayılı dosyasında, davacı iş sahibi tarafından davalı yüklenici aleyhine sözleşmenin feshinden kaynaklanan müspet ve menfi zararların tespiti ve şimdilik 100.000,00 TL alacağın tahsili için dava açıldığı, sözleşmenin haksız olarak davacı iş sahibi tarafından feshedilmesi nedeniyle müspet ve menfi zarar talebinde bulunamayacağı kanaatine ulaşılmakla davanın reddine karar verilmiş ve mahkememizin ... Esasında yapılan yargılama sonucunda 22/05/2019 tarihli hüküm kurulmuştur.
Kararın istinaf edilmesi üzerine ... sayılı kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. ... Dairesinin mahkememiz kararının kaldırılma gerekçesi, müdahale talep edenin, müdahalesinin niteliğinin değerlendirilmemesi, Dava devam ederken vefat eden davalının mirasçılarının davaya dahil edilerek taraf teşkilinin sağlanmasından sonra davaya devam edilmesi ve hak ediş alacağı ve kar mahrumiyetinin hesaplanma yöntemine dayanmaktadır. Bölge Adliye Mahkemesi kararı kesin olduğundan, kaldırma kararı doğrultusunda inceleme yapılıp yargılamaya devam edilmiştir.
Öncelikle müdahale talep eden ... dilekçesinde davacı yanında davaya katılma istediğinden talebi feri müdahale olarak değerlendirilmiş ve 09/03/2022 tarihli duruşmada feri müdahil olarak kabul edilmiştir. Ancak verilen kesin süre içerisinde feri müdahale harcı yatırılmadığından 15/03/3023 tarihli duruşmada feri müdahil talebinin reddine karar verilmiştir.
Diğer taraftan 09/03/2023 tarihli duruşmada Birleşen ... Esas sayılı dosyası yönünden davacı vekiline vefat eden davalı ... ın mirasçıları adına verasetname sunmak, mirasçılarını davaya dahil etmek üzere duruşma gününe kadar süre verilmesine karar verilmiş davacı vekili tarafından ara karar gereği yerine getirilmemiş, 09/11/2022 tarihli duruşmada ...a Karşı açılan davadan feragat edilmiştir. ...nin 3 ve 4 nolu kaldırma gerekçelerinde gösterilen hak ediş alacağı ve kar mahrumiyeti alacağının hesaplanmasına ilişkin yöntem ve gerekçelere göre rapor düzenlenmesi için dosya rapor alınan bilirkişilere tevdi edilmiştir.
Bilirkişiler 23/09/2023 tarihli raporlarında ... Dairesi'nin kararında belirtilen esaslar çerçevesinde yapılan hesaplama sonucunda, hak ediş alacağı 3.159.167,93 TL, terditli olarak alınması gereken teminatın mahsubu durumunda 1.159.167,93 TL, kar mahrumiyeti 1.293.065,78 TL olarak hesaplanmıştır. Raporda ayrıca sözleşmenin feshinde tarafların müterafik kusurlu olduğu kabul edilmesi halinde hesabın yeniden yapılması gerektiği belirtilmiştir. İtiraz edilmesi üzerine alınan ek raporda da aynı tespitler tekrarlarmıştır.
Asıl davada ilk karardaki iş sahibi tarafından yapılan feshin haksız olduğuna ilişkin karar yönünden ... tarafından kararın kaldırma gerekçesi gösterilmediğinden ve ilk karardaki feshin haksızlığına ilişkin mahkememiz gerekçesi dikkate alınarak, asıl davada davalı iş sahibi tarafından feshin haksız olarak yapıldığı kabul edilmiştir. Feshin haksız olması nedeniyle yüklenicinin kar mahrumiyeti isteyebileceği, istenebilecek kar mahrumiyeti miktarının ...Hukuk Dairesi kararına denetime uygun bilirkişi kurulu raporuna göre 1.293.065,78 TL olduğu kanaatine varılmakla asıl davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Her ne kadar asıl da manevi tazminat talep edilmiş ise de, davalı tarafından yapılan feshin ve sözleşmeye aykırılığın davacının kişili haklarını zedeleyecek nitelikte olmadığı, manevi tazminat gerektiren bir durumun olmadığı kanaatine varılmakla manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Birleşen... esas sayılı dosyasındaki dava yönünden yapılan değerlendirmede sunulan dekontlara göre toplam 1.000.000,00 TL'nin davacı yüklenici tarafından davalı şirkete ödendiği anlaşılmıştır.
Tarafların iddia ve savunmaların iş yeri teslimi dikkate alındığında 1.000.000,00 TL ödemenin teminat amacıyla yapıldığı, sözleşmenin haksız olarak feshedilmesi nedeniyle yüklenicinin teminat amacıyla verdiği tutarı talep edebileceği kanaatine varılmıştır. Ancak davacı yüklenicinin daha önce ... esas sayılı dosyasında söz konusu alacağı takibe koyduğu ve takibe alacağın 650.000,00 TL' sini 25/07/2013 tarihli Temlikname ile müdahale talebinde bulunan ...' na temlik ettiği tespit edilmiştir.
Alacağın temliki nedeniyle temlik edilen tutar temlik eden davacı yüklenicinin malvarlığından çıktığından davacının temlik konusu tutarı davalı borçludan talep etmesi mümkün değildir. Bu nedenle temlik konusu 650.000,00 TL talep miktarı olan 1.000.000,00 TL' den mahsup edilerek 350.000,00 TL yönünden davacının haklı olduğu kabul edilmiş ve davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Birleşen ... esas sayılı dosyasında; davacı tarafından ...'a yapılan ve teminat olduğu sürülen toplam 300.000,00 TL'nin iadesi için dava açılmıştır. Davalı ... 'a yapılan ödemeden davalı şirket sorumlu olmadığından davanın davalı şirket yönünden reddine karar verilmiştir. ...'a karşı açılan dava da ise davacı vekili tarafından davadan feragat edilmesi nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. ... esas sayılı dosyasında; hakediş alacağından kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali için dava açılmıştır.
Anılan bilirkişi raporunda hak ediş alacağı 3.159.167,93 TL, terditli olarak alınması gereken teminatın mahsubu durumunda 1.159.167,93 TL olarak hesaplanmıştır. Yukarıda açıklandığı üzere iş sahibi tarafından sözleşmenin haksız olarak feshedilmesi nedeniyle yüklenicinin teminat amacıyla verdiği tutarı talep edebileceğinden yüklenicinin hakediş alacağından teminat olarak verilmesi gereken 3.000.000,00 TL' nin mahsup edilmemesi gerekir. Buna göre davacının hakediş alacağı 3.159.167,93 TL' dir. Belirlenen hakediş asıl alacağına 26/07/2017 tarihli bilirkişi kök raporundaki faiz hesabına ilişkin veriler esas alınmak suretiyle mahkememizce yapılan hesaplama sonucunda takip tarihi itibariyle talep edilebilecek faiz miktarı 1.319.588,83 TL olarak tespit edilmiştir.
Sonuç olarak davacının takip tarihi itibariyle 3.159.167,93 TL asıl alacak 1.319.588,83 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 4.478.756,76 TL hakediş alacağının bulunduğu miktar kadar davalının icra dosyasında ödeme emrine yaptığı itirazında haksız olduğu kanaatine varılmakla, itirazın iptaline, alacak likit olmadığından icra inkar tazminat talebinin reddine, reddedilen miktar yönünden davacının kötü niyetli olduğu ispat edilemediğinden kötü niyet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. ...esas sayılı dosyasında, davacı iş sahibi tarafından davalı yüklenici aleyhine sözleşmenin feshinden kaynaklanan müspet ve menfi zararların tespiti ve şimdilik 100.000,00 TL alacağın tahsili için dava açıldığı, sözleşmenin haksız olarak davacı iş sahibi tarafından feshedilmesi nedeniyle müspet ve menfi zarar talebinde bulunamayacağı kanaatine ulaşılmakla davanın reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
A- Mahkememizin ... esas sayılı dosyadaki asıl davada;
1.Davanın KISMEN KABULÜ ile, 1.293.065,78 TL alacağın 10.000,00 TL yönünden dava tarihinden bakiye kısım yönünden ıslah tarihi olan 19/03/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE,
2.Davacının maddi tazminat yönünden fazlaya ilişkin isteminin REDDİNE,
3.Davacının manevi tazminata ilişkin isteminin REDDİNE, a)Alınması gereken 88.329,32 TL harçtan peşin ve tamamlama harcı olarak alınan 30.296,98 TL harcın mahsubu ile bakiye 58.032,33 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde DAVACIYA İADESİNE, b)Davacı tarafından yatırılan 30.296,98 TL peşin ve tamamlama harcının davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, c)Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 151.445,26 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, d)Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 63.343,07 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, e)Davacı tarafça yapılan toplam 27.268,60 TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan 20.451,44 TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, bakiye kalan kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA, f)Davalı tarafça yapılan toplam 8.359,00 TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan 2.089,75 TL'sinin davacıdan tahsili ile davalıya VERİLMESİNE, bakiye kalan kısmın davalı üzerinde BIRAKILMASINA, g)Taraflarcı yatırılan ancak kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara İADESİNE, B-Birleşen... esas sayılı dosyadaki davada;
1.Davacının davasının KISMEN KABULÜ ile, 350.000,00 TL alacağın 10.000,00 TL yönünden dava tarihi, 340.000,00 TL yönünden ıslah tarihi olan 19/03/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE,
2.Davacının fazlaya ilişkin isteminin husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE, a)Alınması gereken 23.908,50 TL harçtan peşin ve tamamlama harcı olarak alınan 17.077,52 TL harcın mahsubu ile bakiye 6.830,97 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, b)Davacı tarafından yatırılan 17.077,52 TL peşin ve tamamlama harcının davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, c)Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 52.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, d)Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 89.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, C-Ankara 13 ATM'nin 2013/413 esas sayılı dosyadaki davada;
1....'a karşı açılan davanın feragat nedeniyle REDDİNE, a)Alınması gereken 179,90 TL harçtan dava açılırken peşin olarak alınan 170,80 TL harcın mahsubu ile bakiye 9,10 TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, b)Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, c)Davalı tarafça yargılama gideri ve vekalet ücreti talep edilmediğinden bu hususlarda karar verilmesine YER OLMADIĞINA,
2.Şirkete karşı açılan davanın sabit olmadığından REDDİNE, a-Alınması gereken 179,90 TL harçtan dava açılırken peşin ve tamamlama harcı olarak alınan 5.123,275 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.943,37 TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA b-Davalı kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürülükte bulunan A.A.Ü.T'ye göre belirlenen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ÖDENMESİNE, c-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde HMK 333. Maddesine uygun şekilde davacıya İADESİNE, D-... esas sayılı dosyadaki davada;
1.Davacının davasının KISMEN KABULÜ ile, 3.159.167,93 TL asıl alacak, 1.319.588,83 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 4.478.756,76 TL alacak miktarı üzerinden ... esas sayılı dosyasında ödeme emrine yapılan itirazın iptaline, takibin bu miktar üzerinden DEVAMINA,
2.Davacının fazlaya ilişkin isteminin REDDİNE,
3.Davacının icra inkar tazminat talebinin REDDİNE,
4.Davalının kötü niyet tazminat talebinin REDDİNE, a)Alınması gereken 305.943,87 TL harçtan peşin ve tamamlama harcı olarak alınan 129.612,23 TL harcın mahsubu ile bakiye 176.331,64 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, b)Davacı tarafından yatırılan 129.612,23 TL peşin ve tamamlama harcının davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, c)Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 277.575,14 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, d)Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 300.505,37 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, e)Davacı tarafça yapılan toplam 70,20 TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan 29,30 TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, bakiye kalan kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA, E-...esas sayılı dosyadaki davada;
1.Davacının davasının sabit olmadığından REDDİNE, a-Alınması gereken 179,90 TL harçtan dava açılırken peşin olarak alınan 1.707,75 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.527,85 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE, b-Davalı kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürülükte bulunan A.A.Ü.T'ye göre belirlenen 16.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ÖDENMESİNE, c-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde HMK 333. Maddesine uygun şekilde davacıya İADESİNE, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ... Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.15/03/2023 Başkan ...
(e-imzalıdır)
Üye ...
(e-imzalıdır)
Üye ...
(e-imzalıdır)
Katip ...
(e-imzalıdır)